Giriş
(5)

Cumartesi Ne Yapacaksınız?

nickini vermek istemeyen uye
Sabah kahvaltıyı evde yapıp çıkacağız. Değişiklik olsun istiyorum. Biraz kafa dinlemem lazım. Ne yapılır bu İstanbul'da? Şile-Ağva gidilir mi?Trekking'e hazırlığımız yok ama gittik gördük yedik içtik geldik tarzı bir şey arıyorum. Olmadı bir etkinlik de olabilir.Araç: Kış lastikli bir Egea.
Sabah kahvaltıyı evde yapıp çıkacağız. Değişiklik olsun istiyorum. Biraz kafa dinlemem lazım. Ne yapılır bu İstanbul'da? Şile-Ağva gidilir mi?
Trekking'e hazırlığımız yok ama gittik gördük yedik içtik geldik tarzı bir şey arıyorum. Olmadı bir etkinlik de olabilir.

Araç: Kış lastikli bir Egea.
0
nickini vermek istemeyen uye
(25.11.17)
Evde olsam Kadıköy Sahaf Festivali'ne gidebilirdim belki ama bir değişiklik yapıp İstanbul'dan ailemin yanına geldim bugün. Şu an cumartesiye dair tek planım köpeğimizle oynamak bütün gün.
0
ms brownstone
(25.11.17)
Ben yarin kadikoye gidecegim. Surpriz yspip ailemin yanina geldim istanbula. Aksam da bomontiada'ya gidecegim
0
kuehles blondes
(25.11.17)
ben istanbul'da olsam sahilde koşardım. çok istiyorum sahilde koşmak, bir gün yapıcam inşallah.
0
diffarentiationation
(25.11.17)
tiyatroya gitçez sınıftan bi' 8-10 kişi. "ankara'ya taşınınca tiyatroya gitçem" diye söz vermiştim. iyi oldu. 10 lira bile değil bilet ara sıra gidip kültür point kasak.
0
der meister
(25.11.17)
işten sonra sinemaya gitme düşüncesindeyim.
0
gazozailacatmauzmani
(25.11.17)
(18)

neler dinliyorsun son zamanlarda? 3

Apocalypse
sb.https://www.youtube.com/watch?v=yf15bS0ZXDc1: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1226853/neler-dinliyorsun-son-zamanlarda2: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1234024/neler-dinliyorsun-son-zamanlarda-2
0
Apocalypse
(24.11.17)
En son bunu sevmiştim; www.youtube.com
0
harvey
(24.11.17)
hayirsiz
(24.11.17)
eazy
(24.11.17)
kavinsky - nightcall

www.youtube.com
0
EasyTiger
(24.11.17)
old possum'ın özellikle benjamin clementine parçası cornerstone bağlantısına bayıldım. eazy'ninki de çok güzel geldi bana. bu listeler çok güzel, arada bir güzel geribesleme ruhlara iyi gelir diye düşündüm.

kıyıda köşede saklı bir inci yok bende şu an. bu aralar dinlediğim parça www.youtube.com
bu albümü (stone's reach) arada döndürüyorum. dikkat (tür sanırım melodic progressive death metal, vokal george kosmas baştan aşağı growl yapıyor)


onun dışında www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com

edit:ben de sorudaki parçayı beğendim. unutmuşum söylemeyi. nimet, duyuru vurgunu, kısa günün karı.
0
godoşu beklerken
(24.11.17)
Ağaçkakan — Fatalerrorist
The White Stripes — Offend in Every Way
Ghostpoet — Karoshi
Queens of the Stone Age — Un-Reborn Again
Mount Kimbie — Blue Train Lines
Human Buoy — Anvils (feat. Nicholas Allbrook)
0
kafadanbacakli
(24.11.17)
www.youtube.com

yakın zamanda tanıştığım bir arkadaşım dero goi'ye acayip benziyor. zaten son günlerde sürekli oomph dinliyordum, şimdi daha da çok dinliyorum jsfsk.
0
der meister
(24.11.17)
Rocky Votolato - White Daisy Passing

www.youtube.com
0
nice tnetennba
(25.11.17)
bruceandwayne
(25.11.17)
www.youtube.com
türkü veya semah dinleyen yok mu hiç buralarda :)
0
burya
(25.11.17)
@burya: ben dinlerim de genelde rock dinliyorum, sonra bir ara türkü damarım tutuyor. bugün dinlemiyordum ama birkaç gün önce ruhi su, erkan oğur, aysun gültekin falan çevirip durdum. bir de araya illa birkaç azeri atarım, rashid behbudov, şevket elekberova vs.
0
godoşu beklerken
(25.11.17)
Camel - Mystic Queen
www.youtube.com
0
apdulera
(25.11.17)
aleksey volodin prokofyev çalacak 2 gün üst üste. hangi güne bilet alsam diye orada icra edilecek eserleri dinliyorum birkaç gündür. arada da ariel pink'in son albümünü dinledim. onlar dışında şarkı olarak döndürdüklerim şunlar:

richard dawson - the ghost of a tree
www.youtube.com

fischer-z - the worker
www.youtube.com

mitski - crack baby
www.youtube.com

edit: belki benim gibi manyaksınızdır ve tık kazandırmak istemediğiniz gruplar/müzisyenler vardır diye şarkılara başlık ekledim.

bu arada şarkı da güzelmiş.
0
misterturist
(25.11.17)
@burya ali ekber çiçek canımdır.
0
🌸Apocalypse
(26.11.17)
Komiktir, deliler gibi yıldız tilbe dinliyorum.
0
Tears of Devil
(26.11.17)
Zeynep Bastık coverlarına sardım bu ara, arkada dönüp duruyor.
0
tss
(23.07.19)
(11)

Kış geldi

AlsterWasser
ve siz kilo aldınız mı son günlerde?Ben bu sıralar doymuyorum da ne güzel sağlıklı güzel güzel yaşarken nerden çıktı bu durum anlamadım. Hadi yalnız olmadığımı göreyim de rahatlayayım.
ve siz kilo aldınız mı son günlerde?

Ben bu sıralar doymuyorum da ne güzel sağlıklı güzel güzel yaşarken nerden çıktı bu durum anlamadım.

Hadi yalnız olmadığımı göreyim de rahatlayayım.
0
AlsterWasser
(23.11.17)
ben varım. iki ayda 5 kilo aldım :)
0
denef
(23.11.17)
Tam tersi oldu. Daha fitim.
0
dissendium
(23.11.17)
Tartılmadım ama ben de 2 kilo falan kesin aldığımı düşünüyorum.
Ne güzel fittim +1
0
duyond
(23.11.17)
Almadım.
0
Adramelekhh
(23.11.17)
20 kilo verdikten sonra 2 ayda 3 kilo aldım.

Ne güzel fittim +1

Gerçi buna da bin şükür :))
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(23.11.17)
mevsim ve kilonun ne alakası var? eskisinden fazla yersen veya daha az hareket edersen kilo alırsın. kilo almadım.
0
diffarentiationation
(23.11.17)
biraz aldım maalesef. ilk etapta 2-3 kilo vermem gerek. sonra da 4-5 kilo. kışın ben de kilo alıyorum çünkü koşu veya bisiklete ağırlık veremiyorum hava şartlarından dolayı. yani tembellik olmasa yağmurda çamurda da yapılır bunlar ama işte.
0
burya
(23.11.17)
Hayvan gibi yiyorum 1 kilo falan aldım.
0
doxanikee
(23.11.17)
bende tam tersi durum söz konusu, bu sanırım biraz "mutlu olmak için yiyen" tipte bir insan olmamdan kaynaklı. normalde bir oturuşta öküz yerim, "akşam 7'den sonra yememek lazım" diyenleri tatlı niyetine götürürüm. gelgelelim kaban ve bot giymeye başladığımdan beri iştahım kesildi. sabah zoraki, sırf kafam çalışsın, midem boş kalmasın ağzım fakir fakir kokmasın diye iki lokma kahvaltı ediyorum saat 7 gibi. ondan sonra okuldan çıkınca saat 16 civarı ya bi tane dürüm gömerim ya da yarım ekmek arası bi şey patlatırım. o kadar. aramıyorum da açıkçası, aklıma gelmiyo yemek yemek. günde 6 ton meşrubat tüketmesem son bir ayda temiz 6-7 kilo verirdim.

kışın daha fazla yemek ve hatta kilo almak çok normal ama. iş kontrolden çıkmadığı sürece sorun yok. tıpkı güneşin doğup batması, mevsimlerin birbirini takip etmesi gibi normal bir süreç. çok şeyapma.
0
der meister
(24.11.17)
4-5 kilo aldım birkaç ayda. :(
0
ms brownstone
(24.11.17)
ben verdim yehhuuuuu!

beden ölçülerim küçüldü aslında kilonun bilmiyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(24.11.17)
(4)

Was - Did Farkı

siyah giyen adam
I was tired = Yorgundum olurken I did tired = Yorgundum olmuş olmuyor mu? Yani neden was yerine did gelmesin, eğer I did tired dersek karşıdaki Yorgundum olarak anlamaz mı?Ayrıca did kullanmak fiilin ikinci halinden daha güzel. I did drink water = Su içtim diyemez miyiz? Desek yine karşı taraf anlam
I was tired = Yorgundum olurken I did tired = Yorgundum olmuş olmuyor mu? Yani neden was yerine did gelmesin, eğer I did tired dersek karşıdaki Yorgundum olarak anlamaz mı?

Ayrıca did kullanmak fiilin ikinci halinden daha güzel. I did drink water = Su içtim diyemez miyiz? Desek yine karşı taraf anlamaz mı? İkinci halleri sevmiyorum çünkü.
0
siyah giyen adam
(23.11.17)
was tired dersen tired ad olur. did tired dersen tire(d) fiil olur. ad olan tired yorgun iken fiil olan tire yorgun hissetmeye sebep olmak ya da bıkmak anlamlarına gelir. fiil olarak kullandığında bu sefer de i tired demen gerekir. bir de did eklersen "allah belamı versin i tired" anlamı çıkar.

ikinci paragrafın için şöyle bir örnek vereyim. anne çocuğuna soruyor:

-did you drink your water today at school?
-yes ma'am.
-hmm really?
-i did drink my water mom. please...
-well then you deserved your cookie.
-yay

maleficient bey'e tenk yu veri maç diyoruz.
0
alperz
(23.11.17)
i did tired diye bir sey yok. bir eylemde bulunmuyorsun, bir durumu belirtiyorsun.

i did go dersen, gittigini vurgulamis olursun. did went degil bak dikkatini cekerim.
0
baldur2
(23.11.17)
en basit özet: was yardımcı fiilin geçmiş formudur, did ise fiilin. çok basit bir ayrım aslında. ikinci halleri sevmiyorum diye bir şey yok, çok temel bir şey o, kullanmadan olmaz.

she IS teacher = o öğretmen
she WAS teacher = o öğretmendi

I play football = ben futbol oynarım
I played football = ben futbol oynadım

"I did play football" cümlesi gramer olarak doğru ama orada fiili vurgulamak için kullanılır, yani normalde geçmişte yaptığın bir şeyi söylemek için did kullanmazsın (doo fiilini kullanmadığın sürece) çünkü did dediğin şey tek bir fiilin geçmiş zaman formudur tıpkı played, went, made gibi. her şeye i did dersen çok komik görünür, anlamsız olur.
0
der meister
(23.11.17)
mobildeyim duzeltemedim, fiil doo degil tabii do
0
der meister
(23.11.17)
(9)

En sevdiğiniz tavuk yemeği?

diffarentiationation
Benim fırında kanat galiba. Belki farklı tarifler çıkar, nasıl seviyorsunuz tavuğu?
Benim fırında kanat galiba. Belki farklı tarifler çıkar, nasıl seviyorsunuz tavuğu?
0
diffarentiationation
(19.11.17)
köri soslu tavuk
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(19.11.17)
duz patates yemegi olarak. gavurlarin "comfort food" dedigi sey benim icin tam olarak budur. mis gibi. hem lezzetli, hem nispeten saglikli ve besleyici hem de buram buram ev, rahatlik, guzellik, masumiyet kokuyor jsksks. tavukla yapilan neredeyse her seyi severim ama basit bir salcali-soganli patates yemegini hicbir seye degismem. yaninda pirinc pilavi da varsa abooooovv
0
der meister
(19.11.17)
1-Tavuk sarması. Hani inceltilmiş göğüs içine sebze konulup sarılıyor ya ondan.

2-İçi kaşarlı tavuk köfte.

3-Kemikli tavuk yemek çok zahmetli geliyor ama kemiksiz kısmını yiyeceksem fırında tavuk da çok güzel.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(19.11.17)
cordon bleu (salam ve kaşarlı tavuk sarma)
0
himmet dayi
(19.11.17)
mantarlı - peynirli schnitzel
0
pinkpeony
(19.11.17)
köri soslu tavuk +1
şinitzel +1

ek: beşamel soslu fırında tavuk
0
duyond
(19.11.17)
En sevdigim tavuk, yemegimde olmayan tavuk. Plastik gibi bir sey. Insanlar nasil seviyor anlamiyorum. Sirf et diye lezzetli diyip kendilerini kandiriyorlar.
0
Traveller
(19.11.17)
Traveller +1
(bitek kendini kandırma kısmına katılmıyorum, kimin neyi lezzetli bulduğuna laf etmem)

yediğim tek halinin tavuk tadının en az hissedildiği hali olduğunu düşünürsek kendimce tutarlıyım; tatlı-ekşi soslu tavuk. zaten içindeki ananası biberi yemek daha güzel.
0
Bruce
(20.11.17)
Haşlanan tavuğun -mümkünse köy/organik- beyaz etinin tiftik edildiği kendi suyundan yapılan pirinç ile birlikte üstüne hafif karabiber kırmızıbiber serpildiği hali.
0
candanag
(20.11.17)
(29)

Derdiniz nedir ?

sorunvar
Yaşınızla birlikte derdinizi de söyler misiniz?
Yaşınızla birlikte derdinizi de söyler misiniz?
0
sorunvar
(19.11.17)
hedef yok, otum. 24e
0
MtKrt
(19.11.17)
derdim yok rüya hayatı yaşıyorum çok sıkıcı 23
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.11.17)
34
Yorgunum. "Yıllar yordu beni" gibi değil, fiziksel olarak uykusuz ve yorgunum.
0
aychovsky
(19.11.17)
Aşk, 24.
0
dissendium
(19.11.17)
Su hayatta tek derdim sozluge duyuruya fazla bagimli olup buraya cok zaman harcamak.isim guzel.kazancim iyi.dostlar guzel.hayat guzel.sagligim yerinde sukur.ama lanet yerlere harcadigim zamana yaniyorum.iki uc sene oncesine kadar ayda 20 kitap okuyordum.bisuru seyahate cikiyorum.simdi buralardaki bisuru aptalca seye zaman ayirip sinir olmakla geciyor bos zamanlarim.
0
a summer day
(19.11.17)
yaşlanıyorum. bir şey yapamıyorum.
0
sagin
(19.11.17)
16 aylık bebeğim var 16 aydır bir kere bile deliksiz uyumadım. 2-3 saatte 1 emmeye kalkıyor (hatta şu anda da kalktı). artık gece yatıp sabah kalkmak istiyorum, deliksiz uyumayı çok özledim. 33k
0
sta
(19.11.17)
rare bana küfür etti.
0
etki
(19.11.17)
35 kadın. Çok yorgunum. Yılların beni yorması mı hiç bilmiyorum ama aşırı yorgunum. Hiçbir şey yapmaya isteğim yok, güç bulamıyorum, hiçbir şey yapmamayı hiç sevmiyorum, iradesiz güçsüz saçma sapan hissediyorum. Hiç mecalim yok.
0
yaren
(19.11.17)
tamam şunu söyleyeceğim, bebişlerden bahsetmişken... molfix, prima reklamlarındaki bebekleri göründe deli oluyorum. bebek istiyorum, çocuk istiyorum. oldu mu?
0
runagain
(19.11.17)
30 e

Yalnızlık. Çevremde bir sürü insan var. İş arkadaşları, çevrem, ailem ama kendimi kuduz bir köpek kadar yalnız hissediyorum. Buranın en sevdiğim yanı yalnızlığımı unutturması. Birinin derdiyle dertlenebilmek . Birinin mutluluğuyla gülebilmek.

Mutlu değilim. Neden bilmiyorum. Mental yorgunluk da olabilir. Başka bişey de. Hayat akıp giderken bişeyleri ıskalıyormuşum hissinden kurtulamıyorum.

Yeterince film izleyemeden, yeterince kitap okuyamadan, istediğim yerleri gezemeden, hayatımın aşkını bulamadan ölüp gidecekmişim gibi hissediyorum. Oysa daha otuz yaşındayım.

En büyük sorun da böyle düşünmekten korkmuyorum.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(19.11.17)
ekonomik özgürlük, mesleğimi kazanıp mutlu olacağım bir nihayete erdirme kaygısı.

neredeyse 21
0
haykorsamdunyaya
(19.11.17)
Dünyanın gün geçtikçe kötüye gidiyor oluşu. 25
0
greenshadow
(19.11.17)
satın almam gereken bir şey var. erteledikçe erteliyorum. sonra bu bana girecek biliyorum:(
0
benaslindayohum
(19.11.17)
tek boyutlu bir dalga denkleminde sınır koşullarını zamana bağlı harmonik bir fonksiyon olarlak ayarlayıp çözerken elde edilen numerik çözümün ilgili sınırlarda yansımaları doğru temsil edip etmediğini anlamaya çalışmak amacıyla şu saatte bilgisayar karşısında oturmak. 28.
0
ron dennis
(19.11.17)
Kendimi seveceğim şekle sokamıyorum bir türlü. 22.
0
pikrua
(19.11.17)
Dell almaya gidip lenova yoga ile ciktim magazadan, nedense bir garip pismanlik hissediyorum. :/ 21
0
ceann deas
(19.11.17)
27 - özgüvenim yok.
0
nathanieltroy
(19.11.17)
25e- bulunduğum şehirden, ortamdan kaçıp uzaklaşmak, beni kimsenin tanımadığı bir yere gitmek istiyorum. bunaldım.

ayrıca özgüvenim yok +1
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(19.11.17)
kendime yeteri kadar deger veremedigimi hissediyorum. yani mesela her seyi dibine kadar yasamak istiyorum tembellige dusmeden, bencil olmak ve kafama eseni yapmak istiyorum biraz da. tecrubeyle birlikte gelen hayati dolu yasamak hissini, o enerjiyi icimde bulmak istiyorum. yas 20, ekonomik olarak ozgur olmak istiyorum artik, bunun icinde calismak calismak calismak gerekiyor-.
0
asocial anchorman
(19.11.17)
33k
Bir arkadaşım burada, zor bir dönemden geçiyor. Ama ben destek olamıyorum, ya sabrım, ya enerjim, ya bilgim, ya anlayışım, ya başka bir şeyim yetmiyor. Kendimi ona sinirlenirken buluyorum.
0
sopiro
(19.11.17)
23.

1) zaman zaman nukseden; nuksettiginde hayat kalitemi cok etkileyen bir saglik sorunum var. su ara yine onunla ugrasiyorum. o.

2) eski sevgilimi cok ozluyorum. garip bir his. yani beni sepetledigi ve artik hayatima tek basima devam etmem gerektigi gercegini sindirdim. eskisi kadar aglayip zirlamiyorum. sureci cok iyi idare ettigimi bile soyleyebilirim. hayatimda olumlu seyler oldu. ama o olsaydi eminim daha bile guzel olacakti her sey. gecen gun cok mutlu oldum mesela. onunla paylasamadigim icin uzuldum sonra. benim guzel bir hayatim olur belki. ben yine iyi yasarim, mutlu olurum, guzel seyler tecrube ederim. ama kendime sormadan, dusunmeden, uzulmeden edemiyorum... bunlar onunla daha guzel olmaz miydi? sinavim iyi gectiginde kendi kendime mutlu olmaktansa ondan bir opucuk alsaydim mesela? yani nasil desem... yokluguna alistigin, gidisini idrak ettigin birini yine de deli gibi ozlemek uzucu biraz. "sensiz yapamiyom" evresi cok can yakiyor ama sonucta geciyor. ama bu hissi uc aydir atlatamiyorum. "artik daha iyiyim" diyemiyorum; cunku onunla daha bile iyi olacaktim, biliyorum.

neyse. genel olarak bu ikisi var. onun disinda iyi gibiyim. mutlu sayilirim. elime her ay 100-200 lira daha fazla geceydi daha guzel olurdu ama boyle de idare ediyom gibi, maddi acidan cok sikayetci sayilmam.
0
der meister
(19.11.17)
22

Türkiye'den gitmem lazım, temelli.
0
reavelyn
(19.11.17)
kendimi değiştirmekte zorlanıyorum.
0
tukenmez adam
(19.11.17)
Param yok, enerjim yok şişkoyum en kısa zamanda sadece ölmek istiyorum. Yaş 37
0
gullak
(19.11.17)
Hayat kalitemi mahveden teşhisi konmamış bi hastalığım var. Öldürse yine iyi ama öldürmüyor sadece süründürüyor. Doktora gidiyorum bir şey bulamayıp psikolojiktir diyip yolluyor. En son çare kendimi öldürüp kurtulucam bi gün. Yaş 30'a yaklaşıyor.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(19.11.17)
@who cares win tebrik ederim umarım üstesinden gelirsin. Biraz daha saygı ve sevgi olsun isterdim.
0
opitseri
(19.11.17)
Yoğunluk.
Yapmam gereken şeyleri bir şekilde hallediyorum ama istediğim gibi detaylı ve düzenli çalışamıyorum. Hafta sonu ve akşam eve geldiğimde iş bilgisayarımı açmak istemiyorum.
24 yaşındayım.
0
pike
(19.11.17)
37 gizli şizofrenim planlarımın altında kalan ezilen hayallerim gerçekleşmedikçe etrafımdaki insanların komplo kurduğunu düşünüyorDUM. Artık başarılı olmanın tuttuğunu koparmak değil insanları mutlu etmek olduğunu farkında vardım ya yukarıdan biri çizmiş yolumuzu ''ya polyannacılık oynucan Ya isyankar şizofren olup etrafındakilerden uzaklaşacan '' << ikisinin ortasını bulamıyorum 9 senedir
0
Dönmezer
(22.11.17)
(17)

Böyle hisseden var mı?Bu normal mi?

basubadelmevt
Annem babam 25 senedir ayrılar.Biz annemle büyüdük. Annem gercekten bana ve kardeşime büyük bir sevgi verdi, yoğun çalışan biri olmasına rağmen varı yoğu bizdik,ilişkileri oldu fakat dengeyi hep kurdu.Hatta babamdan görmediğimiz sevgiyi de tamamlamaya çalıştı,büyük fedakarlıklar yaptı.Bu girizhahtan
Annem babam 25 senedir ayrılar.Biz annemle büyüdük. Annem gercekten bana ve kardeşime büyük bir sevgi verdi, yoğun çalışan biri olmasına rağmen varı yoğu bizdik,ilişkileri oldu fakat dengeyi hep kurdu.Hatta babamdan görmediğimiz sevgiyi de tamamlamaya çalıştı,büyük fedakarlıklar yaptı.

Bu girizhahtan sonra gelelim asıl konuya.Küçüklüğümden beri çocuk sahibi olma fikri bana çok uzak.Özellikle boşanma olaylarından sonra yeni bir hayat kurarken çocuk olayı büyük bir ayak bağıymış gibi gelir,annem bize hiç bir zaman böyle hissettirmese de.Son iki üç senedir de ben de şöyle bir duygu başladı.Yataktan kalkıyorum mesela "harika bugünde çoçuğum yok ve tüm vaktim,enerjim bana ait" diyorum.Resmen her gün şükrediyorum.Çocuk sahibi olan arkadaşları görünce "ne gerek vardı,bari siz yapmayaydınız" diyorum içimden.Hele hele maddi sorunlar yaşayan birinin çocuk sahibi olması bana baya korkunç geliyor.Çocuğa harcayacağın muhtemel parayı kendine harcasa güzel olur diye düşünüyorum.Sizce bu durum bir çok insanda olan bir şey mi?Yani çoçuğu olduğu içi şükretmek kadar doğal mı?Benim için çocuk doğumu büyük bir kısıtlanma demek,özellikle kadınlar için.

Lazımsa er kişi 30 üstü
0
basubadelmevt
(15.11.17)
Bana uzak bir dusunce. Cocuk cok severim. Altini degistirir, uyutur, parka goturur, yemek yedirir, oynarım onunla. Evlilik cocuksuz olmaz bence.
0
runagain
(15.11.17)
Kadınım ve büyük oranda sizin gibi düşünüyorum.
Bu konu üstüne kitaplar da okudum, yalnız yaşamak (bekar olmak), çocuksuz hayat vs üstüne. Toplumda hala tabu bir mesele olarak bakılsa da ben çok normal bir düşünce olduğuna inanıyorum. Etrafımda çocuğu olmayan kadınlardan çocuk isteyen, bir gün olacak diye bakan tek bir kişi biliyorum hatta.
Evlensem de istemeyeceğimi biliyorum.

Edit: Bir süre önce bir terapiste gitmiştim. O da bana "mantıksızlığa karşı aşırı tahammülsüzlük" sebebiyle zorunlu olmadığım sürece çocuklarla vakit geçirmememi söyledi hatta, o şekilde yaşıyorum.
0
sopiro
(15.11.17)
Çocuklu bir hayat düşünemiyorum. Tamamen aynı fikirdeyim.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(15.11.17)
10 tane çocuğum olsun istiyorum.
0
for day to break
(15.11.17)
Sukurler olsun yalniz degilim.
Cocuk sevmiyorum, cook yakinim olursa 1-2 saat idare edebiliyorum.
Tahammulum yok, sevgim yok, ilgim yok. Her insan (ozellikle her kadin) cocuk sevecek diye bir sey yok bence.
0
mor oje
(15.11.17)
psikolog değilim. ancak annenizle babanızın boşanmasının sizde ciddi bir travma yarattığını düşünüyorum. çocuğu olmayan birinin "iyi ki çocuğum yok" demesini, yani bunu düşünmesini -hele ki hergün- normal bulmuyorum. çocuğunuz yoksa zaten yoktur. siz örneğin iyi ki bir uçağım yok. olsaydı her ay trilyonlarca borcum olurdu diye hergün oh be! diyor musunuz? demiyorsunuz çünkü çok basit. bir uçağınız yok. olmayan bir şey de doğal olarak aklınızı kurcalamıyor.

öncelikle siz bence bu olayı kendi beyninize şaşmaz bir "çocuk olmadığı için rahatlama, özgür hissetme, bundan mutlu olma ve dolayısıyla çocuk istememe" mantığına yerleştirerek aslında çocuk sahibi olduğunuzda aynı şeyi çocuğa yaşatma korkunuzu gizliyorsunuz.

bu örnekte siz hem annesiniz, hem babasınız, hem çocuksunuz.

annesiniz çünkü annenizin yıllarca sizin için yaptığı fedakarlıkları görüp bütün yorgunluklarının nedenini kendiniz olarak almışsınız. içten içe bir suçlama var belki. o fedakarlıkları yapmak, o yorgunluğu yaşamak istemiyorsunuz. annenizin yerine kendinizi koyarak onun sıkıntılarına ortak olmuşsunuz. bu yüzden bir çocuk sahibi olmak istemiyorsunuz.

babasınız çünkü erkeksiniz. babanızla ilgili bir şey yazmamışsınız. bu da olayın o tarafının daha da travmatik olduğu kanısını uyandırdı bende. belki nefret ediyorsunuz. ancak suçlayıp kızdığınız kesin. çocuğunuz olursa suçlayıp kızdığınız adam olacaksınız. belki nefret ettiğiniz adam olacaksınız. belki size uzak kalan, sizi umursasa bile en önemli anlarınızda yanınızda olmayan adam olacaksınız. o çocuğa belki siz de aynı şeyleri yaşatacaksınız. oldukça mühim bu faktör bence bu istememenizde...

son olarak siz çocuksunuz aynı zamanda. bütün bunları siz yaşadınız. siz babasız kaldınız, arkadaşlarınıza anam babam ayrı derken utandınız, birarada olan çocukları kıskandınız. hep bir şeylerin eksikliğini hissettiniz.

bence siz çocuk sahibi olmak istemiyor değilsiniz. bundan normal olmayan bir şekilde korkuyorsunuz.

bence bir terapiste gidin. hani belki çok önemli bir sorun değil ama mutlaka yaşamınızın bazı alanlarında daha bu yapının etkileri vardır. rahatlarsınız.
0
asethuan
(15.11.17)
Ben de sevmem ama her güne yaşasın çocuğum yok diye uyanmam. Biraz abartıyorsun ve tepkilerinden dolayı normal değilsin. @asethuan gibi düşünüyorum ben de
0
jazzabel
(15.11.17)
29 yas erkek.

Cocuk kesinlikle istemiyorum ozellikle bu ulkede. Anne ve baba cocugun karakter gelisiminde bir yere kadar etkili. Eninde sonunda arkadas cevresinde fenerbahce manyakligi ne kadar sigara icerse o kadar asi havali olacagi yanilgisi kadinlari meta olarak gorme gibi etkenlerle sarili buyuyecek. Fanus icine de koyamayacagimdan kesinlikle cocuk istemiyorum. Belki bir gun guzel bir ulkede guzel bir sehre tasinirim. Iyi bir isim olur o zaman evlat edinirim
0
Traveller
(15.11.17)
Su cocuksuz ve bunu istemeyen 30 yas ustu insanlarla bulusup arkadas mi olsak?
0
Traveller
(15.11.17)
+1
Beslenmesi, eğitimi, toplumu....vb düşününce (büyük bir ihtimal) embesil olacak bir bireyi yetiştirmeyi; o bireye hayatımı harcamayı mantıklı bulmuyorum. Çevremde embesil olmayan, umut vadeden bir çocuk göremedim henüz (yeğenlerim dahil). Ortalama bir insan olduğum için benim çocuğum da embesil olacaktır.
Fakat, kadınlarda 30 erkeklerde 45 sonrasında bir üreme çılgınlığı geliyor. Onu nasıl atlatıcaz bilmiyorum.
30+ er
Ana baba ayrı değil.
0
rastinon
(15.11.17)
mantıklı sebeplerle çocuk istemiyor olabilirsiniz, travmanız vardır ya da ne bileyim çocuk sevmiyorsunuzdur bütün bunlar çok normal ama çocuk olmadığı için her gün uyanıp şükretmek pek normal sayılmaz, çocuk yoksa yoktur, siz istemiyorsanız da olmayacaktır. çocuğa kanser muamelesi yapmanız çok acayip.
0
evde liyakat kalmamis
(15.11.17)
Bana da saçma geliyor.
Özellikle de, kendince bunu modernlikle bağdaştırıp çocuk olayına karşı olanların evlenir evlenmez çocuk yapıp çocuğun b.kunun bile fotoğrafını paylaşmaya başlaması ve önceden tam tersini söylediklerine bu sefer de siz de evlenin çocuk yapın demeye başlamaları durumunun tanımını şu an yapamadım. Kendi adıma benim asıl anlamadığım şey, hâlâ soyun tükenmesi riski varmışcasına 4-5 çocuk yapanlar. Yahu, 1-2 neyinize yetmiyor? Durumu çok iyi olur, 1-2 çocuk yapılır o da istenirse tabii. Evlenince mutlaka çocuk yapılacak diye bir anlaşma maddesi var da ben bilmiyorum belki de. Özetle, benim anlamadığım nokta şu üreme çılgınlığı biraz da.

Neyse, senin çıkış noktan belki bu bahsettiğin durumunuz olabilir ama neticede yalnız değilsin.
0
skooma
(15.11.17)
Çocuk istememek normal.
"İyi ki çocuğum yok" diyerek güne başlamak, çocuğu olan arkadaşları eleştirmek, çocuğu olanlara/isteyenlere kafayı bu kadar takmak hiç normal değil.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(16.11.17)
23 yaşındayım, annemle babam 17'den beri ayrı ama birlikte oldukları dönemde de babamı evde pek göremezdim açıkçası, annemle ve onun ilgisiyle büyüdüm diyebilirim. çocukluğumdan beri çocukları çok seviyorum ve çocuk sahibi olma fikri hoşuma gidiyor ama yaş ilerledikçe "lan sen kim, çocuk büyütmek kim? kendini büyütemiyorsun daha" şeklinde düşünceler daha ağır basıyor. hani hakkıyla altından kalkabileceğimi, sevdiğim insanla birlikte dünyaya mutlu bir bebe getirebileceğimi bilsem böyle bir şey yapmayı gerçekten isterim. hep istedim. açıkçası "benim gibi" olmasından pek çekinmiyorum - ben her şeye rağmen bu işi iyi kotardığımı ve genel anlamda nispeten mutlu, şanslı ve "olmuş" biri olduğumu düşünüyorum. benim gibi büyümüş bir çocuğun hayattan çok da şikayet etmeye hakkı olmazdı sanırım. amma gelgelelim, çocuk büyütmenin benim düşündüğüm gibi bir şey olmadığından da eminim. sosyal hayat sıfır. mental ve duygusal olarak çok daha güçlü olman, sürekli ama sürekli hiçbir bahane olmaksızın bebeyle ilgilenmen, maddi anlamda da gereken imkânları sağlayabilmen lazım. hepsini geçtim işin içinde eş de var. hani ayrılık bir yere kadar sindiriliyor da, ben çocuğumun anasıyla ayrılmak zorunda kalsam kafayı yerim herhalde. birlikte çocuk yapmışız. çocuğa bakıyosun aklına o geliyo falan. öyle bi şey çok ağır gelir bana, bundan korkuyorum çok fazla.

o yüzden böyle düşünmene çok şaşırmadım ben. her ne kadar evlilik ve çocuk yanlısı olsam da, bunu istememenin istemeye kıyasla daha normal ve cazip olduğunu düşünüyorum. manevi olarak süper bi' şeydir tamam da insan niye kendini en az 16-17 sene sürecek bu mental ve duygusal yoğunluğun baskısı altına alır, niye gençliğini başka bir insanın üretim süreciyle uğraşarak harcar ki. düşünsene gece uykundan uyanıp gazı var şusu var busu var diye doktora götürüyosun. 16 yaşında justin bieber'a kim daha çok aşık diye arkadaşıyla kavga ediyo. tövbe biss. bu ne biçim yatırım yav.
0
der meister
(16.11.17)
aynı şeyleri yaşadım, aynı şekilde düşünüyorum. birkaç yıl peşinden geliyorum.
0
kahoan
(16.11.17)
32/e

Arkadaş ve hobi gruplarımdaki evli erkekleri hep kaybettik bir noktada. Evlilik + çocuk çok fazla vakit ve para yiyor. Olaya tamamen soğumuş durumdayım.
0
cleric
(16.11.17)
Traveller +1 ayni seyi dusundum ahaha
0
mor oje
(16.11.17)
(18)

hayatınızda en çok dinlediğiniz müzik

tabudeviren
yüzlerce, binlerce kere dinlediğiniz müzikler nelerdir?youtube linki ile payşalırsanız sevinirim :)edit: müzik olarak değiştirdim :)
yüzlerce, binlerce kere dinlediğiniz müzikler nelerdir?

youtube linki ile payşalırsanız sevinirim :)

edit: müzik olarak değiştirdim :)
0
tabudeviren
(13.11.17)
şarkı değil, sound track sayılır mı bilemem ama şu : www.youtube.com
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(13.11.17)
bu aralar şu şarkı:

(git:www.youtube.com )

çok önemli edit: duyuruyu silmezsin değil mi? biz de faydalanalım. internetim kısıtlı şu an, açamıyorum her şeyi.
0
runagain
(13.11.17)
şimdi çocukluğu gençliği de hesaba katacağımız için..

ya budur --> www.youtube.com

ya da bu --> www.youtube.com
0
AlsterWasser
(13.11.17)
sir gawain
(13.11.17)
alsterwasser +1, çocukluk ve ergenlik de dahil olacağı vakit sanırım şu olur,

www.youtube.com

23 yaşındayım. 12 yaşıma kadar zaten televizyonda, radyoda vs. gördüğüm şeyi dinliyordum, hem yaş küçük hem internet o zaman böyle değil, açıp da "ben şunu dinleyeyim" demiyorsun. 12'de rammstein dinlemeye başlamıştım, her şarkılarını sık sık dinler ve severdim. 18'e kadar böyle sürdü. 18-23 arası daha az dinlemeye başladıysam da yine totalde rammstein en fazla dinlediğimdir. 40-50 yaşına geldiğimde rammstein'ın önüne geçecek birileri çıkabilir ama daha oraya gelmedik tabii, temiz bi' 5-6 senesi var. mesela buna yaklaşan 5-6 şarkı vardır belki ama geçen olmaz, olamaz.

rammstein'ın daha çok sevdiğim şarkıları yok mu? var. ama gazla çalışan biri olduğum ve klibini/hikayesini beğendiğim için en sık dinlediklerim arasında mein teil olmuştur hep. bence bu. kesin olarak bilemiyorum ama bu olması lazım yani.
0
der meister
(13.11.17)
karamaleksey
(13.11.17)
Depeche mode
Enjoy the silence
Walking in my shoes
Strangelove
In your room
Personal Jesus
Somebody
World in my eyes


Link paylaşamıyorum ama öneririm
0
EasyTiger
(13.11.17)
ilk çıktığından beri sürekli dinlediğim şarkılardan şunlar var:
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com

bu dörtlü hayatımın her anında var olmuş ve olmaya devam edecek. ve hepsi 2006'da piyasaya çıktı. dünya müziğine tam anlamıyla giriş yaptığım sene olması kesinlikle benim şansım, bunları dinleyerek giriş yapmış birinin müziğe tutkuyla bağlanmaması mümkün mü ki...

bunlar kadar olmasa da çok dinlediğim ve yine bir 2006 şarkısı, 20-30 sene sonra 2000'lerin en iyi şarkılarından diye bahsedilecek.
www.youtube.com

bunlarsa sonradan keşfedip çok dinlediklerim:
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
0
Bruce
(13.11.17)
Le Trio Joubran Masar
www.youtube.com
0
kornisch
(13.11.17)
eazy
(13.11.17)
milyon kez bıkmadan dinleyebilirim: www.youtube.com
0
dedim ben sana
(14.11.17)
Aklıma ilk gelenler bunlar:

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com
0
olabilir ya da olmayabilir
(14.11.17)
Çok vardır da, internet sıkıntısında ilk aklıma gelen Animal ınstinct
youtu.be

Don't Stop Believing
youtu.be

Don't Speak
youtu.be

Run
youtu.be
0
aychovsky
(14.11.17)
greenshadow
(14.11.17)
duptıs
(14.11.17)
ya bu soruyu dün düşünmüştüm ben. tesadüf oldu. ben eskiden loop'a almazdım müzik parçalarını. değerleri düşer, sevgim azalır diye. 2013 sonrası depresyon çökümü kaynaklı hayat tarzımdaki değişikliklerle böyle bir yönteme bulaştım. bazı parçaları önemli bir karar alırken, bazılarını sabah yataktan çıkmak için, bazılarını da alkol-uyuşturucu-jilet seanslarında kullanmaya başladım. o dönemde 3-4 saat aynı müzik parçasını çaldığım oluyordu. en çok dinlediğim parça da muhtemelen o dönemden bir şeydir. tahminlerim şunlar:

rowland s howard - autoluminescent
www.youtube.com

electrafixion - lowdown
www.youtube.com (özellikle klipli versiyonunu dinliyor/izliyordum)

ian mcculloch - kansas
www.youtube.com

nick cave & the bad sseeds - the good son
www.youtube.com

pulp - seconds
www.youtube.com

pulp - the fear
www.youtube.com

the durutti column - sketch for summer
www.youtube.com

fikret kızılok - vurulmuşum
www.youtube.com

ek: ha bir de lisede telefonumun melodisi paranoid android'in nakarat kısmıydı. o da olabilir. hehe.
0
misterturist
(14.11.17)
çocukluğumdan beri müzikle uğraşıyorum, koloratür sopranoyum. son 2 senedir kendi bestelerimi yapıyorum ve onları tanıtmak için uğraşıyorum. şu aralar yerel radyolarda çalmaya başladı.

eğer beğenirseniz belki ekleyebilirsiniz. bu bana gerçekten çok destek olur ama daha önemlisi beğenilmiş ve benimsenmiş olmanı beni mutlu eder.

TÜR: ALTERNATİF/INDIE POP

Arin -(git: youtu.be)
Uzak - (git: youtu.be)
0
mirror of erised
(23.07.19)
(8)

napsın bu duygusal insanlar? ölsün mü?

tamam onu da ben yaptım
gaddar insanlardan gına geldi, antidepresanlar, alkol, sigara, umursamamak hiç biri çözüm olmuyor.6 ay önce sigara içmeyen ben, izmarit sayıyorum.ya boş ver geçer gider diyorum, akşam oluyor dalıyorum.bıktım be duyuru.https://www.youtube.com/watch?v=kAhhCpgbMcQtam anlamıyla gönül işi değil bu soru,
gaddar insanlardan gına geldi, antidepresanlar, alkol, sigara, umursamamak hiç biri çözüm olmuyor.

6 ay önce sigara içmeyen ben, izmarit sayıyorum.
ya boş ver geçer gider diyorum, akşam oluyor dalıyorum.

bıktım be duyuru.

www.youtube.com

tam anlamıyla gönül işi değil bu soru, tüm insanlarla ilgili.

unut demeyle olmuyo unutulmuyo.
0
tamam onu da ben yaptım
(13.11.17)
kaşarlanmak işin sırrı. o noktaya gelmek zor ama kaşarlanınca hiçbir şey o kadar koymuyor ki, o rahatlık anlatılmaz yaşanır.
0
neil manke
(13.11.17)
kaşarlanmakta bana acı veriyor abi. insanlar nasıl bu kadar vurdum duymaz olabiliyor? nasıl umursamayabiliyorlar hayatı?
0
🌸tamam onu da ben yaptım
(13.11.17)
zaman sadece, birazcık zaman.
0
tabudeviren
(13.11.17)
sana ne abi insanlardan. başka insanlar yüzünden yaşadığını düşündüğün sorunların sebebinin %90'u falan sensin. bu sadece bahane. bir çeşit kaçış mekanizması. sınırları kendin koyacaksın. kendine hakim olacaksın. değerlendireceksin. kendin için en iyi olanı düşüneceksin. bu illaki herkesin üzerine basıp geçen şerefsiz biri olman gerektiği anlamına gelmiyor. sadece kendini korumayı, stabil ve dış etkilerden fazla etkilenmeyen bir insan olmayı öğrenmeye çalışacaksın.

unut demeyle unutulmuyorsa başka bir şekilde unutmaya çalışacaksın. acı da çekeceksin, bu normal. sadece acının seni yıkmasına, uzun vadede paramparça etmesine izin vermemeye çalışacaksın işte. yoksa kimsenin hayatı mükemmel değil, kimse haksızlığa uğramıyor değil. kendine ait bir "hayat"ın olduğu zaman her şey daha güzel olacak. bunun için çalış. bahane bulmak kolay.
0
der meister
(13.11.17)
seni çok iyi anlıyorum.

sildim dediğimde de silinmiyor, bitti dediğimde de gitmiyor.

gönül işi benimkisi ama evet bu her anlamda böyle. ilacım olsa başıma süreceğim, kelim o derece.
0
runagain
(13.11.17)
Karşı tarafın seni ne kadar umursamadığını hatırladıkca insan toparlanıyor. Ben öyle yaptım. Unutmadım hala anılar aklımda. Ya ama şu yaptığımız çok özledi ben bir daha oraya gidemem. Ya ama bu şarkıda çok güzel dans etti bir daha dinleyemem. Diyip duruyorum.

Ama o şarkıyı da dinliycem oraya da gidicem. Aklıma geliyor yani özetle her şey. Ama acımıyor artık. Çünkü kendini bok gibi insanlar için üzmeye değmez.

Gideni tutma yol kana girer
0
kablelvuku
(13.11.17)
@neil manke Altina imzami atarim. Verilebilecek en gercek bilgi bu konuda.
0
perfectum
(14.11.17)
ölsünler. kendileri için "ühühühü ben duygusalım" deme kararını nasıl veriyolarsa bundan vazgeçsinler, çünkü duygusal insan ve duygusal olmayan acımasız insanlar ikilemi dünyayı algılamak için dar ve kısıtlı. birisi kendine acıyorsa bütün ilişkileri de acınan ve acıyan ikilemine hapsolur. çözüm: kendini acınası duygusal biri olarak görmemeye çalışmak.

hakeza, insan ilişkilerinde bu diyalektiğin yanında bir çeşit zihinsel konfor da esastır. zihnimiz bir yaşımızdan itibaren çeşitli ilişki şablonlarına alışmaya başlar. işte bu şablon beraber neler yapılabileceğini, muhabbet içeriklerini, ilişkideki mesafeleri ve daha bir sürü şeyi içerir. bunun sonucu da hep benzer insanlarla tanışmak takılmak arkadaşlık etmek ve nihayetinde sonu başından belli bir senaryoyu oynar olmaya çıkar.

unutmaktan ziyade, hatırlayın bilhassa. çünkü unuttuğunuz yaşantılardaki kendinizi de unutuyosunuz. ve duygusal olmaktan vazgeçin; ama balık burcu iseniz yapçak bişey yok maalesef. çünkü balık burcu olanlar sahiden duygusal.
0
dafaisss
(14.11.17)
(7)

Red pill vs anti-red pill

sack jparrow
Olaya son nokta koyuldu mu? Koyulması elbette pek mümlün görünmüyor. Ancak sözlük camiasında bir matabakata varıldı mı? En son immanuel tolstoyevski bir entry ve edit külliyatı girmişti. Ondan sonra bıraktım takip etmeyi. Mantıksal açıdan red pill safsata mı?
Olaya son nokta koyuldu mu? Koyulması elbette pek mümlün görünmüyor. Ancak sözlük camiasında bir matabakata varıldı mı? En son immanuel tolstoyevski bir entry ve edit külliyatı girmişti. Ondan sonra bıraktım takip etmeyi. Mantıksal açıdan red pill safsata mı?
0
sack jparrow
(13.11.17)
O başlık mal turnusolü benim için. Orada yazılanlar hiçbir zaman son bulacak gibi durmuyor. Biri saçma bir şey yazıyor dikkat çekmek için, diğerleri de hemen ne kadar bilgili olduklarını göstermek için saçma sapan şeyler yazmaya başlıyorlar. Malum avukatın başlığı gibi olmuş artık. Mantığı bilmiyorum, bilimsel açıdan doğru olabilecek tarafları var ama her şeyi buna bağlamak biraz a*salak işi.
0
dissendium
(13.11.17)
başlığı hiç okumadım. red pill tam olarak ne oluyor. bir cümlede özet geçsen :))
0
burya
(13.11.17)
@burya Kadınların çıkarcı ve her zaman içten pazarlıklı olduklarını bunun doğalarında olduğunu erkeklerin de bu girdaptan kurtulmak için garflarını red pill denen öğrtiyle almaları durumudur. Dişe diş bi yorumlama aslında...
0
🌸sack jparrow
(13.11.17)
sayfalarca yazmışlar sözlükte. ne vakit kaybı yahu. arada düşer mi diye kız nicklerini tespit etmek için konuyu uzattılar herhalde diye düşündüm şahsen :)
0
burya
(13.11.17)
dissendium yoldaşıma katılıyorum. hayatımda gördüğüm en acınası, en gerzekçe, en amsalak şey olabilir. bir insanın oturup "öğreti" dediği bu sıçmık hakkında bu kadar şey yazabilmesi muazzam. red pill sağlıklı bir insan için her açıdan tümüyle safsata. "kadınlar çıkarcı ve daima içten pazarlıklıdır" diyen adam benim gözümde düşük iq'lu bir ruh hastasından fazlası değil. madem kadınları gömüyoruz, cinsiyetçi oluyoruz, o zaman ben de "grow a pair" diyeceğim. adam olun, erkek olun. siz köpek olmazsanız, hayatınıza da sizi köpek yapmayacak insanlar girer. hasbelkader okumuş, eli kalem tutmuş, kafayı kadınla bozmuş amsalakların kendini değerli hissetme çabasından başka bir şey değil red pill.

şu dünyada her kadına karşılık bir erkek var neredeyse. otobüse biniyoruz, kadınlar var. okula gidiyoruz, kadınlar var. komşumuz kadın. müşteri hizmetlerini aradığımızda kadınla konuşuyoruz. ya mna kodumun yerinde (diğer cinsel tercihleri ayrı tutarak söylüyorum) bir kadın, bir erkek var. ulan ne kadar farklı olabiliriz? hayatın her alanında, devamlı iletişim halinde olduğun, aynı türe ait bir canlı senden ne kadar daha içten pazarlıklı, şerefsiz vs. olabilir acaba?

bu benim gözümde bir çeşit sosyal kişilik bozukluğu, fazlası değil. kadınlar şöyledir, adamlar böyledir şeklinde bu tip zararlı genellemeler yapan insanların aptal ve sorunlu olduğunu, hem sevgisiz büyüdüğünü hem de sağlıklı sosyal ilişkiler geliştirmekten aciz, kişisel ve zihinsel gelişimini tamamlayamamış tırrekler olduğunu düşünüyorum. işi olan adam zaten kadın konusunda bu kadar şey düşünüp yazmaz.

bakın "kadın ve erkek tümüyle aynıdır" demiyorum. fiziksel olsun, duygusal olsun elbette ki farklılıklarımız var ama ben bu farklılığı bir elmanın iki yarısı olmak gibi görüyorum, bir taraf armutken diğeri elma şeklinde değil.

neyse, sıkıldım. böyle şeylerin patlaması iyi ama yine de. kimi ciddiye alacağımızı falan anlama şansımız oluyor.
0
der meister
(13.11.17)
@der meister kendi görüşüm değil red pilli savunanların esas söylediği şeyi yazdım. Ben sadece takip ediyorum dışarıdan.
0
🌸sack jparrow
(13.11.17)
sıkıntı yok, sana hitaben söylemedim zaten :)
0
der meister
(13.11.17)
(13)

Abd & Almanya (Avrupa) tek tercih

liberal
Evet belki de bir çok kez soruldu.Bir sihirli değnek gelse, amerika veya avrupa'da bir ülkede oturum çıksa hangi ülkeyi tercih edersiniz?Şahsen, amerika'da sağlık ve eğitimin pahalı olmasından dolayı Almanya'yı seçerdim.Boş vaktiniz varsa fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Evet belki de bir çok kez soruldu.
Bir sihirli değnek gelse, amerika veya avrupa'da bir ülkede oturum çıksa hangi ülkeyi tercih edersiniz?

Şahsen, amerika'da sağlık ve eğitimin pahalı olmasından dolayı Almanya'yı seçerdim.

Boş vaktiniz varsa fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
0
liberal
(13.11.17)
amerika akar dayiko. fantaziye gerek yok.
0
baldur2
(13.11.17)
amerikadaki yaşam üzerine çok düşünmedim. tek kafamda canlanan sakin geniş konforlu hayvan gibi bir amerikan evi. bi de kocaman bir araba. şahsen huzurlu bir çekirdek aile isteyen ben için mantıklı duruyor bu açıdan bakınca. ama toplum hayatı falan da belirleyici zira toplum hayatından bağımsız bir zihinle yetişmedim.

almanya şu anki medeni halim için kulağa harika geliyor.

yok yok ben gene almanyayı seçerdim
0
klar
(13.11.17)
Almanya. Almanca biliyorum (gerçi unuttum ama temelim var), pek çok kez de gittim ve aşığım oraya, özellikle Hamburg'a.
0
whoosie
(13.11.17)
@whoosie, haöburg almanya'da dolar milyonerlerinin en çok yaşadığı şehirmiş. Bu yüzden de sanırım biraz daha pahalıymış diğer şehirlere göre.
@baldur2, amerika neden akıyor, senin için Almanya'da olmayan ne var Amerika'da?
0
🌸liberal
(13.11.17)
Almanya'ya gitme şansım var. Bir sürü akrabam var orada. Çağırıyorlar buraya her geldiklerinde ama bir kez bile heves edip dur Almanya'ya gideyim demedim. Eğer Amerika'da bir akrabam olsaydı ve Amerika'ya gel deseydi, okulu falan dondurur giderdim, öyle diyeyim. Eğitim için de bir gün gitme şansım var ama Amerika, İngiltere varken Almanya üçüncü sırada benim için.
0
dissendium
(13.11.17)
Zenginsen ABD degilsen Almanya.

www.youtube.com

Su video durumu ozetliyor.
0
Traveller
(13.11.17)
almanya. amerika'da sosyal devlet yok. avrupa insanına daha yakın hissediyorum.
0
lemmiwinks
(13.11.17)
@liberal
daha fazla etnik cesitlilik, daha ucuz teknoloji, amerikan muscle arabalar, nba, ucuz gida, firsatlar ulkesi olusu vss.
0
baldur2
(13.11.17)
Almanyanin avantajlari
- sosyal devlet, daha huzurlu yasam
- almanya abd ye gore daha guvenli, ve duzenli
- alman calisma mantiginda cok fazla rekabet ve baski yok abd gibi, daha huzurlu is hayati

ABD nin avantajlari
- cok cok para kazanmak daha kolay. ozellikle ticaret yapilacak ise abd buyuk firsat. almanyada fakirlesmek de zor ama zenginlesmek de zor.
- abd cok kulturlu ulke, o nedenle ayrimcilik cok daha az
- cok buyuk ulke o nedenle her zevke gore bir eyalet bulmak olasi
- is konusunda cok daha buyuk kariyer firsati sunuyor, caliskan biri icin kariyerde ilerlemek cok daha kolay.
0
emrahday
(13.11.17)
almanya'da ırkçılıkla uğraşacağını unutma,
ABD'de yerine göre uğraşacaksın ama çok daha kolay olabilecek yerler var,
Orada zaten 3 milyon Türk var, bir daha artmış olacak,
0
michael_knight
(13.11.17)
sadece oturum çıkacaksa elbette almanya.
0
burya
(13.11.17)
(benim için) tartışmasız almanya. beni tanıyanlar az çok bilir ne kadar yurtdışı manyağı olduğumu, büyük konuşmak gibi olmasın ama şu an imkanım olsa bile abd'ye gitmem herhalde. sevmiyorum. insan hakları şusu busu muhakkak türkiye'den iyi. buradan çok daha gelişmiş bir ülke. o tartışmaya açık bir konu değil. ama bana yapay reklam seti gibi geliyor. skiyim öyle ülkeyi. sanki giden herkes paranın gözüne vuruyor. sevmediğim, aptalca ve hatta tehlikeli bulduğum çok fazla yönü var. ilgimi çeken bir kültür de değil, kültürü falan da yok zaten. bi' tek breaking bad veya nhl maçı izleyince "şu an amariga'da olmak vardı" diyebiliyorum, o da yayın bitince geçiyor. cevabımı die toten hosen'dan birkaç dizeyle bitirmek isterim,

sarı saçlarını deli gönlüme bağlamışım,
çözülmüyor doyçland,
tabiplerde ilaç yoktur yarama,
doyçland'dan ötesini arama,
her nesnenin bir bitimi var ama,
anschluss'a hudut çizilmiyor doyçland.
0
der meister
(13.11.17)
@emrahday, dediklerine katılıyorum, tüm bunların ışığında sen hangisini seçerdin?
Esasında burada yaş ta önemli sanki, genç yani 30 altı daha çok amerika isterken 30 ve üzeri sanki Almanya diyecekmiş gibi geliyor.
Sorarken yaşları da mı sorsaydık keşke.
@michael_knight, 3 milyon artı bir olabilir, esasında bu kötü değil, sonuçta kendine uygun arkadaşlar da bulma şansını arttırıyor bu.
0
🌸liberal
(14.11.17)
(12)

unutamadığınız eski sevgiliniz var mı?

ssiradanbirigibi
Var mı? Ve erkek mi kadın mı olduğunuzu da yazar mısınızYaw çünkü ben unutamıyorum katiyen başka belki daha güzel kızlar da oluyor ama onun hissettirdiğinin 10da 1ini hissettiremiyorlar. Bu kızlara da ayıp oluyor bi yandan. Aldatıyormuş gibi.Ortaokuldaydım onu ilk tanıdığımda gözümü açtım o, şimdi ü
Var mı? Ve erkek mi kadın mı olduğunuzu da yazar mısınız

Yaw çünkü ben unutamıyorum katiyen başka belki daha güzel kızlar da oluyor ama onun hissettirdiğinin 10da 1ini hissettiremiyorlar. Bu kızlara da ayıp oluyor bi yandan. Aldatıyormuş gibi.

Ortaokuldaydım onu ilk tanıdığımda gözümü açtım o, şimdi üzerinden 10 yıl geçti hala o var aklımda. Heralde ömrümün sonuna kadar da unutamayacağım?
0
ssiradanbirigibi
(13.11.17)
Yok. Zamanında unutamadığım eski sevgilim, kim olursa olsun gideni aklımdan kazımam gerektiğini öğretmişti.

Gidene kal demem. Aklımdan da silerim. Kimseye eyvallahım yok açıkcası.
0
karsinin aksisi
(13.11.17)
Yok, erkek
0
gazozailacatmauzmani
(13.11.17)
var. erkeğim. de cok konuştum ben bu konuyu, sıkıldım. hiç bahsetmeyeyim, fazlasıyla bahsetmiştim birkaç duyuruda.
0
runagain
(13.11.17)
sevgiliyi 10 yıl boyunca unutamamak bana biraz patolojik vaka gibi geliyor. bunu çok duygusal, bağlanınca asla kopamayan biri olarak söylüyorum.

ilk aşkımı 18 yaşında tanımıştım, 1.5 sene sürdü. takip eden bir yıl boyunca ciddi bir depresyon yaşadım ve hatta intihar girişimim oldu. sonrasında tamamen aklımdan çıkaramasam da onsuz yaşamayı öğrendim. çok nadiren bile olsa rüyama girdiği, sabahımın bok gibi geçtiği olurdu ama belli bir noktadan sonra aklıma gelse bile üzülmemeyi öğrenmiştim. arada bir sevgilim daha oldu ama zaten saçmasapan ve kısa süreli bir ilişkiydi, "aşk" sayabileceğim türden bir şey değildi. normalde prensip gereği aşkımdan gebermediğim sürece sevgili falan olmam, o zaman niye öyle oldu bilmiyorum.

neyse, daha sonraki ilişkim de bu sene başladı ve bitti. yine it gibi aşık oldum. hayatımda ikinci kez. ilkinden daha bile güçlü ve iyiydi. 3 ay oldu depik yiyeli, hala çok özlüyorum.

bu biraz kişinin ne kadar yaşayabildiğiyle ilgili. ilk aşkım terk ettiğinde hayatım olabilecek en kötü haldeydi. ondan bağımsız olarak ben zaten acınası durumdaydım. depresyondan çıkmam bile bir sene sürmüştü. şimdi canım çok daha fazla yanmasına rağmen hayatıma normal bir şekilde devam ediyorum, ara sıra geceleri coşup ağlamak dışında günlük hayatta arkadaşlarım falan mesela hiç fark etmiyorlarmış bile mutsuz olduğumu, birini özlediğimi. gayet iyi duruyorsun diyorlar.

hayatımda asla "çivi çiviyi söker" insanı olmadım. terk edildim diye aşık olmadığım biriyle birlikte olacak, bağlılık hissetmediğim insanlarla zorlama ve aptalca ilişkiler yaşayacak değilim. ben kendi hayatıma odaklanarak ve kendi hayatımı yaşayarak atlatmaya çalışıyorum.

insan 10 senede neler yaşar, ne kadar değişir, neler hisseder... bunca zaman sonra, geçen aralıkta tek bir kadına dokunmamış olsam dahi eski sevgilimi özlemem galiba. güzel şeyler yaşandı ama bitti işte, bunu bir noktadan sonra kabullenmek lazım.

ha ölene kadar unutmam, her zaman aklımın bir ucunda olur ama bunu düşünüp üzülmem. insan aşık olduğu kadınları/adamları zaten unutmaz bence. bu demek değil ki hayatım etkilenmeli, onu düşünüp özlemeliyim. bundan 10 sene sonra güzel bir gençlik anısı olarak nadiren hatırlayacağım, belki en fazla, çok duygusal bir anımda, eğer biriyle birlikte değilsem, "hala birlikte olsak nasıl olurdu?" diye düşünüp beş dakika sonra yine unutacağım birisi olur.

hiçbir zaman "çivi çiviyi söker" düşüncesinde olan bir insan olmadım; terk edildim diye duygusal bağlılık hissetmediğim insanlara koşmayı uzun vadede çok daha sağlıksız buluyorum ama şurası kesin: bir kez daha aşık olduğunda, öncekinin acısı azalıyor. ben eski sevgilime karşı hiçbir şey hissetmediğim halde onu nispeten sık hatırlıyordum. ondan sonra başka biri yoktu çünkü onun yerini alabilecek. sevgili, aşk, sevgi vs. dediklerinde aklımda oluşan imge hep onunla ilişkiliydi, çünkü benim en son sevgilim oydu. daha sonra en son sevgilime aşık oldum. şimdi de ilkinin yerine o geçti.

yani bu sanırım ölene ya da ölünceye dek ayrılınmayacak bir ilişkiye kadar böyle devam edecek. ben buna adapte olmayı, bunu kabullenmeyi seçtim. birlikteyken gerçekten it gibi seviyorum. kopmam, vazgeçmem de çok uzun sürüyor. ama sonuç olarak, bitince de bitiyor işte galiba. hallediyorsun bir şekilde. 10 sene önce ayrılınan bir insanı hala özlemek bence ciddi bir sorun. özlenen kişiyle de alakası olduğunu hiç sanmıyorum, senin hayatında ters giden bir şey olmalı.
0
der meister
(13.11.17)
Var. Kadınım. Hiç birini unutmam. Hem iyiliklerini hem kötülüklerini hatırlarım. Bir tek sevgilerini hatırlayamam, çünkü hep sonunda sevmediklerini göstermişlerdir.
0
yaren
(13.11.17)
Yok. Kadınım.

Hiç sevgilim olmayan ama asla unutamadığım biri var ama eğer sayılırsa.
0
ms brownstone
(13.11.17)
hepsi aklımda ama duygusal değil. arada stalklarım hesaplarını çok mal gelirler bana. bir ikisini de arıyorum ama bulamıyorum.
0
for day to break
(13.11.17)
Hayır, kadın.
0
elikası
(13.11.17)
son 3 4 aydır sırayla eski sevgililerimi alakasız yerlerde görüyorum. geçen birini leventte gördüm, bir diğerini dün beşiktaşta, bir diğerini televizyonda... diyeceklerim bu kadar.

edit: eski sevgililerimle görüşüyorum ben.
0
Tears of Devil
(13.11.17)
orta ikide vardı bitane. orta birlerden. konuşamıyordum heyecandan. teneffüs ziline bikaç dakka kala kalbim kütlemeye başlardı. çok da başka bi güzelliği vardı bu hatunun neyse zaten ikinci dönemin sonlarıydı. doğum günüm karne gününden bikaç gün önceydi. okul bahçesindeki bankta sol bileğime bir bileklik taktı. hayatımda gördüğüm en güzel kutusundan çıkarıp. o günden sonra bir daha karne günü okulda görüşcektik. servisi kaçırdım. minibüs + koşarak okula gittim. herkes dağılmıştı. çöl gibiydi okul bahçesi. içim kavrulmuştu o an, o gün, o yaz.

unuttum unutmasına da yani o yarım kalmışlık içimi bi garip yapıyor. soradan boş kalıp aradım buldum ekledim mesaj attım. nişanlanmış. şimdi de evlenmiştir heralde.
0
klar
(13.11.17)
10 yıldır görüşmüyor da değiliz. daha bu sene son kez ayrıldık. o kadar uzun ve saçma bir hikaye ki. anlatıp başınızı şişirmeyeceğim.

ama hikayenin arkasına en güzel şu müzik yakışırdı heralde.

www.youtube.com
0
🌸ssiradanbirigibi
(13.11.17)
var kadınım
ilk aşkımı unutamadım o da beni unutmadı ama sorunlu bir tip .
sen beni bıraktın gittin diyip duruyor. arada konuşuyoruz mesajlaşıyoruz o izmir'de yaşıyor ben 2000 yılında istanbul'a taşınmıştım iş için.
istanbul'a taşınmamı onu terketmem olarak algılıyor.
aşk şarkısı duyunca aklıma bir tek o geliyor. hiç yanyana gelemedik biz hep uzaktan sevdik birbirimizi
0
devilone
(13.11.17)
(3)

sangria neden çift pipetle içiliyor?

mehmed resad
duyurunun ispanyolları.. soru başlıkta
duyurunun ispanyolları.. soru başlıkta
0
mehmed resad
(11.11.17)
oha sangria'yı pipetle mi içiyorlar?
0
giovanne
(11.11.17)
sadece sangria için geçerli değil, pek çok kokteylin çift pipetle sunulduğunu gördüm. pipetler dar olduğu için daha rahat içilebilsin, içen kişi sangriayı çekerken ciğeri solmasın diye. pipetler de sanırım sangrianın içindeki tırıvırılar pipeti tıkamasın, ağza burna kaçmasın diye dar oluyor ama emin değilim.
0
der meister
(12.11.17)
sangria çift pipetle içilmez, sangria tek pipetle de içilmez. binaenaleyh sangria pipetle içilmez.
0
goodz
(12.11.17)
(13)

Ressam Mustafa Özel'in resimleri fuardan indirildi.

old possum
Evet kendisi kuzenim olur. Erotik olduğu gerekçesi ile resimleri sanat fuarından polis indirmiş. Yahu bu egzistansiyalist bir sanatçı, bu eserlerde erotizm nerede? Hadi diyelim ki erotik size mi kaldı indirmek eserlerini? Sanatta sansür olur mu? Anlayan beri gelsin. (bkz: )http://www.parlamentohabe
Evet kendisi kuzenim olur. Erotik olduğu gerekçesi ile resimleri sanat fuarından polis indirmiş. Yahu bu egzistansiyalist bir sanatçı, bu eserlerde erotizm nerede? Hadi diyelim ki erotik size mi kaldı indirmek eserlerini? Sanatta sansür olur mu? Anlayan beri gelsin. (bkz: )www.parlamentohaber.com

Şurada facebook hesabından paylaşmış. www.facebook.com ama herkese açık görünüyor mu bilmiyorum.

Sözlüğe taşınsa iyi olmaz mı?www.instagram.com
0
old possum
(10.11.17)
Erotizmi bir kenara bırakırsak (açık konuşayım) güzel değil. Estetik hiç değil. E tabi güzel olmak zorunda da değil zaten diyebilirsiniz. Yalnız şu kesin. Türkiye gibi bir yerde sergiler hangi şehirde açılırsa açılsın tepki çekmemek isteniyorsa bölgenin kültürel doku ve anlayışına göre sergilenmek - zorunda - .
0
1adam
(10.11.17)
Öyle bir zorunluluk yoktur özellikle de sanat fuarında. Sanatçı birileri rahatsız olacak kaygısı ile mi üretecek?
0
🌸old possum
(10.11.17)
1500'lerde kiliseler çıplak heykel siparişi verirken şu sansüre ve gericiliğe "Türkiye gibi bir yer" kılıfı uydurulması acınası. aradaki 500 yılda, sanatta ahlakın çıplaklıkla veya erotizmle ölçülmediği kavranamadı. sinir bozucu bir olay. geçmiş olsun.
0
sporty
(10.11.17)
@ sporty az önce biraz araştırma yaptım. 1500lerin çok öncesinde kilisede ikonaseverler ve ikonakırıcılar olarak iki bölünme var ve kilisenin doğu ve batı olarak ikiye ayrılmasında en büyük sebep olarak bu gösteriliyor. Yine incil de resim ve heykelin yasak olduğuna dair bir şey bulunmadığı anlatılıyor. Ama hristiyanlığın ilk başlarında resim ve heykel yapımına dair bir şey yok anladığım kadarıyla.
Hani bir de bu kilise o zamanlarda senin için sanata destek adına sipariş verebilecek kadar iyi niyetli ve gerici değil ise ise neden bilim adına konuşanları cezalandırıyordu? Az insan yakılmadı ki o zamanlarda.
0
1adam
(10.11.17)
"erotik" yorumu bir tarafa, resime ve heykele bu topraklarda bir düşmanlık olduğu gerçek. öte yandan bu düşmanlık çok da tarihi değil... evet yüzyıllarca hüküm sürdüğü topraklarda "nedir bu?" diye merak edip bir araştırma falan yapmamış, "elin gavuru" gelmiş araştırmış ama; en azından yok etmemiş! bu da büyük bir başarı bence!

çıplak insan figürleri değil sadece bu düşmanlıktan nasiplenen, bildiğiniz üzere atatürk heykel ve büstleriyle de başı hoş değil bazılarının. artuklu komutanlarından belek gazi (balakgazi)'nin bir önceki (önce dyp, sonradan akp'li) belediye başkanınca dikilen heykeli de nasibini alıyor elazığ'da mesela...

sanat fuarında, "erotik" gerekçesi! @1adam, semt pazarında olsa eyvallah, cami avlusunda olsa eyvallah, e hadi kent meydanında falan olsa da eyvallah ama "sanat fuarı" be :)
0
runagain
(10.11.17)
@runagain ben üstte de yazdığım gibi - zorunda - dediysem bir Türkiye gerçeğini söyledim. Durum bu. Geçen haftalar bu konuda neler yaşandı biliyor olmalısın sanırım. Bu arada olayı zaten tek taraflı olarak biliyoruz.
0
1adam
(10.11.17)
allah aşkına şu 1adam denen tipi ciddiye alıp da cevap vermeyin ya. türkiye'nin gerçeklerine ve dokusuna uymak zorundaymış. şunları söylemekten utanmıyorlar hala. ulan sizin sergide ne işiniz var, sergideki şey sizi niye rahatsız ediyor? sanki sokakta çıplak kadın var da türkiye gerçeklerine uyacakmış. rahatsız oluyorsan sergiye, fuara gitmezsin. lafa gelince özgürlük, türbanlı bacı diye vikvik öterler ama sanat sergisindeki resme bile tahammülleri yok. açık açık "biz böyle şeylerden nefret ediyoruz, bizim gibi düşünmeyenler bizim düşmanımız" diyecek götleri de olmadığı için böyle kırıtarak "ama tirkiyi'nin dikisi vi girçikliri :((" diye saçmalıyorlar.
0
der meister
(10.11.17)
Ağzından bal damlıyor ya ne diyeyim. Senin kadar özgür ve large değilim. Hadi gel muhatap olmayalım. Böyle kendi düşünce iflasının sonuçlarından olan kötü sözlerle, aşağılamalarla hiç bir yere varamazsın. Sen şu meşhur yurt dışı gezilerine odaklan. :)
0
1adam
(10.11.17)
ben senden benim gibi olmanı değil, benim haklarıma saygı duymanı istiyorum zaten ama anlayabileceğin bir konsept olmadığının farkındayım, o yüzden açıklamakla uğraşmayacağım. konunun benim yurtdışı gezimle ne alakası var, anlamadım. ne çeşit bir kompleksin var bilmiyorum ama ben hiçbir zaman ülkesini aşağılayan ya da türk olmayanın otomatik olarak daha iyi olduğunu düşünen bir insan olmadım; aksine, ülkemi senin gibi reisçilerden çok daha fazla seviyorum. sadece, sizin gibiler yüzünden yaşanmaz hale geldiği için, daha iyi standartlarda yaşayabilmek ve farklı yerler görebilmek adına yurtdışını hem gezmeyi hem de oralarda yaşayabilmeyi istiyorum.

"ben istemiyorum" diyene hiçbir şey demem ama senin gibi tipler bunları çekememezliğinden, vizyonsuzluğundan dolayı söylüyor. sözde muhtemelen okumuş, medeniyet görmüş birisindir ama genç bir insanın yurtdışını görmek istemesi, orada yaşamak istemesi bile batıyor sana. tamamen alakasız bir konuda böyle saçma bir şey söyleyebiliyorsun. çünkü bağnaz, kompleksli ve türkten önce arapperestsin. beni bu konuda eleştirebilecek son insansın. kendi hayal dünyanda, osmanlı tuğralı doblonla, süper bir ülkede ve süper bir insan olduğunu düşünerek yaşamaya devam et sen. SANAT SERGİSİndeki RESME tahammülü olmayan adam gelmiş burada özgürlükten bahsediyor ahaha.
0
der meister
(10.11.17)
asıl sorun her şeye sanat postu giydirip yedirmekte. yani bir şeyin sanat eseri sayılması için ne gerekiyor bu tartışılmalı. gerek olmadığını düşünüyorum böyle şeylere.
0
petek
(10.11.17)
Ben şu ana kadar ne dedim de kulağını çınlattım da buralara geldin? Seni doğrudan hedef mi aldım yoksa üstteki başlığa ve ilk yazdıklarıma iyi bak seninle ilgili bir şey var mı? Yok.
Geçen gün de yaptın bunu o modlar la ilgili duyuruda. Yine sen geldin durup dururken sataşmaya.
Belli ki başka bir derdin var.

Neyse asla burada kimseye lan dahi demedim. Demeyeceğim. Ama sen devam et. Çünkü özgür kalmalısın. Anlayışın bu kadar ne yapalım.

Bu arada genç bir insanın yurt dışını görmesi sorun değil de. Yazılarından anladığım kadarıyla o giden sen olunca sorun oluyor. Neyse..
Yazılacak çok ama konu kapanmıştır benim için. Bu arada bir zahmet seninle ilgili olmayan yazdıklarımın arasına girme bir zahmet.
0
1adam
(10.11.17)
Herşeye sanat postu giydirmek mi? Pardon ama bahsi geçen sanatçının zahmet edip bir biyigrafisine işlerine göz atarsanız sanatın tam karşılığını verdiğini görürsünüz. En son London National Portrait Gallery de sergilendi eseri. 87 ülkeden 2580 sanatçının başvurdu ve yalnızca 53 ismin eseri sergilendi

www.instagram.com

Bu saydığım en son işi daha evveline hiç girmeeyim saymakla bitmez başarıları. @petek neye gerek yok onu anlamadım ben ?
0
🌸old possum
(10.11.17)
@1adam, türkiye'nin maalesef ki olan o gerçeklerinin maalesef farkındayız...

ama şu gerçeğe odaklanalım şimdi: bu resimler, bir "sanat fuarı"nda ve "polis tarafından" indiriliyor. bu devirde hala bu kafa, dünya gerçeklerine uymuyor.

@petek, neyin sanat olup olmadığına bence sanatseverler karar vermeli. sergileri, fuarları gezenler, o eserleri alanlar... ziyaretçisi, alıcısı, takipçisi olmayan sanatçı zaten kendini değerlendirir. bunu yapan şu kurum ya da... polis olmamalı ya!

@der meister, türkiye'nin gerçekleri, hassasiyetleri diye bir şey var. beğensek de beğenmesek de... biliyoruz ki bu hassasiyet yolsuzluğa, yoksulluğa, hırsızlığa, ranta, adam kayırmaya, rüşvete karşı değil! ne din adamlarının gündeminde bunlar ve ne de sokaktaki her haltı yiyip, bir de evliya pozunda dinci takılan tiplerin...

maalesef çok kalabalıklar :) ve artık devlet demek kahvehane demek neredeyse... üslup o, tarz o. tarihte hiçbir dönem, hiçbir türk devletinde böyle bir lümpen istilası yaşandığını sanmıyorum. meselenin "inançlı insanların başta olması" ile alakası yok, ki bu iddia her şeyden önce diğer bütün tarafları "inançsız" yapar ki, yok öyle bir şey!.. mesele vizyonsuz olmak, cahil olmak, kaba olmak; demokrasiden, haktan, hukuktan nasiplenmemiş olmak.

türkiye'nin bu gerçeklerini bilerek yaşıyoruz.

@1adam, seni de anlıyorum. şu anda içerisinde bulunduğun bir çevrede yetiştim ve o düşünce, yaşam kodlarını biliyorum. ama daha büyük bir dünya var. orada kavramlar çok daha farklı, evrensel... din de değil bu "türkiyenin özel vs'si" dediğimiz şey. tamamen yobazlık ve taassup. bu, inananların yaşam tarzına karşı bir müdahale ya da onları hor görmek değil. tam tersine bu bir fırsat.
0
runagain
(11.11.17)
(2)

bazen, bilgisayar karşısında kulaklıkla müzik dinlerken...

bir sevgi faresi jamal
...birinin aniden odaya girip kafanızasilah dayayacağı hissine kapıldığınız oluyor mu?
...birinin aniden odaya girip kafanıza
silah dayayacağı hissine kapıldığınız oluyor mu?
0
bir sevgi faresi jamal
(10.11.17)
Metro beklerken arkadan iterler mi sendromu :)

Hayır, ses çok açıksa bazen "Seslenirler mi?" "Duydum mu, duymadım mı?" gibi olabiliyor.
0
hana bi
(10.11.17)
olmuyordu ama reddit'te okuduğum hikayeden sonra olmaya başladı. adam kendi odasında kulaklıkla oyun oynarken eve giren hırsız eşine tecavüz ediyor. herif sonra sesleri duyup çıkıyor odasından, adama iki el sanırım ateş ediyor. hatta şöyle bir detay vardı: hapse girip bilmem kaç sene yatabilirmiş çünkü öldürmek için vurmuş ama daha sonra yapılan incelemede hırsızın ilk atışta öldüğü tespit edilmiş, yani haliyle ikinci kez sıkmasının bir anlamı kalmamış. ilkinde etkisiz hale getirip ikinci kurşunla öldürmüş olsaymış, öldürdüğü için içeri girecekmiş adam.

küçük kızları varmış bir de. neyse ki o meseleyi hatırlamıyormuş fazla küçük olduğundan ama eşi yıllar sonra hala evde yalnız kalmaktan korkuyormuş. kanım donduydu şerefsizim. "gerçek değildir yea" diyeceğim ama işin içinde amariga olunca her şey mümkün görünüyor.

o yüzden ben gerekmediği müddetçe kulaklık takmıyorum açıkçası, en basitinden çalan kapıyı duymamayı dahi istemem, illa kafama silah dayanamalarına gerek yok.
0
der meister
(10.11.17)
(11)

If one day, my words are against science, choose science

loser blueser
bana epey saçma bir çeviri gibi geldi, doğrusu bu mudur, daha güzeli olamaz mıydı?
bana epey saçma bir çeviri gibi geldi, doğrusu bu mudur, daha güzeli olamaz mıydı?
0
loser blueser
(10.11.17)
bunca yıllık türküm böyle bir lafını duymamıştım. büyük ihtimalle yanlış bir çeviri
0
zimbirik
(10.11.17)
ataturk'e ait boyle bir soz yokmus kaynaklarda zaten neresinden tutsan sacma bir soz.
0
partizan
(10.11.17)
Elon Musk çevirmiş, adam edebiyatçı değil ama ana dili İngilizce, yanlış bir şey yok.
0
i was made for you
(10.11.17)
kalinda +1, bunu cidden elon yapmışsa ilginç olmuş çünkü ağır chicken translate örneği. kullanılması gereken fiil, atatürk'ün kastettiği şey (bu lafı söylemişse) contradict.

contradict, atatürk'ün A dediğine bilimin B demesiyken, against atatürk'ün "bilimin amk" şeklinde bir çıkış yapması gibi olur. bu şekliyle çevrilmesi dil konusunda hassas biri için facia aslında, ortaya çıkan anlam komik oluyor çünkü. "ben yerçekimini reddediyom ama siz yine de bilime inanın beni değil" demiş gibi jusfjskl
0
der meister
(10.11.17)
Adamı gereksiz eleştiriyorsunuz. contradict kelimesini inceleyelim.

:to assert the contrary of

against'in anlamlarından birine bakalım.

:contrary to

Ayrıca contradict'in diğer bir anlamı da tam olarak bilimin amk oluyor.

:to imply the opposite or a denial of

Yani her zaman dediğim gibi kelimelerin tek bir anlamı yok, şurada mutlaka şu kullanılır diye bir durum %99 olmuyor.

baldur'a da +1 demeden geçemeyeceğim, ana dilini kullanan birini eleştirmek için iki kere düşünmek gerekirken eleştirilen kişi Elon Musk olunca bir kırk kere düşünmek lazım, şu dandik cümleyi çevirebilecek kapasitede biri olduğu açık çünkü.
0
i was made for you
(10.11.17)
Ne diyosunuz olm Elon musk ingilizce bilmiyor mu? Bu ne ozguven ya:)
0
baldur2
(10.11.17)
Evet, İngiltere Kraliçesi bu şekilde çevirmezdi büyük ihtimalle. Ancak Musk'ın bu cümlesinde en ufak bir yanlışlık yok. Sonunda nokta olmaması hairç tabii (Gerçi onu sen duyuruyu açarken eklememiş olabilirsin).
0
sen git ben geliyorum
(10.11.17)
katılıyorum çok eğreti ve dandik bir çeviri gibi duruyor.

hemen "elon musk ingilizce bilmiyor mu" diye çıkışanlar: cümleyi o çevirmiyor. instagramda bir türkün hatta ekşicinin yazdığı yorumu aynen kopyalayıp o şekliyle alıp twitter'a yazıyor. çeviriyi yapan ingilizce bilmeyen elon musk değil ekşicinin teki yani. tamam yapı olarak bir sorunu olmayabilir o yüzden direkt alıp kopyalamıştır zaten ama cümleyi tam karşılamadığı ve eğreti bir çeviri olduğu ortada. sebebi de bir türkün elinden çıkmasıymış işte. anadili de anadili diye tutturmuşsunuz öyle değilmiş.

eksisozluk.com
0
rotten head
(10.11.17)
arkadaşlar i am against demiyor. my words against diyor. dolayısıyla çeviri anlamı korumuştur.
0
alperz
(10.11.17)
malum fotoğrafının altına biri aynen bunu yorum atmıştı. elon da beğenmişti. direkt copy paste yapmış elemanın cümlesini.
0
efreet sultan
(10.11.17)
Kim çevirmiş bilemiyorum tabii, ama burada "benim sözüm bilime karşıtsa" değil de, "benim sözüme karşı bilimin sözü gibi bir durum olursa" diye bakarsak o kadar da garip olmuyor.
0
sopiro
(10.11.17)
(4)

Lviv-Ukrayna

apolitikherif
Yakın zamanda gitmeyi düşünüyorum. Şunu yapmadan dönme diyeceğiniz bir şey var mı?
Yakın zamanda gitmeyi düşünüyorum. Şunu yapmadan dönme diyeceğiniz bir şey var mı?
0
apolitikherif
(09.11.17)
sex
0
nigeo
(09.11.17)
meydanda green restaurant var. vegan bi yer, menusu hem cok cesitli hem de diger yerlere gore daha uygun. yaninizda biri daha olacaksa biz korku evine gitmistik orda, cunku yarim gunde goreceklerimizi gormustuk. tripadvisor'da aratirsaniz mutlaka gorursunuz.
0
pide
(09.11.17)
bir yeraltı cafe var orada spesiyal kahvenizden istiyoruz de ve gelen kahve ile yaplan şovu izle sona iç.

en meşhur yeraltı kahvecisi belli zaten.
0
basond
(10.11.17)
kryjivka'da bira iç, vareniki ye.
0
der meister
(10.11.17)
(11)

cinsiyete göre psikolog

neynep
Er kişiler, psikolog seçimlerinizde kadın psikologla çalışmakta zorlanıyor musunuz? Erkek bi kişiye psikolog tavsiyesi bulmaya çalışıyorum ama erkek kişi mi aramalıyım acaba? Daha mı rahat olur acaba?
Er kişiler, psikolog seçimlerinizde kadın psikologla çalışmakta zorlanıyor musunuz? Erkek bi kişiye psikolog tavsiyesi bulmaya çalışıyorum ama erkek kişi mi aramalıyım acaba? Daha mı rahat olur acaba?
0
neynep
(09.11.17)
ben sosyal fobinin ve kadınlarla iletişimimin dibe vurduğu bir dönemde şaşırtıcı biçimde cesaret örneği göstererek psikiyatristimin ve psikoloğumun özellikle kadın olmasını istemiştim. çok faydasını gördüm. bu kişiden kişiye değişebilir elbette ama ben kendi adıma kadın psikoloğa gitmiş olmaktan dolayı çok memnunum. belki cinsiyetçi bir yaklaşım olacak ama konu ruh sağlığı olduğunda bir adamın karşısına geçip de dert anlatmak bana "profesyonel" gelmiyor pek, adam her an masanın altından iki bira çıkarıp "siktir et kankito yav o değil de geçen çelsi-yunaytıd maçı ne biçimdi beeee öyle değil miydi aga" diyecekmiş gibi hissediyorum eheh.
0
der meister
(09.11.17)
bu erkek olan arkadaşınız kadar psikologun tecrübesine bağlı, yani rahat olup olmaması. kaynağının fizyolojik olmadığı tescillenmiş olan erken boşalma gibi spesifik bir sorunu yoksa rahatlık sorun olmaz. ya da arkadaşınız psikolog olarak dişi bir uzmanı seçerseniz "aşık oldum uleen ya benimsin ya kara toprağın" diyerekten başını belaya sokcak cinsten biri değilse yine sorun olmaz.

rahatlık demişsiniz, sorun alanını bilemediğim için farazi dediklerim ama; erkek bir psikologta da rahatlık-rahatsızlık açısından bir rekabet durumu gelişebilir mesela; içinden "bana nasıl bunları der" cinsinden şeyler geçirir diyelim ve kendi konuşmasını engeller.

nihayetinde psikologun kabiliyeti ve tecrübesi ile ilgili yine de. verdiğim uydurma örnekler bile kabiliyetli/tecrübeli için zorlayıcı şeyler olmaz, olmayabilir.
0
dafaisss
(09.11.17)
kendi cinsiyeti daha iyi bence. seni daha ii anlıyor.
0
for day to break
(09.11.17)
Psikologa gitmedim hic ama sanirim erkege giderdim. Mesleklerim dolayisiyla gunde yuz kadinla muhatap olup 10 kadinla tanisiyorum. Psikologa gitmemi gerektiren bir kac sorunum var ama dunyanin en rahat adami olmama ragmen bu konularda kadin psikologa derdimi anlatmak istemezdim.
0
a r a m i s
(09.11.17)
ben kadina gitmistim daha iyiydi +1
istedigim zaman kufrediyordum ama yine de kadin olmasi ortama bir nezihlik katiyordu sanki kendime bir ceki duzen veriyordum kendimi topluyordum seans sirasinda
0
ezeriko
(09.11.17)
İşinin ehli olsun, kadin erkek olması cok farketmez.

Kişisel görüşüm, bu konuda kadınlar bi’tık daha iyi
0
fever
(09.11.17)
evet, cinsiyetten bağımsız olması en ideali tabii ki, en iyisi de her iki durumu da idare eder, ama, diyelim ki ideal şartları bulamadık;

toptan cinsiyetçilik olmasın, yanlışsam düzeltin ama kadınların yapısına biraz daha uygun bi iş gibi, detay vs. Ama insan sosyal varlık da olduğu için, karşısındakini izole ve cinsiyetsiz olarak göremiyor, kadına açılmak, zaten zor açılan, kapalı biri için daha zor olur gibi geldi. kapalı olduğu için sormak da kolay değil :)
@dafaisss dediğin de doğru olabilir, inatlaşır gibi bu tip. öyle şeyleri sorun olabilir hakkaten, düşününce mantıklı geldi. "bana ne konuşuyo bu lavuk" durumu olabilir savunma hallerinde.
bilemedim.

zor bi karakter.
öneriniz varsa çok sevinirim, iki cins de vereyim, kendisi seçsin.

teşekkürler ederim
0
🌸neynep
(09.11.17)
Valla ben her zaman kadınları tercih ediyorum. Erkekler sanki "ya derdini skeyim, gel iki bira içelim bir şeyin kalmaz" diyecekmiş gibi hissediyorum. Daha rahatım kadınların karşısında.
0
synesthesia
(09.11.17)
kadın ya da erkek olması bir şey değiştirmez.

''terapistlik kadınların yapısına daha uygun'' , ''erkek olunca 2 bira açacakmış gibi geliyor'' falan bunlar tabii ki saçmalık ve gerçek ile alakaları yok :)

ha siz ya da tanıdığınız muhafazakar veya utangaç biriyse, belki o zaman hemcinsi olması bir fark yaratabilir.
0
otonomo
(09.11.17)
@otonom, gerçek nedir?

terapi epeyce öznel bir mevzu ve insanlar öyle hissetmişlerse, onların gerçeği de oymuştur. niçün bu kadar tepeden baktınız ki?
0
fever
(09.11.17)
@fever

gerçek gerçektir. tepeden baktığım filan yok, siz öyle algılıyorsunuz.
0
otonomo
(09.11.17)
(1)

Avrupa’da yüksek lisans ve ortalama

hirkasi dusuk
Şu an 2,70 ortalamam var. Sizce fransa ya da almanyadaki üniversitelere başvurmak için ortalamam çok mu düşük ? Sizce şansım var mı ?
Şu an 2,70 ortalamam var. Sizce fransa ya da almanyadaki üniversitelere başvurmak için ortalamam çok mu düşük ? Sizce şansım var mı ?
0
hirkasi dusuk
(09.11.17)
ben türkiye'de öğrenciyim ama bu konuları araştırmış, bu konuda işi bilenlerle konuşmuş biri olarak onlardan duyduklarımı aktarayım: ortalama düşük tabii de olmayacak iş değil. burs bulamazsın sadece. bir de gideceğin ülkenin dilini iyi bildiğini belgelemen çok büyük avantaj olur sanırım bu durumda. ingilizce programlara uluslarası talep çok fazla ve okullar da ücretsiz olduğu için oralarda bu ortalama seni geriye atabilir. ama ben şahsen tanıyorum yani daha düşük ortalamayla almanya'da okuyan insanlar. hesapta gösterecek para olduktan sonra gitmek o kadar zor değil.
0
der meister
(09.11.17)
(20)

işe gitmek için kıta değiştiren insanlar

diffarentiationation
istanbul'u hiç bilmiyorum. millet neden çalıştığı yakadaki bir evde oturmuyor? anadolu çok ucuz, avrupa pahalı; köprüyü, vapuru çekmeye değer gibi bir şey mi?
istanbul'u hiç bilmiyorum. millet neden çalıştığı yakadaki bir evde oturmuyor? anadolu çok ucuz, avrupa pahalı; köprüyü, vapuru çekmeye değer gibi bir şey mi?
0
diffarentiationation
(09.11.17)
kadıköy'de yaşayıp bakırköy'de çalışıyorum işi bırakırım kadıköy' ü bırakmam
0
guitarissimo
(09.11.17)
Ev değiştirmek de çok pahalı çünkü. 2 kira depozito + taşınma masrafı + bilmemne, + işyerinde ne kadar kalacağın meçhul. Zor yani pis iş.
0
roket adam
(09.11.17)
yalnız yaşanmadığı zamanlarda bazen çoğunluğa yakın olan yerde oturulur ve yollar çekilmek zorunda kalınabilir.
0
karamaleksey
(09.11.17)
Abim avcilar-pendik.
Uyandi az obce, uzuluyorum bu cocuga :d
0
imelih
(09.11.17)
Vapura biniyorlar
0
nax
(09.11.17)
anadolu çok ucuz derken?
0
der meister
(09.11.17)
İstanbul’u gerçekten bilmiyorsun
0
nrmnm
(09.11.17)
vapur yolculugu yuruyerek ise gitmekten sonraki en rahat sey nerdeyse bu sehirde. eger tek vapurla ise gidip gelebiliyorsa cekiliyor. onun disinda ev degistirmek pahali, gonlune gore ev bulmak zaten milyonda bir falan sans. o yuzden mecbur kaliniyor. yoksa o lanet metrobus filan cekilir is degil.
0
in vino veritas
(09.11.17)
Cunku herkes aptal, Sen akillisin
0
baldur2
(09.11.17)
Silivri ya da tuzlada oturmuyorsan istanbuldaki bütün evler pahalı yalnız...

Ben önceden 2 saat yol çekiyordum ama sadece metroyla gittiğim için koymuyordu.
0
jazzabel
(09.11.17)
Istanbullu olmayan bekar insanlar evlerini de iş yerlerine yakın olacak şekilde taşıyorlar zaten. özellikle de beyaz yakalılar.

Sorun istanbullu için var, adamın ailesi arkadaşları mahallesi vs.ni bırakması gerekiyor, bu trafik mevzusu yüzünden biten ilişkiler var buna rağmen insanlar bulundukları ortamı terk etmeye meyilli değiller.
0
selam
(09.11.17)
Selam +1 öncelikle.
Genelde evli olanlarda var ev ile işin uzak olması. Çünkü eşlerden birine yakın tutuluyor ev veya ikisine de orta nokta bulunmaya çalışıyor.
Sonra çocuğu olanlar annesi babasına yakın ev tutuyor ki çocuğu işe giderken bırakabilsinler.
Veya bir ev almış oluyor tuzladan, beylikdüzünden bir siteden. Aldığı evde oturuyor, bir dünya yol gidiyor işe.
Bu arada gerçekten istanbul’u bilmiyorsun sanırım :) esenyurttan işe gelen arkadaşımız (iş avrupada) tuzladan gelenden daha çok trafikte kalıyor.
0
irene
(09.11.17)
guitarissimo +1

ev kadıköy, şirket 4.Levent. istanbul'da oturacaksam kadıköy'den başka yerde yaşamak benim huzurumu kaçırır. kaldı ki şirketin servisi var zaten uyuya uyuya gidip geliyoruz.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(09.11.17)
Soruya İstanbul'u hiç bilmiyorum diye giren insana "herkes aptal, sen akıllısın" demeye gerek yok bence ya. Ben İstanbul'a geleli birkaç ay oldu, hâlâ buradaki bazı şeylere anlam veremiyorum ben de :(

Ben de her gün kıta değiştiriyorum; işime yakın yerlerde eski, leş gibi binalarda eşyalı odalara 1000+ tl istiyorlar. Anadolu'da yeni bina, pırıl pırıl evde oturuyorum, o leş odaya vereceğim parayı deniz otobüsüne verip trafiksiz gidip gelebiliyorum. Arada epey de yürümem gerekiyor ama trafik çekmekten iyidir. Avrupa'da oturan arkadaşım işten 6'da çıkarsa 9'da eve varabiliyor trafik yüzünden, ben 6'da çıksam 7.30'a doğru eve giriyorum. Deniz yoluyla gitmesem çekilmezdi tabii.
0
kobuzchu kiz
(09.11.17)
gazi mahallesinden ümraniye'ye gidip geldim bir yıl boyunca. sonraki yıl çekmeköye uzandım.

aile, ev taşımanın zorluğu, semtini terk etmek istememe gibi nedenleri var. benim sebep aileydi.

@imelih, o neymiş ya... harbiden, Allah kolaylık versin.

@unionall, evet o boğazdan her gün geçmek harikaydı. işe giderken günaydın derdim; dönüşte de iyi akşamlar, yarın görüşürüz :)
0
runagain
(09.11.17)
* Anadolu yakası ucuz değil, her iki yakada da daha ucuz ve daha pahalı semtler var
* Tarihsel olarak işyerleri daha çok Avrupa yakasında, özellikle bazı sektörler (bankacılık vs) komple Avrupa yakasında
* Anadolu yakasında şehirleşme daha geç başladı, o yüzden AVR yakasına göre nisbeten daha düzenli bir yapılaşmadan söz edebiliriz (bazen söz edemeyeceğimizi de düşünüyorum ama, kentsel dönüşümle s.tılar şehrin yapısına)
* Eğer işyeri vapur/deniz otobüsü ile ulaşılabilecek gibiyse lokum gibi olur, buna "çekmek" diyemeyiz.
* Genel sebep aileyi oluşturan herkesin İstanbul'un farklı bölgelerinde okuyor / çalışıyor oluşu.
0
SiyamkedisiZorro
(09.11.17)
İş ve ev aynı kıtada bile olsa bu şehirde trafik sorunu var, o yüzden normal karşılayabiliyor insanlar yol mesafesini, böyle tahmin ediyorum.
0
turuncu tonlarda
(09.11.17)
1 sene boyunca kita + sehir degistiriyordum. Istanbul avrupa yakasi eskiden sehrin bati siniri sayilabilecek bir ilcede yasiyorum, isyerim istanbul'un dogu sinirina komsu baska bir sehirdeydi. Evimi seviyorum, ailemle yasiyorum ve ailemle yasamayi seviyorum. Isimi de seviyordum. Servisim vardi. Dolayisiyla yolda okuyacak-izleyecek bir sey bulduktan ya da uyuyabildikten sonra cok da atla deve bir zorlugu yok. Ustune bir de gunde iki kere bogaci manzarasi. Daha ne olsun.
0
unionall
(09.11.17)
Aslinda bunun nedeni turkiyede bireylerin aileden kopamiyor olusu ve kendi ayaklari ustunde duramiyor olusu yatiyor.

Ilk olarak tr de 35 yasina gelmis bile olsa eleman hala aileyle yasiyor evli degilse. Buldugu is farkli kitada olsa bile evden ayrilmak aklinin ucundan gecmiyor.

Ikinci olarak evlerin yuksek fiyati engel oluyo, aile ile kalmak daha ucuza geliyor.

Ucuncu olarak gebelde bireyler pek mantikli kararlar vermiyorlar her gun 3 saat yolda gecirip 12 saatlik mesai ardindan eve gelip uyuyor, her gun ayni rutinden sanirim ayamiyor olaya.

Zamanin kiymetini bilmiyor kimse. Yolda gecen saatleri hesap etmiyor ya da edemiyor.
0
kurnaz
(09.11.17)
millet evine yakın iş bulamıyor, bekarsa zaten ailesiyle yaşıyor genelde, bir raddeden sonra da zaten işyerine yakın ama sosyal hayata daha yakın bi yerlere (beşiktaş, beyoğlu, kadıköy, mecidiyeköy, ortaköy vs..) taşınıyor. mevzubahis kadıköyse işyerine uzak olmasına da tahammül edebilen bir kitle de var.
0
yuto
(09.11.17)
(1)

Rusça öğrenmek

istebukadar
Bunun için en kolay kitap nedir ? Pratik yapabilecek çok olanağım var .
Bunun için en kolay kitap nedir ? Pratik yapabilecek çok olanağım var .
0
istebukadar
(07.11.17)
başlangıç düzeyinde türkçedeki isimleriyle payehali ve rusya'ya doğru (birincisi) kitapları iyidir ama rusça kitaptan "iyi" şekilde öğrenilmez. çok fazla kuralı ve de istisnası olan bir dil. adamakıllı öğreneceğim dersen hoca şart. tek başına çalışıp da b1 rusça öğrenen kimse olduğunu sanmıyorum, anca a1'i bitirirsin. açıklanması gereken, kitapta yazmayan vs. çok fazla şey var.
0
der meister
(07.11.17)
(17)

Kombi yakıyor muyuz

whatyougetiswhatyoudid
istanbulSb
istanbul
Sb
0
whatyougetiswhatyoudid
(05.11.17)
Minimumda devamli acik
0
mor oje
(05.11.17)
açık bizde minimumda
0
basond
(05.11.17)
Açık min.
0
follow rivers
(05.11.17)
10 gündür devamlı yanıyor.
0
doxanikee
(05.11.17)
Evet 1 haftadır sürekli açık.

Araya kaynıyorum : Arkadaşlar min dediğiniz nedir? Benim kombide dereceler var. 60 santigrat çok mu az mı, hangi seviyede?
0
elon
(05.11.17)
evet. çok yanmıyor ams.

60derece neymiş arkadaş? hamam yapar o. 40 şuan. hele kombi yoğuşmalıysa ve 50 dereceyi geçersen yoğuşma yapmıyor.
0
sutlu nescafe
(05.11.17)
Biz yakmadık henüz.
0
ms brownstone
(05.11.17)
ankara'dayım, geçenlerde gece -4'ü gördük ama hala yakmadım. son ağaç kesilene, son ırmak kuruyana kadar da yakmayacağım. çok pahalı. param yok değil. sadece buna vermek istemiyorum. geçen 18.5 lira (1.5 lirasını kesiyor makina, malum kartlı sistem) yüklettim. anaaa. lan 7 metreküp mü ne gaz yüklendi. 7 mi 70 mi 7 milyon mu neyse artık orasını bilemem. iki haftadır sadece banyo için sıcak su ve yemek için ocağı kullanıyorum (ki günde toplamda 10 dakika bile yanmıyodur) ve 3 metreküp gitmiş bile. bak bak bak. demek ki her akşam evde yemek pişirsem her ay 100 lira ödemem gerekecek. musluğu yanlışlıkla sıcak su tarafından açınca 3 metreküp yiyen zalım gazov kombiyi çalıştırana neler yapar, sen söyle.

ben evden 8 dedin mi çıkarım. çorba çeşmesi var yakında hemen, oradan beleş çorbamı gömüp eppeğimi yerim. ders 9:30'da başlıyo ama ders mers çalışıyom, hem okuldaki kaloriferin parasını ben vermiyorum ki bana ne. ders bitince de ödevim işim gücüm varsa okulda kalıp hallediyorum. eve gelmem 4 olsun hadi. giyiyorum donlarımı, alıyorum battaniyeyi sırtıma, oooh mis. kaavemi çayımı içiyom. gece dedin mi de zaten benim iman dolu göğsüm gibi yorganım var, altına girdin miydi buzul çağı başlasa haberin olmaz. mis.

büyük konuşmak gibi olmasın ama -10'u görmediğimiz sürece yakmayı da düşünmüyorum. kutup ayısı gibi adamım, bana vız gelir tırıs gider. ayda 300 lira doğalgaza veremem, heç gusura bakmayın. YÜCE RABBIM hastalık vermesin de gerisi kolay. 5 derecede kombi yakacaksak ohoo. önümüzdeki 4 ay öyle zaten burası. şimdi 4 ay kombi mi çalıştırcam ben? sie. çok pahalı. bugün büyük ikramiye çıksın yine yakmam amk. anlamsız derecede pahalı çünkü. param var diye 3 lira olması gereken şeye niye 33 lira vereyim, mal mıyım. giderim rusya'dan toptan gaz falan alırım, daha ucuza gelir şerefsizim. direne direne kazanacağız.

(kartlı sistem olmasa yakardım aslında, istanbul'da negzel 600 lira falan geliyodu fatura ama 50 aya bölerek ödüyoduk. burda önceden verip sonra yakıyon skiyim)
0
der meister
(05.11.17)
ben de hiç yakmadım daha, camlar da bütün gün açık kaldı.
0
hypathia
(05.11.17)
Evet. Ne az yakıyorum ne de kökledim. Orta karar bir sıcaklıkta.
0
i m cool with that
(05.11.17)
sonuna kadar direneceğim
0
pide
(05.11.17)
Ben de hiç yakmamıştım, bugün burnumu çekerek uyandım. Gece üşüttüm muhtemelen diye düşünerek tırstım ve öğlen kombi sezonunu açtım. Minimumda kış bitene kadar gider böyle sanırım.
0
va
(05.11.17)
3 haftadır açık. İşe giderken kapatıyorum
0
fallopian
(05.11.17)
bugün yaktım. sadece evin soğuğunun kırılmasını sağladı gerçi, pek ısıttığını söyleyemem.
0
sopiro
(05.11.17)
Gündüz kapatıyoruz, işten gelince minimum açıyoruz (40). Çok soğuk oluyor bir kaç gündür (bugün iyiydi gerçi)
0
dahinnotha
(05.11.17)
direniyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.11.17)
geçen sene yakmamıştım, bu sene de yakmayı planlamıyorum. gerçi geçen seneyi hareketsiz geçirmiştim. bu sene daha farklı yaşıyorum. o yüzden dayanabilir miyim bilmiyorum. ama havalar da daha iyi ya. ben evde şort+uzun kolluyla takılıyorum, çalışmalarımı boxer'la yapıyorum. bu hafta da sıcak geçecekmiş. artık bu sıcaklardan sonra uzun bacaklı bir şeyler giymeye başlarım herhalde. sonra üşümeye başlayınca uzun kollunun içine t-shirt giyeceğim. sonra üste süveter. sonra hırka. sonra eldiven ve bere. sonra battaniyeden panço ya da evde giydiğim kaban. sonra boyunluk. sonra yatarken balaklava... geçen sene böyle atlatmıştım. bu sene de planım bu. işlemezse son çare yakarım belki.
0
misterturist
(06.11.17)
(4)

-10 derecede giyilecek mont ve bot

Kamyoncunun vitesi
şubatta danimarka ve norveç'e gideceğim, fakat o mevsimde sıcak tutacak bir monta sahip olduğumu düşünmüyorum. istanbul'da giydiğim paltoyu giysem götüm donar diye düşündüğüm için mont ve bot alacağım ama hangi tür ve nereden almalıyım pek bilemiyorum. bir fikri veya daha önce böyle bir deneyimi ola
şubatta danimarka ve norveç'e gideceğim, fakat o mevsimde sıcak tutacak bir monta sahip olduğumu düşünmüyorum. istanbul'da giydiğim paltoyu giysem götüm donar diye düşündüğüm için mont ve bot alacağım ama hangi tür ve nereden almalıyım pek bilemiyorum.

bir fikri veya daha önce böyle bir deneyimi olan biri varsa eğer önerilere açığım. nereden hesaplı bir şeyler bulurum, kayak montu mu, kaz tüyü mü, vb...
0
Kamyoncunun vitesi
(05.11.17)
Kayak montu yeter. Icine de atlet (ben yun atlet giyiyorum, termal de tercih edilebilir) tshirt kazak/uzun kollu uclusu.

Ayakkabi olarak disi deri, ici tuylu/kurklu bi cizme giymistim. Herhangi bi kislik outdoor ayakkabisi da olur. Ya da dedigim gibi ici kurklu/tuylu bisey.

Pantolon da icine yun kulotlu corap giyiyodum. Bu arada ben oradaykennhava -28 idi :D -10 olsa pantolon icine corap giymezdim ama aliskanlik meselesi.

Atki, bere ve eldiven onemli ama cok.
0
kuehles blondes
(05.11.17)
north face, jack wolfskinin cogu montu dertsizce bu geziyi yapmaniza olanak saglar.

bunun yaninda soguga karsi korunmak icin dikkat edilmesi gereken en önemli sey kalinlik ya da kislik seyler degil, katman katman giyinmektir.

üstte ve altta termal iclik varsa, corap ve ayakkabi kaliteli ise pek sirtiniz yere gelmez. monttan cok daha önemli bu 4 sey. mont önemsiz degil ama bunlar daha dikkatli secilmesi gereken seyler.

-10 cok cok sikintili degildir.

ek olarak duruma göre kesinlikle günes gözlügü ve düzgün cilt kremi alin. asagi yukari her sene degismekle 10-30 gün arasi -10 civari geciyor burada, yilin 4-5 ayi 0 derece civarlarinda, ben bu sekilde korunuyorum soguktan. isin zorlayan kismi indoor ve outdoor arasindaki sicaklik farki, kisin genelde mont üzeri tshirt giyiyorum bu sekilde.
0
kurnaz
(05.11.17)
atkı, bere ve eldivenin önemi hususunda kuehles hanıma katılıyorum. ben decathlon'dan yapmıştım ölümcül kış alışverişimi. quechua'nın yeşil montu var, ondan almıştım. yaklaşık bir ay boyunca minimum -2, maksimum -24, ortalama -10 civarında gezmiş ve üşümemiştim. yani yine üşünüyor da hiç "hemen eve gitmem lazım" düşüncesi olmuyor, dişlerin takırdamıyor.

ben atkı yerine şey kullandıydım, buff diyorlar galiba, o nane. hem boynumu hem ağzımı kapatıyordu, hatta bazen kendimden geçip burnuma kadar çektiğim oluyordu. iki kat çorap ve İÇ DONU da ekledin mi tamamdır. şahsımca dikkat edilmesi gereken hususlar,

* ya çoraplar ince ya da bot bol olsun, iki kat çorap kan dolaşımını engellememeli veya ayağı sıkmamalı. yoksa kan akışını iyice yavaşlatacağın için bir saatin sonunda ayaklarını hissetmezsin beş kat çorap giysen bile.

* çok kat giyinmek iyi değil, daha fazla üşütür ve hatta terleteceği için muhtemelen direkt hasta eder. güzel bir atlet, üstüne kazak-gömlek tarzı bi' şey, onun üstüne de sağlam bir mont iyidir.

gittiğim yerde bana "sıcak tutmaya çalışma, o zaman daha kötü hissedersin, canını çok sıkmayacak kadar üşümen lazım" demişlerdi. haklılarmış. lahana gibi beş kat giyindiğimde çok daha fazla rahatsız hissediyordum şahsen.
0
der meister
(05.11.17)
-17'leri gormustuk o gun kopenhag'da columbia montum vardi pek etkilemedi. 2 saat kadar sonra bacaklardan usumeye baslamistim ama bi tek pantol giydigim icin.
0
jedilance
(05.11.17)
(16)

Makyaj yapmayan kadın bakımsız kadın mıdır?

ms brownstone
Bence değildir ama çevremdeki hemen hemen herkesin bakış açısının benimkinin tersi olduğunu fark ettim. Sanki makyaj yapmamak çok anormal bir şeymiş de normali her gün makyajlı dolaşmakmış gibi bir algı var. Ne düşünüyorsunuz bu konuda? Mesela iş yerinde falan makyaj yapmayan bir insan yapanlardan d
Bence değildir ama çevremdeki hemen hemen herkesin bakış açısının benimkinin tersi olduğunu fark ettim. Sanki makyaj yapmamak çok anormal bir şeymiş de normali her gün makyajlı dolaşmakmış gibi bir algı var.

Ne düşünüyorsunuz bu konuda? Mesela iş yerinde falan makyaj yapmayan bir insan yapanlardan daha mı anormal sizce de?

Bir de en çok aramızda okula, işe falan hiç makyaj yapmadan giden kadın var mı bunu merak ediyorum. Resmen günlük hayatta makyaj yapmamış kadın görmüyorum gibi bir şey ve yapmayanların garip karşılanması da çok saçma geliyor bana. Ben hayatımın %90'ında falan makyaj yapmıyorum ve bunu yapan tek insan değilimdir diye düşünüyorum. Değilim di mi kızlar? :(
0
ms brownstone
(03.11.17)
Alakasi yok bence. Tertipli olmasi kafi
0
oldboy
(03.11.17)
hayır. aksine güzel kadındır.
0
petek
(03.11.17)
Pis ve dağınık insan bakımsızdır. Ama makyaj=bakım algısı daha yaygın.
0
jazzabel
(03.11.17)
erkeğim, ben belirgin olmadığı sürece makyaj yapılıp yapılmadığını anlayamıyorum bile. hatta "ne güzel al al yanakları var" dediğim kızı makyajsız görünce "anaa makyaj mıymış lan o" diye şok geçirdiğim oldu, düşün o kadar uzağım mevzuya. haliyle bakımlılık kriterlerimden biri değil makyaj. anlamıyorum çünkü. genel olarak ağzı burnu kokmuyosa, güzel kokuyosa (ya da kötü kokmuyosa), parmağını tırnağını yemiyosa, yarısı sökülmüş ojeyle dolaşmıyosa, saçı başı düzgünse (düzgünlükten kastım belirli bir forma sahip olması sadece, orman kaçkını gibi olmaması yeterli) benim gözümde "kendine bakan kadın" izlenimi uyandırır o kişi. makyaj, krem gibi zımbırtılar işin ekstrası olur, ki birlikte olmadığım birinin ne kremi kullanıp neresine nasıl baktığını zaten bilmem.

haa kadınlara sorduysan onlar zaten itinayla gömer seni birazdan. siz hem kim ne makyaj yapmış ne halt etmiş anlayabiliyosunuz hem de rekabet şeysi var. siz kavga edersiniz şimdi :((
0
der meister
(03.11.17)
plazada çalışıyorum, hiç makyaj yapmıyorum. gerek görmüyorum yani doğallık bence çok daha güzel. kimse de bu güne kadar bakımsız demedi yüzüme karşı ama arkamdan diyorlar mıdır bilmiyorum. demiyorlardır bence :)
0
istanbul kanatlarimin altinda
(03.11.17)
hayir, hepimiz beyinsiziz ve uzerimizde buyuk baskilar var.

cokuluslu bir zimbirtida calisiyorum, bir tek hicbir ise yaramayan mudurum suslu biraz. o da calismaya ihtiyaci olmayan, baglantilari sayesinde orada pozisyonlanmis, haftaya annelik iznine defolmasini aylardir bekledigimiz biri. topuklu giymez, ayda bir ojeli gorursun; yuzu ve saci kendiliginde cok iyi gorunuyor; tombul.

turkler kadin erkek cok sikintili.

ayrica olaylara kiclarindan bakiyorlar. gobeginden cekinen, fakat spora gitmek yerine korse giyen erkek insan var...

yine de, orada da, makyajli halinize alisinca, makyajsiz giderseniz (cumle kuramadim) hemen "hasta misin?" diyorlar... gozunun ustunu cizsen, ne guzel olmussun, diyorlar... fenasi, ben haftada 1 gordugum bir calisana bir gun "cicek gibi olmussun" dedim, kadin bana "sadece makyaj yaptigimda begeniyorsun beni" dedi; cok uzuldum.

memlekette sacini boyamaman bile tuhaf bulunuyor.

sacima tirnagima ayiracagim zamani birseyler okuyarak gecirmeyi tercih ederim. yine de uzerimde baski hissediyorum; bunun uzerinde calismak lazim...
0
e haliyle
(03.11.17)
ben yapmıyorum
son 1 senede bi tek kardeşimin düğününde makyaj yaptım. onu da taşradaki kuaför bir yaptı ki biz silip tekrar yaptık :)
çok güzel eyeliner çeken, düzgün makyaj yapan kadın tabi bakımlıdır ama paket program olacak; ojeler kalkmış olayacak, kıyafet ütüsüz (ütü gerektiryor ise) lekeli vs. olmayacak, saçlar yağlı olmayacak, ayakkabılar, çanta vs. dökülüyor olmayacak vs.
ama makyajı hiç yapmayan = bakımsız diye bir algım da yok, yine diğer paket program özelliklerini sağlaması şartıyla.
0
niye ama
(03.11.17)
İlgisi yok.

Hatta geçen bir cevapta da yazmıştım. Fransa'da, İspanya'da 'makeup shaming' akımı var. Birileri gündüz gözü fondötenli mondötenli makyaj yaptığında 'Kendine bakmıyor ki, kusurları var. O yüzden yüzünü boyamış' diye küçümsüyorlar. Bakımlı olmayan kadınların makyaj yaptığını düşünüyorlar.

İş yerine makyajla gelmemek falan dert değil ama saç baş dağınıktır, tırnak içi pistir, bunlarla birlikte makyajsızlık batabilir ama Stolk'un bir makyaj videosunda da dediği gibi 'Sapsarı artıklar kalmış dişin üstüne sürülen kırmızı ruj n'olacak'.

Makyaj bakımın üstüne ekstradan bir seçenektir sadece.

Ancak, şu var. Ben bugün 3 saat uyudum ve gözlerimin altı mosmor olmasa da, uyumadığım 3 km öteden belli. Az mor eklesem Yaşayan Ölülerin Dönüşü'nde oynarım. Bu yüzü istediğim kadar temizleyeyim, istediğim kadar nemleneyim; bakımlı görünmez. O yüzden gözün altına hafif bir kapatıcı sürerek insan gibi görünmeye çalışıyorum. Yine uyumadığım için surat kireç gibi, az allıkla iki renk getirmeye çalıştım. Bu da bakımın bir parçası. Bakım, temiz ve sağlıklı görünmek demek bence. Gerçi, saç baş aldı başını gitti uyandığım zamandan sonra; o da ayrı.
0
aychovsky
(03.11.17)
Valla rahmetli annanem "esas bakım su ve sabun" derdi.. Suya ve sabuna dokunmayanları da kınıyorum buradan bu vesileyle. :)

Bakımlı insan (cinsiyet ayırmaya gerek bile yok) günlük duşunu alır, tırnakları, dişleri, nefesi temizdir. Kıyafetleri temizdir. Eski bile olsa asla lekeli değildir.

Onun dışında makyaj yapması bakım filan değil.
0
old possum
(03.11.17)
sağlıksız alışkanlıkları olan, sağlıksız şeyler yiyen insan bakımsızdır. kadından ziyade herkes için. makyaj falan geçiniz.
0
AlsterWasser
(03.11.17)
Öz bakım ile süslenmek / makyaj yapmak çok farklı şeyler. 2003 yılından bu yana neredeyse hiç makyaj yapmadım. 14 yıldır toplasanız 10 defa değildir. Çok özgür ve doğal hissediyorum. Sistemin dayattığı bütün o kimyasal şeylere vereceğim parayı da çatır çatır gezmeye, yeni şeyler öğrenmeye falan harcıyorum.
0
Phoebe
(03.11.17)
asla, kat'a!
makyajın kadını gizlediğine inananlardanım, en güzel ve doğal göstereninin bile yapay durduğunu düşünenlerdenim. bu makyaj konusuna kadınlar erkeklerden çok takıyor, etrafımda "makyajsızsa bakımsızdır, bok yesin" diyen erkek yok mesela. gerçi her kadın makyajı sadece kendi için yapıyordu dimi, sori...
0
Bruce
(03.11.17)
Ne alaka?
Yüzüme o salak şeyleri süre süre mahvettim zaten. İsteyen bakımsız desin,
Bakımsız olmak tırnak diş ter saç gibi şeylere dikkat etmemektir
0
sagin
(03.11.17)
Bence bunu kişi belirliyor Eğer cildiniz güzelse puruzsuzse yada gözleriniz kirpikleriniz güzelse bakımlı ama gerçekten bakımlı ise cildiniz makyajli birinden cokha bakımlı ve güzel gorunulebilir
0
keditik
(03.11.17)
Makyaj yapmanın bakımla alakası pek yok. Olsa da %10 %20 yani.

Bir kadın makyajsız da güzel olabilir, bakımlı olabilir.

Makyaj yapıyorsa bakımlı da diyemeyiz.

İşte böyle
0
MaNOfTheYear
(03.11.17)
ben yapmıyorum, zaten istesem de yapamıyorum çünkü laboratuvarda asidin, sıcağın, tozun, kirin içinde çalışıyorum ve terliyorum çok fazlaca, artı göz kuruluğum var, gözlük kullanıyorum, makyaj yapmak istesem lens kullanmayınca kocaman gözlüğün arkasında kayboluyor yaptığım makyaj, lens de gözümü acıtıyor işte, ha canım isteyince kırk yılda bir yapıyorum bazen dışarı çıkarken/özel günlerde falan, o kadar. ama o dediğin algı cidden var, illa makyajlı, boyalı saçlı, ojeli, topuklulu -ne dedim lan ben??- olmak gerekiyormuş bakımlı olmak için, algısı var işte. ha benim çalıştığım yerde yapan da var yapmayan da var. kendim için de dersem: makyaj yaptığım zaman bazen göz kuruluğu vsden dolayı "sktiğimin makyajı!" şeklinde dolaşıyorum özellikle de düğün-dernek gibi hedesel hödösellikler yüzünden yapmak zorunda kaldıysam, bazen de "kızzzz çok güzel oldum ya laaa!" diye sevindirik oluyorum XD bence makyaj insanın kendine yakışanı giymesşislakakdsikaaksdassd olması da olmaması da tamamen kişiye kalmış birşey ama kimsenin yapılmasına ya da yapılmamasına yorum yapmaması gerekir. eyyorlamam bu kadar..
0
pasp
(04.11.17)
(24)

Türk kızları sizce güzel mi ?

sorunvar
Son 3 yıldır özellikle sosyal medyanın yoğun olması ile birlikte sanki güzellik katsayıları artmış gibi :)) Ama şunu görüyorum avrupadaki kadınlar gerçekten makyaj yapmıyor ve üstüne pijamasını almış bir şekilde sokaklarda dolanıyor.Türkiyede kızlar bakkala giderken bile yoğun makyaj altında ..Sizce
Son 3 yıldır özellikle sosyal medyanın yoğun olması ile birlikte sanki güzellik katsayıları artmış gibi :))

Ama şunu görüyorum avrupadaki kadınlar gerçekten makyaj yapmıyor ve üstüne pijamasını almış bir şekilde sokaklarda dolanıyor.Türkiyede kızlar bakkala giderken bile yoğun makyaj altında ..Sizce bunun nedeni makyaj olayını mı çözdüler ?
0
sorunvar
(01.11.17)
her şeyi genellemeyi ne kadar çok seviyorsunuz.
0
ayrıl coco
(01.11.17)
ukrayna görmüş birisi olarak ben türk kızlarını genel olarak güzel buluyorum. yani oradaki kadar bakımlı, düzgün vücutlu, "10'undan 8'ine bakmaya doyamazsın" tipi bir güzellik söz konusu değil ama "güzel kız" konusunda eksiğimiz olduğunu düşünmüyorum. biraz yaşanılan çevreye ve ortama da bağlı tabii, izmir'de yaşayan adamla kars'ta yaşayan adamın değerlendirmesi çok farklı olabilir. ben genel olarak "çok güzeller" diyemesem de öyle kadınların çirkin ya da at hırsızı olduğu bir ülke olduğumuzu düşünmüyorum, yeterince güzel kadın var.

hadi şimdi ben türk kızına yaranmaya çalışan ikiyüzlü şerefsiz bir meriç olayım... ukraynalı arkadaşım istanbul'a geldiğinde "olm ne güzel karılar varmış burda" demişti. aynı şeyi birkaç kişiyle daha yaşadım.

bizde kompleksli insan çok. kadın-erkek ilişkileri çarpık. erkeği kızına, kızı erkeğine sövüyor. erasmus başlıklarında çok açık biçimde görülebilir bu. birbirimizden nefret ediyoruz. kıza sorsan türk erkeği şerefsiz, kaka; erkeğe sorsan türk kızı kezo, şüşko falan... bizim sorunumuz fizikle değil, kafayla. yohusam taş gibi oğlan mı arıyon, güzel kız mı lazım, hepsinden bol bol var türkiye'de.
0
der meister
(01.11.17)
Hayır makyaj olayını çözmediler, kendilerini daha değersiz ve daha cinsiyetsiz hissediyorlar sadece. Bunu bastırabilmek için o alışverişler ediliyor, o makyajlar yapılıyor. Başka hiçbir şey değil. Gerçi onlara bakan gözlerin kendisi güzel olmadığı için hatunlar ne yapsalar boş da...
0
yaren
(01.11.17)
yok, filtre olayını çözmüşler.

Güzelliğin herhangi bir ırkı olduğunu çok da düşünmüyorum, bir noktadan sonra alıştığın kadın gözüne aslında o kadar da güzel değilmiş olarak görünebiliyor, ve bütün ırklarda ayrı ayrı güzeller olabiliyor. Yani rus kadınlarında çirkini olduğu gibi hollandalı kadınında güzeli olabiliyor, pek tabi türkün de kürdün de çerkezin de. Ama sosyal medyada gördüğümüz güzel(!) kadınların artışındaki sebep, teknoloji. yetişmek mümkün değil, bi' macbook pro olmuş sana 11bin. vay arkadaş.
0
mete kudur
(01.11.17)
Güzel kızlar var ama karakteristik bir güzellikten bahsetmek mümkün değil. Kültür havuzu diyebileceğimiz bir coğrafyada yaşadığımızdan insanlar arasında çok farklılık olabiliyor. Koskoca ülkeyi Balkan kızı, Kafkas kızı diye bile ayırabiliyorsun en basit anlamda. Sosyal medyadaki kızların hiçbirine kanlı canlı görmeden güzel demem.
0
dissendium
(01.11.17)
Kıyas noktası slavlar falan olunca değiller, ama moğollar nijeryalılar falan olursa güzeller. Dünya üzerinde orta sıralarda diyebiliriz. Ama spor ülkede lüks tüketim konumunda olduğundan ve spor yapma bilinci olmadığından kızlarımız potansiyelinin altında. Spor yapan erkek sayısı spor yapan kadın sayısından çok daha fazla.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(01.11.17)
Birini güzel bulma eşiğim diğerlerine göre çok düşük ama bol makyaj yapmış, makyajını silsen adeta bambaşka birey gibi duranlar bence güzel değil. Yani,görünüşte güzel olabilir ama bu resmen kendini ve diğerlerini kandırmak. Kadın neredeyse 10 katman boya sürünmüş, tokalaşsan fondötenin yarısı sana bulaşacak. Çoğunun yüzü plastik gibi duruyor. Bir de bu efektli, filtreli fotoğraf uygulamaları yüzünden sosyal platformlarda çok değişik duruyorlar gerçektekinden. Misal, bir tanıdık var. Kız epey kilolu, yüzü geniş. Ama fotoğrafına bakıyorsun incecik beden, incecik yüz. E, şimdi bu nedir? Yahu olduğun gibi görünmek ne kadar zor olabilir ki? Seni tanıyanlar zaten gerçeği biliyor. O halde bu çaba niye?


Özetle, badana gibi makyaj yapanları hesaba bile katmamak gerek. Suni güzellik seviyesi artsa ne olur, artmasa ne olur? O yüzden, sıfır ya da en azından sıfıra yakın makyajlı dolananlar daha güzel geliyor bana. Bunun da istastiğini çıkaramam tabii :)
0
m e b
(01.11.17)
Güzeller ve nasıl giyineceklerini biliyorlar. O öve öve bitiremediğimiz Ukrayna kızları abuk sabuk renklerde elbise, parlak çirkin gömlekler, desenli salaş üstler falan giyip geziyorlar. Sırf topuklu ayakkabı seviyorlar diye çirkin çirkin ayakkabıları giyip ortalıkta dolanıyorlar :)
0
eazy
(01.11.17)
Değiller güzel olanlarının da karakteri bozuk
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(01.11.17)
Kadınlar çiçektir .
0
eksimeksi
(01.11.17)
Türk kadınları yüz olarak güzeller ama vücut olarak erkeklerimiz ve kadınlarımız da kötü. Spor yapmıyoruz,genetik mirasımız göbeklenmeye uygun.
0
turkuaz
(01.11.17)
Ben güzelim bb <3
0
dedi ayca
(01.11.17)
Bütün olay bireyin götüne yakışan kotu bulmasında bence.
0
kargn
(01.11.17)
İnsanlar her zaman gördüklerinden daha farklı olana meyilli oluyorlar onu unutmamak lazım.
0
cleric
(01.11.17)
Türkiye’de “e güzel işte eli yüzü düzgün” kategorisindeyim yurt dışına çıktığımda aşırı ilgi gördüm hatta beraber gittiğim bi karşı cins arkadaşım oha burda niye bu kadar beğeniyolar seni diye şaşırdı :D yani kısaca herkese kendinde olmayan güzel geliyor bence. Ha bu arada ilgi gösterenlerin hiç biri ilk etapta Türk olduğumu bilmiyolardı zaten sonra öğrenince uzaklaşanlar oldu asfga
0
pastörizesüt
(01.11.17)
Ben de bunun çok kişisel bir kavram olduğunu düşünüyorum. Herkes kendi yaşadığı çevreye, arkadaş grubuna veya kendisine en ulaşılmaz gelen gruba göre yorum yapıyor herhalde. Zira benim çevremdeki genç veya orta yaşlı kadınların tamamına yakını çok düzenli spor yapıyor, yediğine içtiğine çok dikkat ediyor, makyaj yapan yok diyebilirim sanırım, ve giyim tarzları da her yere kot tişört giyerek gidenden, eteğini ayağından çıkarmayana, her duruma uygun bir kostümü bulunana kadar farklılık gösteriyor.

"Avrupa'daki kadınlar makyaj yapmıyor" gibi bir yorum da uydurma payı ağır basan bir genelleme gibi, haliyle doğru değildir. Giyim kuşam konusunda ise doğru olabilir. Zira insan haklarının varlığının hissedilebildiği yerlerde insanlar daha rahat giyinebilirler. Burada şort giydi diye dayak yiyor, etek giydi diye tecavüze uğruyor, eşofman giydi diye taciz ediliyor kadınlar. Haliyle "doğru düzgün bir şey giyeyim" düşüncesi oluşuyor olabilir. Bir erkeğin "İstanbul kıyafeti", "tatil kıyafeti", "gece dışarı çıkma kıyafeti", "spordan dönerken popomu kapatsın sweatshirtü", "arkadaşlarla dışarıdayken elbise giyerim ama üstüne giyeceğim usturuplu bir paltom olsun" paltosu gibi dertleri olmadığından bu hissi anlamaları zor olabilir.

Bütün bunlar bir kenara, ben işim sebebi ile çok rahatlıkla gözlemleyebildiğimden, genç kızlarda biraz erken ergenleşme olduğunu düşünüyorum. Özellikle bir kutlama, yemek, parti gibi bir şey olduğunda 13-14 yaşında genç kızlar öyle ağır makyajlar yapıp, öyle elbiseler giyiyorlar ki bu yaşımda ben giymem. O da geçilmesi gereken bir aşama herhalde şu hayatta.
0
sopiro
(01.11.17)
Güzeli çok güzel Türk kızlarının. Sosyal medya, insta fotolarını değerlendirmeye hiç almıyorum, filtresi, işığı, açısı filan. gerçeği yansıtmıyor diyelim hadi.

Yaşım itibariyle ulan botoks yaptırsam mı ben de acep naapsam filan diye kafamda sorular var bu ara ve kadınlara ve ciltlerine dikkat ediyorum, özellikle toplu taşımada, çaktırmadan süzüyorum :) Ne kadar güzel kızlar var ya. Güzelleri çok güzel bence. Bir kere çeşitlilik de çok, hani esmeri, beyaz tenlisi vb. Hele geçen gün metroda bir kız gördüm, Amerikan yerlilerine benziyordu aynı. Bildiğin kızılderili. o kadar güzeldi ki. Çıkık elmacık kemikleri, harika bir cilt, badem gibi gözler.
0
old possum
(01.11.17)
erik gibiler kütür kütür.

eğer etrafınızda spordan nasibini almamış, hamburgeri lavaşa sarıp yiyen kadınlar ve erkekler varsa, sorun sizde olabilir. kendilerine azcık bakınca gayet güzel kadınlar.
0
babilbaligi
(01.11.17)
İsveç'ten yazıyorum. Türk kızları çirkindir. Makyajla Instagram filtresiyle falan beni de güzel zannedersiniz. Ki kelli felli adamım.
0
bos gezenin bos ustasi
(01.11.17)
sıkıntı güzellikte değil kezbanlıkta.
0
mikahakkinen
(01.11.17)
İskandinavya, Finlandiya ve slavlar ile uçurum var. Gezerken fark ediyorsunda, yaşayınca net görülüyor. Finlandiya ile ortalamada ki fark olağanüstü ve spor yapıyorlar.
0
christopher nolan
(01.11.17)
Kisisel zevkime gore, etnik veya avrupai bir tipi yoksa, guzel degil.
0
patty duke
(01.11.17)
Bence güzel Türk kızları genelde. Olay çirkinlikte değil de, daha çok bakımda patlıyor. Çok bakımlılar da var, ancak çoğunluğa bakım lüks olabiliyor.

Buraya çok jeopolitik bir cevap vereceğim şimdi. Arap yarımadası, İran, Tunus, Fas, Cezayir'deki makyaj Türkiye'de yok. Oradaki kızlar makyajdan öte badana yapıyor. Fondötenleri de genelde tenlerine göre bir ton daha bronz ve aş-şırı ağır oluyor. Yani, spatula ile kazırsan kazırsın. E şimdi, kızcağızın tek açabildiği yer yüzü. Özenmek için ona da abanınca böyle oluyor.

Fransa'da ve İspanya'da çok yaygın bir 'Make up shaming' akımı var. Gündüzleri bir rimel-bir rujun ötesine gidip fondöten falan kullandığında ayıplıyorlar, garipsiyorlar. 'Kusuru çok, kendine bakmıyor, bakım yapmıyor, demek ki bu yüzden bu kadar boyamış' diye düşünüyorlar. Hollanda için de aynı şeyi duydum ama bu akımın başını İspanya ve Fransa çekiyor. Bu kontürleme mi deniyor, ne zıkkımsa, ondan hele nefret ediyorlar.
www.beauty-source.info

Şimdi, kozmetiğin devlerinden biri Fransa. Bence Japon ve Alman kozmetiği daha kaliteli ve daha fazla mühendislik içeriyor ama Fransa'da kozmetiğin krallarından biri. Avene'dir, Lancome'dur, Clarins'dir; bunlar bizim Nivea ayarında ve alması kolay, ucuz. Buradaki insanlar çocukluktan beri nasıl bakım yapılacağını iyi biliyorlar, cilt bakımı konusunda çekirdekten yetişiyorlar. Ötesinde, 'preventive cosmetics' ile ilgileniyorlar. Yani, sorun olunca ciltle ilgileneyim değil, 'Cildimle ilgileneyim ki, sorun olmasın' bakış açıları var. Türkiye'de aynı markalar pahalı. Beyaz yaka ve orta kesim ulaşbiliyor ama orta-alt veya alt kesim bunlara pek ulaşamıyor. Cildinin bakımını geçtim, dişini fırçalamayan bir ton insan var. Şimdi, iki kişinin durumu bir mi? Çocukluktan beri beslenmesine, bakımına bakan kişiyle 20 yaşından sonra bunları 'Neymiş ki bu' diye öğrenmeye çalışan kişi bir değil.

Örneğin, Fransızlar Ameirkan makyajını da ağır olmakla aşağılarlar ve 'Amerikalılar kendilerine güvenmiyorlar. Güvenseler, gerçekten güzel olsalar, bu kadar makyaj yapmazlar' diyorlar.

Türkiye ikisinin ortasında. Ne Araplar kadar makyaj yapıyorlar, ne de Fransızlar gibi gururla makyaj yapmıyorum diye geziniyorlar. Gerçi Türkiye'de de iki uçtan insanlar var ama bence güzellikten öte sorun bakımda bizde. Bakım lükse girebiliyor hayat şartları karşısında.
0
aychovsky
(01.11.17)
Bence Türk kızlarının büyük çoğunluğu oldukça güzel. Yalnız vücutları için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Erkek kadın ayırmıyorum, genel olarak kısa boylu ve kilosuna pek dikkat etmeyen bir milletiz.
0
i m cool with that
(01.11.17)
(4)

Master kaça patlar?

basubadelmevt
Türkiyede top 3 okulllardan birinden mezunum..5 sene çalışma geçmişim var. 3 senesi İk,2 senesi de dijital pazarlama üzerine.Gelgelim ben buralardan sıkıldım baya. Yurtdışı çok istiyoruz kız arkadaşımla. Almanya veya İngiltere düşünüyorum. Araştırmalarıma göre ordaki şirketlere doğrudan başvursam,ön
Türkiyede top 3 okulllardan birinden mezunum..5 sene çalışma geçmişim var. 3 senesi İk,2 senesi de dijital pazarlama üzerine.Gelgelim ben buralardan sıkıldım baya. Yurtdışı çok istiyoruz kız arkadaşımla. Almanya veya İngiltere düşünüyorum. Araştırmalarıma göre ordaki şirketlere doğrudan başvursam,önceliği haliyle kendi vatandaşlarına veriyorlarmış.Ancak şirket "benim bu elemana ihtiyacım var,ondan başkası bu işi iyi yapamaz" tarzında üstelerse sanırım gidilebilior.Bizim alanda da böyle bir durum yok haliyle.

İlk sormak istediğim:Almanyada inglizce eğitim veren management alanında bir yüksek lisansı param varsa kolayca kabul alma ve başlamam mümkün mü?Normalde okullar ücretisz diye duydum ama ingilizce programlarda rekabet çokmuş.2.70 gpa ile ücretsiz okullara kabul alcağımı sanmıyorum.2 yıl master bir yılda iş arama süresinde harcanacak para okul ücreti ile birlikte kabaca ne olur?80 bin euro yeter mi 3 yılda okulla birlikte?

İkinci sormak iste İngiltere versiyonu orda aynı şartlarda başvuru yapsam yaklaşık ne kadara mal olur?1 yıllık yüksek lisans programları var mı?

200 bin euro civarı parayı bu uğurda gömmeye değer mi?Yoksa takıl türkiyede mi dersniz?
0
basubadelmevt
(31.10.17)
200 K euron var tr de mi takılıyorsun?
0
regardless of what they say
(31.10.17)
Almanya'da okullar çok pahalı değil yıllık 2000-3000 euro, yalnız aylık harcamanız için 600 euro yetecek kadar paranız olması gerekiyor bankada, bu da 7000 euro etse, yıllık 10B euro yeter min. Kabul almak da sandığınız kadar zor değil, Almanya olmaz ise Avusturya, Polanya gibi yerlere bakın, bulursunuz bir yer, para ile de her şey çok daha kolaylaşır, yalnız İngiltere Abd gibi pahalıdır, 200 bin euro yeter ama artmayabilir.
0
gezegen olan pluton
(31.10.17)
60 da patlıyor diye biliyorum
0
eksimeksi
(01.11.17)
almanya için hesapta gösterilmesi gereken para yanlış hatırlamıyorsam 7800 euro idi, aylık 650eur'a denk geliyor. almanya'da yüksek lisans kabulü almak için blokeli hesap açtırmak, içine de alamanların belirlemiş olduğu miktarda para koymak gerekiyor. 650'yi bilmem ama almanya'da aylık 800eur öğrenciler için fazlasıyla iyi bir rakam, öyle desek bile maksimum 10 bin euro gerekir. ha sen bin euro harcıyorsundur o ayrı ama @gezegen olan pluton "minimum 10 bin" demiş, öyle bir şey yok; bankada gösterilmesi gereken para 10 bin euro bile değil. o hesaptan da her ay yalnızca belli miktarda (800eur örneğin) çekilebiliyor.

ben olsam kesinlikle almanya'da okurum ki hedefim zaten almanca da öğrenip yüksek lisans için almanya'ya gitmek. 200 bin euro civarı param olsa hiç düşünmeden almanya'da eğitime gömerdim bunu şahsen. çoğu okulda harç bile yok ama hadi senelik 2 bin euro harç olduğunu varsayalım. öğrenci gibi de yaşamayalım anasını satiyim, aylık harcama 1.5 bin euro olsun. hatta türkiye'ye de sık sık gidip gelelim, üç ayda bir gidiş-geliş uçak biletine de 500 euro yazıyorum.

üç senede 6 bin euro harç, 12x3'ten 36 ayda 54 bin euro yaşam masrafı, senelik 2 bin euro olmak üzere üç senede 6 bin euro da türkiye'ye gidiş-dönüş masrafı olur. toplamda 66 bin euro'ya oldu bu iş. kaldı ki almanya'da yerine göre 500eur'la yaşıyor öğrenciler, ben her şeyi fazla fazla yazdım.
0
der meister
(01.11.17)
(4)

Rusca bilen varmi

walkingdeath
Rusca bilen biri sunu hayrina cevirebilirmi Потому что некоторые коллеги охренели совсемСели на шею, ножки свесили и еще недовольныБлять как же бесит. Google translate de denedim hicbirsey anlamadim cok karisik cikiyo
Rusca bilen biri sunu hayrina cevirebilirmi Потому что некоторые коллеги охренели совсем
Сели на шею, ножки свесили и еще недовольны
Блять как же бесит. Google translate de denedim hicbirsey anlamadim cok karisik cikiyor
0
walkingdeath
(31.10.17)
çünkü bazı iş arkadaşları var, onlar beni darlıyo tepeme çöküyor gibi bi şey. çok sinirliyim diyor sonunda da.

bu anlamlı bir cumle degil deyim gibi bi sey
0
maresalx
(31.10.17)
dobro vece
0
Delay Fuze
(31.10.17)
bazı iş arkadaşlarının hiç iş yapmayıp, onun yaptığı işin üzerine konmasından fakat buna rağmen hala şikayet ediyor olmasından yakınıyor. en sonda da "anasını skiyim, ne kadar sinir bozucu ya" demiş. mot-a-mot çeviri istersen aşağı yukarı "çünkü bazı iş arkadaşlarım şerefsiz gibi sırtıma binip bacaklarını sarkıtıyor ve buna rağmen hala memnun değiller. skiyim, acayip sinir bozucu" gibi bir şey söylenebilir.

ben hazırlıktayım, anlamı çıkarabilmek için de bayağı uğraşmam gerekti çünkü deyimli falan sövmüş, translate yemez buna. ama mesele anladığım kadarıyla bu. adam çalışıyor. iş arkadaşları, sınıf arkadaşları ya da her neyse iş yapmadıkları gibi bu adamın sırtından geçiniyorlar. buna rağmen hala şikayet ediyorlar. adam/kadın da buna çok sinirlenmiş.
0
der meister
(01.11.17)
arada rusca ceviriye ihtiyacın oluyorsa ben yardımcı olabilirim hocam.
0
bentalihsizim
(06.11.17)
(4)

Reddit'i türkçe okumanın bir yolu yok mu?

komando kani var bende
Evet arkadaşlar ingilizce bilgim sıfır olduğu için reddit'i okuyamıyorum. Bunun bir yolu yok mu? illa ingilizce şart mı ya da çok iyi bir çevirme programı var mı bildiğiniz sayfayı otomatik olarak çevirecek?
Evet arkadaşlar ingilizce bilgim sıfır olduğu için reddit'i okuyamıyorum. Bunun bir yolu yok mu? illa ingilizce şart mı ya da çok iyi bir çevirme programı var mı bildiğiniz sayfayı otomatik olarak çevirecek?
0
komando kani var bende
(29.10.17)
Çok zor çeviri anlamak, bi ton kısaltma, yerel espri, argo vb. vb. var. Her sub'da farklı bir de. İngilizcesiz olmaz bence.
0
doxanikee
(29.10.17)
google translate bir nebze yardımcı olur
0
gezegen olan pluton
(29.10.17)
Reddit'te ünlü olan her nane bir şekilde zaten gerek ekşi gerek instegram'a düşüyor. Reddit'te bence asıl güzellik yorumlarda dönen muhabbet ve gerçekten orasını bende anlamıyorum, çok sokak ağzı kullanılıyor. Google translate zaten şu an en iyisi. Cümleleri kopyalayıp yapıştırıp veya siteyi komple google translate eklentisi ile dilimize çevirip aşağı yukarı bir şeyler anlayabilirsiniz.

Size tavsiyem bu çağda ingilizce öğrenmeye çalışmanızdır. Kursa gitmenizi, temeli öğrendikten sonra evde online olarak geliştirmenizi tavsiye ederim.
0
herospower
(29.10.17)
ingilizce öğrenmek ve geliştirmek için bu kadar güzel bir sebep varken niye hala çevirme programı arıyorsun ki? reddit'te yazılanları çevirmek zor ama öyle ağır sokak ağzı, ingilizce bilenin anlamayacağı bir dil falan yok. gerçi sub'dan sub'a değişiyordur ama benim gördüğüm, %80-90 oranında gayet düzgün ingilizce kullanılıyor. hata da nasıl olur; should've yerine should of yazıyorlar mesela ama gidip u wot m8 yazmıyorlar.
0
der meister
(29.10.17)
(5)

Istanbul'da dışarı çıkmak sizin için de eziyet mi ?

juggerhaunt
Dışarıda gezmeyi takılmayı çok seven bir insan değildim. hiç bir zaman olmadım.belkide iş yerim uzak diye, günde totalde 4 saat git gel yol çektiğim için yada başka bir şey. bilmiyorum.ama istanbulda hafta sonu özellike evimden dışarı çıkmak istemiyorum. 2 adım öteye gidip bira, yada yemeklik falan
Dışarıda gezmeyi takılmayı çok seven bir insan değildim. hiç bir zaman olmadım.

belkide iş yerim uzak diye, günde totalde 4 saat git gel yol çektiğim için yada başka bir şey. bilmiyorum.

ama istanbulda hafta sonu özellike evimden dışarı çıkmak istemiyorum. 2 adım öteye gidip bira, yada yemeklik falan diğer gereçleri almak harici.

toplu taşıma ızdırap, insanlar her geçen gün daha agresif. her yer keşmekeş.

sizde de bu duygu var mı?
0
juggerhaunt
(29.10.17)
Hat safhada hem de. Sizi çok iyi anlıyoruz efenim
0
narudocko
(29.10.17)
öyleydi. beş senenin sonunda FAK DİS ŞİT diyerek ankara'ya taşındım. kafam hiç olmadığı kadar rahat.
0
der meister
(29.10.17)
Öyle valla. Hafta içi yeterince toplu taşıma zulmüne maruz kalıyoruz. Avm'lere hiç değinmiyorum bile. Tam bir kaos ortamı. Hafta sonu uzak kalmak istiyor insan.

En iyisi evde oturup kitap okumak, film/dizi izlemek. Son bir aydır haftasonu dışarıya sadece dün çıktım 3-4 saatliğine.
0
efreet sultan
(29.10.17)
haftasonunu dışarda savaş varmış ve asla cıkmamam gerekiyormuş gibi kodladım. çıkarsam da sabahın erken saatlerinde tüm işlerimi halledip geri dönmeye çalışıyorum. istanbul'da hafta sonu eziyetten başka bir şey değil dışarda.
0
ruh i tibbiye
(29.10.17)
bırakın dışarı çıkmayı artık eve geri dönmek bile eziyet. 10 yıl önce 3 araba olan sokakta şimdi 15 araba var, her gün kavga çıkıyor park yeri yüzünden. evin önü de aynı ofisin önü de aynı. bu işin sonu kötü. taşımıyor bu şehir.
0
tukenmez adam
(29.10.17)
(4)

hangi rusya şehrine gitmeli?

antikadimag
kazan mı samara mı?dünya kupası çeyrek final bileti alacağım nasipse. hangi şehri gidip görmek iyi olur sizce. moskova ve petersburg'a gideceğim diğer şehirler, üçüncüsüne karar veremedim.buraları görmüş olanlar fikir verebilirse sevinirim.
kazan mı samara mı?

dünya kupası çeyrek final bileti alacağım nasipse. hangi şehri gidip görmek iyi olur sizce. moskova ve petersburg'a gideceğim diğer şehirler, üçüncüsüne karar veremedim.

buraları görmüş olanlar fikir verebilirse sevinirim.
0
antikadimag
(29.10.17)
tabii ki kazan, tartışmaya açık bir tarafı bile yok.
0
der meister
(29.10.17)
nedenleriyle olursa daha iyi olur. bildiğim kadarıyla samara da kazan kadar büyük bir şehir.
0
🌸antikadimag
(29.10.17)
kazan, tataristan'ın başkenti. rusya'nın en zengin ve en modern şehirlerinden biri. universiade ya da ona benzer bir etkinlik düzenlenmişti geçtiğimiz yıllarda. altyapısına, görünümüne vs. çok para harcandı. samara çirkin bir yer diyemem ama ikisini kıyaslarsak kazan açık ara galip gelir. bu soruya da "samara" diyecek bir tane rus tanımıyorum açıkçası. kazan sadece rusya'nın değil avrupa'nın en güzel ve özel şehirlerinden biri. hem geleneksel hem modern. bir sürü kültüre ev sahipliği yapıyor. türk olarak ilgini çekebilecek bir sürü özelliği, görülmeye değer yeri var. hatta şanslıysan türkçe iletişim kurabileceğin bir yer.

samara gibi 5-6 tane şehir vardır rusya'da ama kazan gibisi yoktur. ufa da kazan gibi mesela ama o kadar güzel ve özel bir yer değil. kazan tarihiyle, kültürüyle bin basar samara'ya.

samara'nın nüfusu yanıltmasın. öyle baktığında evet aşağı yukarı aynı büyüklükte yerler gibi görünüyorlar ama saydığım şeylerin neredeyse hiçbiri samara'da yok. orası sadece gelişmiş, zaman içinde semirmiş bir sanayi kenti. kazan ise bilmemkaç yüz yıllık tarihe sahip, rusya standartlarında fazlasıyla modern, özel bir şehir.

bence rusya içinde tek rakibi moskova ve peter olur kazan'ın, gerisi hikaye. o yüzden samara'yla karşılaştırılamayacağını düşünüyorum.

o taraflarda başka bir şehir de göreyim dersen bence ya nijni novgorod ya da ufa'ya git. yanlış hatırlamıyorsam ufa'da maç yok yalnız, statta izleyeyim dersen nino iyidir. hem en az samara kadar büyük hem de yine özel bir şehir. tarihi dokusu neyin var. samara bursa gibi bi' yer yani, gelişmiş ve nispeten yaşanılabilir bir yer olsa öyle ahım şahım bir özelliği yok. nijni novgorod savaşlardan da pek etkilenmediği için çooook güzel, müzelik şeylere sahip. kazan keza. samara'da bunların hiçbiri yok. varsa da nn-kazan ikilisinin onda biri kadar falandır.
0
der meister
(29.10.17)
Kazan ama Rusiyanın ən güzel kızları da samarada.
0
gameofannen
(29.10.17)
(5)

Önümüzdeki kış için tatil planı yapanınız var mı?

ms brownstone
Nereye gideceksiniz? Nasıl bir plan yaptınız?Noel, kayak vs. gibi konsept bir tatil mi yapacaksınız yoksa kışın görmek istediğiniz özel yerler var da oralara mı gideceksiniz? Ne yapacaksınız?
Nereye gideceksiniz? Nasıl bir plan yaptınız?
Noel, kayak vs. gibi konsept bir tatil mi yapacaksınız yoksa kışın görmek istediğiniz özel yerler var da oralara mı gideceksiniz? Ne yapacaksınız?
0
ms brownstone
(29.10.17)
Avusturalya'ya gidicem. Orda yaz gerçi kış tatili sayılmaz heralde.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(29.10.17)
ukrayna'yı özledim, para denkleştirebilirsem bir haftalığına da olsa oraya gidesim var ama zannetmiyorum. kasım geldi hala kart borcunu kapatmaya uğraşıyorum. malum angara bebesi oldum artık, normalde kışın ekstra hiçbir masrafım olmazdı, burada doğal gazı ödeyeceğim diye haftada bir yemek yiyorum. meh.

onun dışında planım yok açıkçası. hazırlıkta olduğum için kur aralarında 10 gün kadar tatilimiz oluyor bizim, yani iki tane 10 günlük tatil ve sonra dönem arası var. memlekete 10 günlük araların birinde gitmiş olacağım için, ara tatilde memlekete de gitmeyebilirim. öyle gebeş gebeş oturacağım. kar falan yağarsa çıkıp mahallede yuvarlanırım belki. yokuş var. ortam müsait. ama direkt ana yola iniyorsun, o sıkıntı. daha önce böyle yokuş aşağı kayarken bariyerlere bindirip takla atmıştım bildiğin. hadi o zaman çocuktuk da şimdi 23 yaşında adamız kayarken arabanın altında kalırsak arkamızdan gerizekalı derler.

gerçi hastane çok yakın. erken müdahale edilirse kurtarılabilirim. evet. sanırım yokuş aşşaaa karda buzda kaycam ben. planım bu. oley
0
der meister
(29.10.17)
(bkz: german alps)
0
helenart
(29.10.17)
Henuz bir plan yapmadim yilbasi planim haric. Yilbasinda 5-6 gunlugune iskocya'ya gidecegim, arkadaslarim var. daha onceden gormedigim yerlere de goturecekler beni.

Onun disinda aslinda cesky krumlov dusunuyorum bayadir, sakin bir kis gunu ansizin gidebilirim.
0
kuehles blondes
(29.10.17)
birkaç ay önce uygun bir yurtdışı tatili yapmak isteyip ukrayna, kiev'e gittik. şehre o kadar aşık oldum ki... geçen seneler kiev'deki yılbaşını görmüştüm televizyonda. adamlar ne güzel giriyorlar, şu ihtişama gel demiştim. eşim sürpriz yapıp bilet almış, işyerimden izin almış vs derken biz bu sene yeni yıla kiev'de gireceğiz. biraz soğuk olacak sanki ama değer.
biletler normal zamana göre hemen hemen iki katı. kalacak yerler de keza aynı şekilde. yine de bir avrupa seyehatine göre çok ucuza çıkacak durumda. sanki türkiye'de iyi bir yerde geçiriyormuş gibi bir bütçeyle bence orada çok rahat yılbaşı geçirilir.

eğer bir şeyler planlıyorsanız tavsiye ederim. şehir çok güzel. havası tertemiz. insanları çok sıcakkanlı ve kibar. gün sayıyorum.. 53 gün sonra mutluluk bizimdir. :)
0
vedderbaug
(07.11.17)
(13)

Günaydın! Bugün planınız ne?

mor oje
Ben duş, sonra evden çıkış, dışarıda hızlı bir kahvaltı ve oradan dil sınavına gidiş.Akşam da yemek yapıcam yarın için. Öğleden sonrayı bilmiyorum hala.
Ben duş, sonra evden çıkış, dışarıda hızlı bir kahvaltı ve oradan dil sınavına gidiş.
Akşam da yemek yapıcam yarın için. Öğleden sonrayı bilmiyorum hala.
0
mor oje
(29.10.17)
Calisiyorum it gibi.
0
baldur2
(29.10.17)
Gun bitti be panpa burda.
0
tezek
(29.10.17)
Çalışmak, it + 1
Sabahlamalar görünüyor ufukta
0
aychovsky
(29.10.17)
Evi temizleyip kitap okumak dışında bir planım yok bugün için. Önemli olan yorucu bir haftanın üstüne evde takılabilmek. Bugün hiçbir güç dışarı çıkaramaz sanırım beni.
0
ms brownstone
(29.10.17)
arkadaşla buluşacaktım direkt yazıp erteledim. evden çıkasım yok hava da bozuk yarın zaten iş var. gerçi böyle olduğunda hep çıksamıydım acaba derim ama haftaiçi her gün işe gitmek için çıkıyoruz zaten..lol.
dizi izleyip akşam da iki üç saat çalışacağım.
0
blacksky
(29.10.17)
dün sanırım bir yerlerden mikrop kaptığım için bütün gün evdeydim. bugün daha iyiyim. dışarı çıkıp parkta biraz yürüyüş yapabilirim. çalışanlar kendi işini yapıyor proje falan herhalde.
0
keep out
(29.10.17)
aksam 5'e kadar bos sayilirim. kahvalti yapip camasirlari yikarim, belki birkac bolum narcos izleyip 15:30'da da union berlin'in macina bakarim. sonra hem calismam hem odev yapmam lazim.
0
der meister
(29.10.17)
Anitkabire gidicem aksam da gs maci var onu izlerim
0
Take it away honey
(29.10.17)
nöbetçiyim hastanede
0
shotgunwoman
(29.10.17)
güzel bir kahvaltı
sonra bilgisayarda oyun + film keyfi
akşam üzeri güzel bir escort
akşam galatasaray - trabzon maçını izleme

bugün çalışmak yok!
0
yüzyıllık yalnızlık
(29.10.17)
kahvalti-done
kahve-done
ingilizce calima-work in progress
sinema-pending
bogaz turu gidis-pending
gs ts maci-pending
bogaz turu donus-pending
0
mayeskuel
(29.10.17)
çalışıyorum it gibi +1
0
ruh i tibbiye
(29.10.17)
kpss alan çalışıp mülakatlarda kazandığımı hayal etmek. not: torpilim yok eleneceğim.
0
dizzty
(29.10.17)
(5)

kadınlara/erkeklere bakışınızı çok ciddi şekilde sarsan olay

tabudeviren
hayatınızda kadınlara veya erkeklere bakışınızı çok ciddi şekilde sarsan bir olay oldu mu? olduysa neydi bu?
hayatınızda kadınlara veya erkeklere bakışınızı çok ciddi şekilde sarsan bir olay oldu mu? olduysa neydi bu?
0
tabudeviren
(29.10.17)
olmadi. bir insanin yaptigiyla baskalarini yargilamayi hicbir zaman istemedim, sevmedim. yani karsi cinsle yasadigim her seyi o iliskiye saklamaya calisiyorum. depik yemissem kadinlara degil beni terk edene kiziyorum mesela. kadin soyledir, erkek boyledir tarzi genellemelerin hemen hemen hepsini aptalca buluyorum. o yuzden benim icin kisiler onemli. ben hayatimda olacaksam tas catlasa 5 kadina asik olurum yani, geri kalan milyarlarcasinin derdini niye cekeyim. 100 kadindan 99'u aldatmis mi? aldatmayanla olduktan sonra bana ne amk. ben ona bakarim.
0
der meister
(29.10.17)
Kadinlarin mahremiyetlerini yok saydiklarini, argo bela alti konusan erkekler davrandiklarini, ve bunlarin onlarin prim yapmasini sagladigi gordugumde bakisim degismisti. Hanim hanimcik kadin kalmamis.
0
brad pitt
(29.10.17)
Surekli tavlayan degil tavlanan yataga atilanin onlar degil de ben oldugumu ve kadinlarin erkeklerden daha net daha cesur daha capkin olduklarini anlamak sasirtici ve sarsici.biseyi kafaya cok zor koyuyorlar.ama koyunca hicbir engel tanimiyorlar.
0
a r a m i s
(29.10.17)
Hemen her gün bir şekilde sarsıyor kadınlar beni.
0
captainobvious
(29.10.17)
Kadınların yalancı olması. Çevremdeki kadınların bir çok yalanını yakaladım onlara zarf attığımda ise gözlerimin içine baka baka hala yalan söylemeye devam ettiler.

Kafalarında ki hiçbir düşünceyi açıkça söylememeleri ve söylediklerinin tersini yapmaları açıkçası ufkumu genişletti.
0
komando kani var bende
(29.10.17)
(12)

Friends veya HIMYM’daki gibi arkadasliklar mumkun mu?

my pink
Veya bizde olanlar bize farkli mi gorunuyor?
Veya bizde olanlar bize farkli mi gorunuyor?
0
my pink
(28.10.17)
bende daha iyileri var.
0
washe
(28.10.17)
bi dönem bende böyle bi grup vardı. kavak yellerine dönecek gibiyken dağıldık allahtan.
0
elorelia
(28.10.17)
%1. O da bize denk gelmez.
0
MaNOfTheYear
(28.10.17)
hiç denk gelmedim
0
gazozailacatmauzmani
(28.10.17)
kavak yelleri kaçınılmaz son oluyor, ki friends ve himym'da da çeşitli kombinasyonlarda gönül ilişkisi oluyor ama gerçek hayattaki etkileri dizideki kadar iyi bitmeyebiliyor.

örneğin, rachel-rose, rachel-joey, barney-robin, ted-robin bu olaylar yaşandıktan sonra hala çok iyi arkadaş mümkün mü rose-joey veya barney-ted için ?

hemcins gruplar için de üniversite sonrasında sürdürülebilir olmuyor.
0
pofudukayi
(28.10.17)
bende de daha iyileri varDI. abartısız her günümüzün beraber geçtiği, her akşam iş çıkışı birimizin evinde takıldığımız, sürekli gittiğimiz fiks bir mekanımız olan bir arkadaş grubumuz vardı. 12 kişiydik. arada birilerinin yeni sevgilileri, sevgililerinin arkadaşları falan oldukça bu sayı 15-20'leri buluyordu. istanbul gibi bir şehirde hepimiz aynı mahallede oturunca bunu sürdürmek çok kolay oluyor tabi.

ama son bir senedir ben ve birkaçımız onlardan koptuk. ne yalan söyleyeyim, o tempoyu daha fazla devam ettiremedim ben. onlar gene 6-7 kişi himym tadında devam ediyorlar.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(28.10.17)
bizim memlekette tutmuyor. tespitin doğru.
0
güneyli çocuk
(28.10.17)
o dizilerde arkadaşlık yok ki. kimin eli kimin cebinde belli değil.
0
sta
(28.10.17)
friends ve himym'in dizi olduğunu biliyosun di mi? hadi friends'e saygım var da himym denen garabet saçmalıktan başka bi şey değil.
0
der meister
(28.10.17)
uzun ömürlü olması mümkün değil. herkez gibi benimde üniversite öğrenciliği zamanında vardı böyle bir grubum. zaman içinde yakınlaşıp duygusal ve tensel ilişkiler başlayınca haliyle olayında boku çıkıyor. velev ki çıkmasa bile okul bitip yaşam gailesi başlayınca dağılıyorsun
0
genc irisi
(28.10.17)
Üniversite yıllarında oluyor. ama sonrası sürmüyor benim gördüğüm.

Bir de kafan rahat olacak. İş-okul sonrası tamamen sana kalacak. O dizilerde insanlar neredeyse hiç işleri güçleri yokmuş gibi birbirlerine vakit ayırabiliyor.

Ha daha az görüşürsün ama daha iyisi olur. o da var.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(28.10.17)
Öyle bir grubum vardı ama şu anda dünyanın farklı yerlerindeyiz.
0
aychovsky
(28.10.17)
(8)

Almanca Müzik

AlsterWasser
Belki bilmediğim güzel şarkılar, müzisyenler çıkabilir. Bildiklerim çıkarsa da olsun hatırlamış olurum.Tür fark etmez. Minik bir liste yapalım mı ?İlki benden gelsin gelsin Jennifer Rostock ->https://www.youtube.com/watch?v=T5-Je5n0EWwAlligatoah -> https://www.youtube.com/watch?v=Ahwc-ouFeTQ
Belki bilmediğim güzel şarkılar, müzisyenler çıkabilir. Bildiklerim çıkarsa da olsun hatırlamış olurum.

Tür fark etmez. Minik bir liste yapalım mı ?

İlki benden gelsin gelsin

Jennifer Rostock ->www.youtube.com

Alligatoah -> www.youtube.com
0
AlsterWasser
(27.10.17)
dissendium
(27.10.17)
helena fischer - atemlos durch die nacht --> www.youtube.com
andreas gabalier - hulapalu --> www.youtube.com
0
burya
(27.10.17)
Alleine zu zweit - lacrimosa
youtu.be
0
yaraticinick
(27.10.17)
dadas9
(27.10.17)
NEUE DEUTSCHE HÄRTE'Cİ GELDİ HANIM. seveni çok sever, sevmeyeni hiç sevmez ama ben kendi FAFORİLERİMİ paylaşıcam.

augsburg yöresinden eisbrecher türküleriyle başlayalım,

volle kraft voraus: www.youtube.com

zwischen uns: www.youtube.com

verrückt: www.youtube.com

kann denn liebe sünde sein: www.youtube.com

was ist hier los: www.youtube.com

en sevdiğimi sona sakladım, miststück, yani seni gidi orusbu: www.youtube.com

***

oomph - alles aus liebe: www.youtube.com ~göz dol duygulan~

oomph - das letzte streichholz: www.youtube.com

oomph - ich will deine seele: www.youtube.com

oomph - wach auf, yani kalk işine gücüne bak tembel gebeş: www.youtube.com

***

rammstein çakması deyip çok yükleniyolar bu çocuklara ama ben seviyorum. başta sevmemiştim, sonra alıştım. iki tane de stahlmann'dan gelsin,

hass mich lieb mich: www.youtube.com

tanzmaschine: www.youtube.com

DER MEİSTER OĞLAN SÖYLER BU SÖZÜ,
NEUE DEUTSCHE HÄRTE İLE HALLOLMUŞ ÖZÜ,
SARI SAÇLARINA DELİ GÖNLÜMÜ BAĞLAMIŞIM,
ÇÖZÜLMÜYOR DOYÇLAND

(dinleyip de herhangi bir şarkı için "ben bunu çok sevdim" diyen olursa mesaj atıp söylesin ki çok mutlu olayım jsfjsf)
0
der meister
(27.10.17)
www.youtube.com

verdammt ich liiiieb diiicchhhh
0
yuzır
(27.10.17)
Hoch die Hände Wochenende
0
japon askeri
(27.10.17)
der meister oomph!, eisbrecher ve rammstein'ı yazmış. bir ara en çok dinlediğim gruplardı.
kraftklub
songs für liam: www.youtube.com
schüsse in die luft: www.youtube.com
peter fox
alles neu: www.youtube.com
seeed
ding: www.youtube.com
riddim no. 1: www.youtube.com
marteria
sekundenschlaf: www.youtube.com (bu şarkı benim tarzım değil ama sözlere bayıldım)
fettes brot
emanuela: www.youtube.com
einstürzende neubauten
stella maris: www.youtube.com
bir de leş gangsta-rap dinliyorum. onları paylaşmasam daha iyi.
0
ganbatte
(27.10.17)
(20)

haksız mıyım?

dedi ayca
Bugün "işlerin çok güzel çok beğendim gerçekten ama tecrübeli adam lazım biraz sıkışık bir zamandayız,eleman yetiştirecek vaktimiz yok" temalı bir iş görüşmesi yaptım. Alanımla ilgili başvurmadığım ilan yok ama artık haber beklediğim bir yer de yok kimse açıp bakmıyor bile cv'me. Az önce de anneme "
Bugün "işlerin çok güzel çok beğendim gerçekten ama tecrübeli adam lazım biraz sıkışık bir zamandayız,eleman yetiştirecek vaktimiz yok" temalı bir iş görüşmesi yaptım. Alanımla ilgili başvurmadığım ilan yok ama artık haber beklediğim bir yer de yok kimse açıp bakmıyor bile cv'me. Az önce de anneme "1 ay daha bir şey çıkmazsa avrupa gönüllülük hizmetlerine bakıcam" dedim ne olduğunu sordu "işte ne bileyim engellilere gönüllü olarak yemek dağıtıyorsun, kimsesiz çocuklarla resim falan yapıyorsun. şirket de uçak paranı, yemeğini, konaklamanı karşılıyor. burada dayanamıyorum artık ben"dedim ve delirdi gerçekten. SANA DA O YAKIŞIR ZATEN GİT HİZMETÇİLİK YAP ELALEME dedi. (??) Anlatamıyorum, anlaşılamıyorum. Delirmek üzereyim. Siktir olup gitmek istiyorum ama ne yerim var ne param.

Mantıklarına göre işe girip ardından da evlenmeliyim. Herkesin kendi hayatı ve benimkini kontrol edemeyince deliriyor. Hayat görüşümüz aynı olmak zorunda değil. İnanılmaz uzaklaşıyorum böyle olduğu zaman her şeyden. Şu an cidden içinde olduğum psikolojiyle ölesim var. Tahammül edemiyorum.
0
dedi ayca
(27.10.17)
haksız değilsin ama içinde bulunduğun hisleri abartıyorsun, günaşırı benzer duyurularını görüyorum. biraz derin nefes alarak sakinleşmeyi deneyebilirsin.
0
evde liyakat kalmamis
(27.10.17)
anne haklı, sen haksızsın.
0
heves mi sandin
(27.10.17)
@tncserap zaten seçilmek kolay değil de ben fikrimi söylediğim anda sanki bileti almışım kapıdan çıkıyormuşum gibi davranmanın mantığı nedir?
0
🌸dedi ayca
(27.10.17)
Dedi sigir Adam
Saka bi yana annen hakli. Kolelik yapiyosunuz sonra avrupa gordum diye tinder'a fotograflarini koyuyorsunuz.
0
baldur2
(27.10.17)
@baldur2 ? diye genelledi sığır adam. Çünkü, Tinder'ım yok ve 1 sene Avrupa'da yaşadım zaten. Amacım Avrupa görmekten çok içinde olduğum sikko durumu atlatmaya çalışmak ve yurt dışında kalıcı bir iş bulmak.
0
🌸dedi ayca
(27.10.17)
@mavijojobatanecigi neden peki?
0
🌸dedi ayca
(27.10.17)
yurt dışında kalıcı iş kısmı bürokratik biraz. vize istemeyen bir ülkeye gidip 2-3 ay denenebilir bişeyler. güney amerikayı çalışarak gezen insanlar var.
0
bruceandwayne
(27.10.17)
@bruceandwayne ahaha bunu söyleyip "yapmak istediğim esas şey bu, hayat böyle bir şey, plazada 10bin lira maaş kazanıp da haftasonu ne yapacağını bilemez halde "evde mi kalsam dışarda sosyalleşsem mi" ikileminde kalmak değil. " dediğimde yine bir sürü hakaret işitmiştim.
0
🌸dedi ayca
(27.10.17)
hem haklısın, hem haksızsın.

haklısın çünkü ben de senin gibi düşünüyorum. agh'yi de hizmetçilik gibi görmüyorum. çok değerli arkadaşlıklar edinilip güzel anılar biriktirilebiliyor. ama oradaki tecrübeyi başka bir yerde işe yarar hale getirmek kolay mı, şans işi mi bilmiyorum.

haksızsın çünkü hislerini anlamayanla, hislerini anlasa da sahip olduğun/olmadığın imkanları tanımayanlarla aynı şeyleri konuşmak makul değil.

yani eğer annenin istediği gibi olmak istemiyorsan, ona "senin istediğin biri gibi olmayacağım" deme. ona "olur, düşünürüz" gibi cevaplar ver -yani hee de geç.-, ve bildiğini yap.
0
dahinnotha
(27.10.17)
@dahinnotha genelen bunu yapabilen bir karakterim yok benim ama bunun dışında "senden bir bok olmaz zaten" falan gibi şeyler de ekleyerek beni kışkırtıyor. sanki adam öldürüp onun üstüne atmışım, öyle bir sinir. anlam verilemeyecek şekilde.

agh'yi başka şeye çeviremeyecek olsam bile, içinde olduğum durumdan kurtulurum, 4-5 ay neyse kafam rahatlar, farklı şeyler yaşarım ne bileyim işte psikolojim düzelir hiç yoktan. cidden inanılmaz büyük bir kırılma noktasının ortasındayım ama farkında değiller.
0
🌸dedi ayca
(27.10.17)
kim haklı kim haksız hangisi ne kadar haklı bir tarafa, annene kızmışsın tamam. ama yurtdışına gitmeyi istiyosan bile bunu annene kızmanın karşılığı olarak, onunla inatlaşırcasına eyleme dökmen olayın mahiyetini değiştirir, senin için değiştirir. naparsın bilemem ama bu tip şeyleri birbirinden ayırmakta fayda var derim ben.

aynısı boş kalmanla iş bulamamış olmanla ilgili de geçerli. bir müddet iş arayıp bulamamak ayrı, yurtdışına gitmek istemek ayrı, yurtdışında çalışmak istemek ayrı. hepsini aynı potada eritirsen hayal kırıklığı olur, başka da bişey olmaz.

sen durumu, "bir şey olsun, hepsi de beraber olsun, hem iş bulayım, hem ben zaten yurtdışına gitmek istiyodum yurtdışında olsun o zaman, hem ben şimdi bugün anneme de kızdım ondan da uzaklaşmış olurum şurama kadar geldi zaten" gibi bir hale getiriyosun. olmaz ki, olmaz yani.

olsa bile, hadi oldu diyelim, bu kadar şey aynı potada eridiği için beklenti de epey yüksek, tat alamazsın, istediğin gibi olmamış bir şey eksikmiş hissi gelicek beraberinde olduğunda.
0
dafaisss
(27.10.17)
@umutko erasmus'a gitmek istediğimde de çok konuştular sonra annem sağda solda KIZIM YURT DIŞINA GİTTİ muhabbeti çevirdi. deliriyordum ama bir bok da diyemiyordum, çünkü hem gereksiz tartışma olacak hem de kesinlikle söylediğim şeyi kabul etmeyecekti. Bazı şeyleri görmezden gelmeyi öğrendim ama bu tarz şeyleri yapamıyorum. En basitinden geçen gün bir arkadaşımı anlattım, kız çok zeki, kültürlü falan ama memnun olmadığı işinden kaba götünü kaldırıp da çıkamıyor, normalde aldığı maaşın 3 katını falan alabilecek bir potansiyeli var ama uğraşmıyor, bir sevgilisi olmuş haziran ayında, çocuk şimdi askere gitti gelince de evlenicez diyor (sevgili oldukları zaman tanışmışlar zaten yani çok kısa bir süre) sebebi de annesinin inanılmaz baskı kurup sürekli neredesin vs. şeklinde delirtmesi, bunu anlattım anneme dedim yazık çok üzüldüm, hayatını ne kadar farklı çizdi falan dedim bana cevap olarak "o da sana üzülüyordur belki 5 senedir birlikteler ve evlenmedi diye" dedi. şimdi bu kadın cahil değil, bu kadın okumuş etmiş ama nasıl düşünemiyor;
-bu haziranda mezun olduk
-benim işim yok
-erkek arkadaşımın işi yok
-23 yaşındayız (çok genciz evlenmek için??)
-bu çocuk yurt dışında yüksek lisans yapacak
-askerlik mevzusu var
her şey belirsizken bana bu şekilde laf sokması çok saçma.
kendisi evlenmiş 21 yaşında,24ünde de beni doğurmuş. zaten 19 yaşında mı ne işe girmiş sanırım aynı zor şartlarla yaşayayım istiyor çünkü aklında olabilecek başka bir yaşam tarzı yok.

ha yine şükürler olsun giydiğime, gittiğime, görüştüğüme karışmıyor kimse. ama bu hayatımı kontrol etme manyaklığı beni delirtiyor. sanki ben de "oku, iş bul, evlen" hayat düzenine hak vermek zorundayım. ben belki bisikletle dünyayı gezmek istiyorum, belki kanada'da pizzacıda çalışmayı burada 10 bin lira maaş alıp saçma sapan tacize uğramaya yeğliyorum, belki de okumama rağmen çalışmayıp ev kadını olucam. hani tepkiler o kadar abartı ki sanki "ben artık striptiz kulübünde çalışıyorum bb" demişim gibi. (kaldı ki onu da yaparım. bana zarar vermedikten sonra her şeyi yapabilmekte özgür olmalıyım bence. anca "aha ölecen öyle yaparsan bir dur" denmeli.)
0
🌸dedi ayca
(27.10.17)
Annen haksız değil.

Sen de yaşın itibariyle haksız olmamakla birlikte hislerini abartma. Çoğu kimse bunların çok daha ağırını yaşıyor. Kendi içinde bulunduğun durumla ok olmayı öğrenmelisin bence.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(27.10.17)
ayça seni severim, biliyon. az buçuk samimiyetimize güvenerek dürüst olacağım. içinde bulunduğun durumu belki en iyi ben anlarım; senin mezun dahi olmamış halinim çünkü. okuldan dönerken, "lan 3'te çıktım ne güzel, çalışacağım zaman 7'den önce çıkamam. iyisi mi 16 sene okuyayım, simit yiyerek yaşayayım" deyip üzülecek kadar nefret ediyorum iş hayatı cenderesinden.

gelgelelim, bu konudaki tutumunu fazlasıyla naif ve ciddiyetsiz buluyorum ben. ya annem tamam kimse sabah 7 akşam 7 çalışıp zombiye dönüşmek istemez de tutturmuşsun bi güney amerika gezicem, bi kanada'da pizzacı olucam ya arkadaş okumuş etmiş kızsın sen, vizyonun bu mu? yine özgür ol, yine mutlu ol ama bunu daha donanımlı bi şekilde yap. kanada'da pizzacı olacaksan 23 yaşına kadar niye okudun. türkiye'de yaşamaktan ben de nefret ediyorum. kadın olarak nelere maruz kalmış olabileceğini, burada ne kadar sıkılıp bunaldığını sadece tahmin edebilirim. yurtdışına gitmek istemende, daha özgür ve rahat yaşamak istemende vs. hiçbi sıkıntı yok ama mevcut vizyonun ve hayat görüşün bunu yapabilecek kapasitede değilsin gibi duruyor açıkçası. yani ben eminim ki kimse kanada'da pizzacıda çalışmayı tasarlayarak daha özgür ve mutlu olmamıştır.

ne yaparsın bilmiyorum ama ALLAH İÇÜN sakinleş. kendin de söylüyosun zaten çok bunaldım, zor bi dönemdeyim diye. bi süre bunları düşünmemeye, en azından birkaç ay kafanı dinlemeye çalış imkanın varsa. param yok işim yok diyosun, otur evde dizi film izle yani ne yapabiliyosan onu yap, imkanın el verdiği ölçüde. çünkü şu an cidden sağlıklı ve normal düşünmüyosun bence.

bak illaki sktir olup gideyim diyosan benim önerim ukrayna'ya gitmen. ekonomik ve gelecek anlamında türkiye'den daha iyi bi yer değil, hatta daha kötü. ama niyetin varsa gidip kalırsın yani kaçak göçek bi şekilde hallolur. gece 5'te sokakta yürüyebilirsin, kimse bi şey demez, yapmaz, yapamaz. ama ben neredeyse eminim ki öyle bi hayat da seni memnun etmeyecek. belki az çalışacaksın, kafan rahat olacak ama hep "e iki sene sonra napıcam?" gibi bi düşünce olacak kafanda. çünkü istediğin yaşam tarzı kendini geliştirmen, uzun vadede üzerine koyabilmen için bir şey vermeyecek sana. güney amerika'yı dolaşmak sana vizyon kazandırır, güzel anılar verir ama bunlar üzerine koyduğun zaman anlamlı olur. ben "gir asgari ücretle çalış, sevgilinle de evlen sığır gibi yaşa" demiyorum. gidebiliyosan bi saniye bile durma. gez, dolaş, istiyosan pizzacıda çalış falan ama demek istediğim şu: bunlar senin sorununun çözümü değil.

ne yapabileceğin, ne yapman gerektiği konusunda maalesef hiçbi şey söyleyemiyorum çünkü bilsem ben kendim yaparım ama yolun yol değil, sen bundan daha iyisini yapabilirsin :(
0
der meister
(27.10.17)
Ya şu an cevaplarını da okudum da tepkilerin çocukça. Biraz kendine uzaktan bakmayı dene.

Bence yurtdışı meselesine olduğundan çok daha fazla anlam yüklemişsin. O anlam ne onu sorgula bi.
Annenin evlilik meselesine karşı tavrını sen de yurtdışına gitmek ve "özgür olmak" kavramlarına karşı sergiliyorsun. Eleştirdiğin şeyi yapıyorsun.

Ayrıca ilişkin kısa olmayacak bir süredir varsa 23 yaş erken değil. Ama iş, askerlik konuları engelse bu konularda haklısın. Onların hallolması gerek. Ama yaşı sıkıntı ediyorsan yetişkin olmaktan kaçınan çocuk gibisin derim.

Şu an işin yoksa, ailenle yaşıyorsan veya onlardan maddi anlamda destek görüyorsan bir noktada ailene bağlı olmak zorundasın. Çünkü sen onların kuralları içinde doğdun ve senden çok daha tecrübe sahibiler. Tam bağımsızlığını saglamadiysan hiç karışmamalarını beklemek abes. Bundan da öte sana o kadar emek veren ebeveynlerden bir yaştan sonra sana hiçbir şekilde müdahale etmemeleri beklemek hafif tabiriyle şımarıklık. Kaldı ki çok ciddi bir müdahale yok ortada sadece laf söylemiş.

Kısacası artık yetişkin olmaya çalışabilirsin.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(27.10.17)
Anne bu, der yani. Nedir ki? AGH'de dogru duzgun bir proje bulabilecegini sanmiyorum. Kendi aralarinda paslasiyor avrupa ulkeleri, non-eea istemediklerinin notunu dusuyorlar. Hos dogu avrupa dersen olabilir.

Bir de cidden tepkilerin cocukca. Bir anda alip basini gidemezsin, hele ki paran yoksa bir hicsin. Boyle sktir olup gidicem naralari atarsan insanlar sana lafinin arkasinda duramadigin icin saygi da duymaz. Adam gibi planlar kur, gerceklestir millet de izlesin.
0
perfectum
(27.10.17)
bahaneciliği bırakıp somut şeylere odaklan. herkesi ikna etmek zorunda değilsin. annen kararlı olduğunu ve kararını olgun bir şekilde hesaplayarak verdiğini anlarsa önünde duramaz zaten.

evs sana dil ve hayat tecrübesi kazandıracak, zaman kaybettirecek. büyük ihtimalle mesleğinle ilgili dil dışında daha kalifiye hale getirmeyecek. orda iş bulman burda iş bulmandan daha kolay mı mesela?

bak tekrar ediyorum, annenin senin için ne düşündüğünü düşünmeyi bırak. iş mevzusunda da beklentini düşür. gerekirse idareten düşük profilde bir işe gir, o da olmazsa stajyer olarak gir. vaktini evde annenle harcayıp psikolojini bozma.
0
zgrydn
(27.10.17)
üniversitede psikoloji okumak istiyordum ama ailem "garanti" bir işim olsun diye beni zorla işletme/iktisat gibi bölümlerde okumamı istedi ve zorla da olsa başardılar.. Şu anda elini sallasan 10 üniversite mezunundan 7'si İ.İ.B.F. mezunudur ve s.kko bir işte s.kko bir maaşla çalışıyorum 32 yaşımda.

Hayatın bir yanlışın içinde olacaksa bırak kendi tercihin olsun. En azından kendi kararın için pişmanlık duyarsın.
0
silah taciri
(27.10.17)
Anne anneligini konusturmus, onda bir sikint yok. Tersini söylese garip gelirdi zaten.

Benim bir arkadasim Avrupa Gönüllülük Hizmeti'yle Almanya'ya geldi. 1 sene calistiktan sonra alaniyla ilgili Master'a basvurdu. Su anda doktora yapiyor. Bos calismak (!) evde bos oturmaktan iyidir.
0
chitosan
(27.10.17)
Haklı mısın haksız mısın bilmiyorum ama sana tek tavsiye verebilirim;
Anne/baba rızası olmadan hiç bir işe kalkışma.
0
etna
(27.10.17)
(13)

Derdiniz nedir ?

sorunvar
Yaşınızı ve dertlerinizi alayım ..
Yaşınızı ve dertlerinizi alayım ..
0
sorunvar
(26.10.17)
"tükeniyorum, tükeniyorum, yüzümü karanlıklar basıyor." i.

yorulmadım da sıkıldım.
0
rahip janick
(26.10.17)
Yas 29
Dert, 30'a geliyorum:D
0
stavro
(26.10.17)
Yaş 20
Derdim istemediğim bölümde okumak, gelecek kaygısı, meslek kaygısı ve yakın arkadaşımın olmaması
0
marowak
(26.10.17)
27, para lazım :(
0
matilda
(27.10.17)
yaş 33
2 aydır işsizim...
0
late viper
(27.10.17)
23 www.eksiduyuru.com

-işsizim
-burayı sevmiyorum
-ailemle anlaşamıyorum
-param yok
-burada yaşamak istemiyorum ama dışarıda da iş bulamıyorum TECRÜBE altın kelime ama ne burada ne orada bulamıyorum
-hayat kesinlikle istediğim gibi gitmiyor
-belirsizlikten nefret ediyorum ve her şey belirsiz
-bu kadar stres cildimin ve vücudumun ağzına sıçıyor
0
dedi ayca
(27.10.17)
- eski sevgilimi özlüyorum. çok fazla.

- param yok. gerçi ona alıştım sayılır, hiç olmuyor.

- türkiye'de yaşamak istemiyorum.
0
der meister
(27.10.17)
selam, hiçbir derdim yok artisliği için geldim.
0
bruceandwayne
(27.10.17)
Uzayan okul gençliğimi ipoteklemiş vaziyette.

Bi de artık normal huzurlu bir ilişkim olsun istiyorum.

Allahım asker kaçağı olmadan salak sulak insanlara da zamam harcamadan beni düze çıkart yarebbim.

Yas 27.
0
klar
(27.10.17)
Yaş 34
Kendime ayıracak vaktim olmaması, sürekli stres.
0
hybridus
(27.10.17)
yas 24
para lazim
0
qazwsx
(27.10.17)
36, bıkkınım, amaçsızım, insanlara tahammülüm çok azaldı, her şey yapmacık ya da saçma geliyor.
0
tiny penny
(27.10.17)
30.
akşama pizza mu yesem yoksa mantı mı yesem ikilemindeyim.
iki cazip alternatifin arasında kalmanın bünyemde yol açtığı stresle baş etme yollarını araştıyorum...
hey! dert dedik. "büyük dert demedik".
0
pangea
(27.10.17)
(11)

merkezi yerde oturmak vs işyerine yakın oturmak

buenosdias
1 yildir merkezi yerde oturuyorum. sosyal hayat için lokasyon: 10 üzerinden 8ev durumu: 10 üzerinden 5şimdi işyerine yakın bi yere taşınmak istiyorumsosyal hayat için lokasyon: 10 üzerinden 3ama iş çıkışı gezip metroyla geri dönebilirim.ev durumu : 10 üzerinden 8herkes ne güzel muhit salak mısın ora
1 yildir merkezi yerde oturuyorum.
sosyal hayat için lokasyon: 10 üzerinden 8
ev durumu: 10 üzerinden 5

şimdi işyerine yakın bi yere taşınmak istiyorum
sosyal hayat için lokasyon: 10 üzerinden 3
ama iş çıkışı gezip metroyla geri dönebilirim.
ev durumu : 10 üzerinden 8

herkes ne güzel muhit salak mısın orayi bırakıyosun diyor.

siz ne dersiniz? bence İstanbul gibi bi yerde ise yakın ev büyük nimet.
0
buenosdias
(26.10.17)
Kesinlikle.

Sosyal hayat için lokasyon İstanbul'da önemini yitirdi bence.
Ev - iş arası 12 dk sürünce hayat kaliten inanılmaz yükseliyor.
0
cakabo
(26.10.17)
bizim millet biraz gösteris ve havayi sever.

ise yakin ev sizin haftada 4-5 gün isine göre 5-6 gün her gün cekeceginiz yolu kisaltir.

hayat kaliteniz artar.

ise yakin ev candir.
0
kurnaz
(26.10.17)
Asla derdim. Eğer evlenmeyecekseniz, yerleşik bir düzen arzulamıyorsanız ve işinize de aşık değilseniz çok zorlanırsınız. Ben zorlandım ve ne pahasına olursa olsun merkezde yaşıyorum.
0
monogram
(26.10.17)
bence işin eve yakınlığı her durumda iyidir. dışarı çıkmaya her zaman enerjiniz olur ama uzak bir iş yerine gitmeye motivasyonunuz her zaman olmayabilir.
0
dedimmidemedimmi
(26.10.17)
en önemli kriter : evli bekar ? ve çocuk ?

Bu parametreler çok ciddi etkiler vereceğin kararı.
0
josefen
(26.10.17)
bekarim evlenmeyi düşünmüyorum. öyle çok gece Hayatı olan biri değilim. cuma cumartesi falan çıkarim.
0
🌸buenosdias
(26.10.17)
çoluk çocuk için merkezi lokasyon.
0
lazpalle
(26.10.17)
bence taşınma. pişman olursun. eğer evli değilsen merkezi yer iyi. ama evlenince işe yakın yer iyidir. bekar adam her zaman merkezi yere yakın olmalı.
0
sizofren06
(26.10.17)
akşam işten çıkıp gezmeye gitsen, sonra eve dönmeyi kafanda büyütmezsin evin merkezi yerde olsa.

ama ev de iş de merkezden uzak olunca hafta sonu bile çıkasın gelmeyebilir.

o yüzden bırak uzak kalsın diyorum. işi eve yakınlaştırmaya çalış derim ben. ben yaptım, mükemmel oluyor :D
0
pokerface
(26.10.17)
işe yakın ev her zaman 2-0 öndedir.
sonraki parametrelere göre ev seçilir(evin durumu, kirası, ulaşım vs vs vs)
0
basond
(26.10.17)
aynı şey değil ama ankara'da okula yakın yerde ev tuttum. okul dağ başında, haliyle ev de dağ başında. şimdilik çok memnunum. yürüyerek 15-20 dakikada sınıftayım. trafik yok bi şey yok, kafam rahat. gördüğüm insanların çoğu öğrenci. sosyal hayat diyosan arkadaşlarının da çoğu zaten bu çevrede, bar yok ama ev var, kafeler var vs. yine bi şekilde idare ediyosun. ben şu an merkezde olmayı asla istemezdim mesela. hem kiralar yüksek, hem her gün nerdeyse iki saat yol. çekilecek dert değil.

tabii ben seneye burada olmayacağım için rahatım biraz, yoksa 4 sene burada çalışacak olsam 4 sene dağ başında yaşamak ister miydim işe yakın diye, ondan emin değilim.
0
der meister
(26.10.17)
(11)

Yaş farkı aşka engel mi ?

feed me
Bu konuda çevremdeki herkes farklı düşünüyor.24 yaşında birinin 18-19 yaşında bir kızla sevgili olması ahlaken çarpıklık mı sizce ?
Bu konuda çevremdeki herkes farklı düşünüyor.
24 yaşında birinin 18-19 yaşında bir kızla sevgili olması ahlaken çarpıklık mı sizce ?
0
feed me
(26.10.17)
Bence evet.

Hukuken sorun olmasa bile ahlaklı bulmuyorum ben.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(26.10.17)
konu cinsellikse değil bence. ki konu cinsellik.
0
boyle buyurdum
(26.10.17)
6 yaş diyorsun ve yetişkin bunlar. Tabii 24-30 olsa, 6 yaş daha görünmez bir fark olurdu ama iki reşit insandan ve alt tarafı 6 yaştan bahsediyoruz. Çarpıklık olduğunu düşünmediğim gibi, gariplik kısmını bile algılayamadım.
0
aychovsky
(26.10.17)
Aychovsky +1
Bana göre bu olayın çarpık olabilmesi için taraflardan birinin 18 yaşın altında olması gerekir.
18 19 yaşında birinin 24 yaşında biriyle olması çok normal.
16 17 yaşında birinin 21 22 yaşında biriyle olması çarpık ve garip olarak algılanabilir (en azından benim için)
0
mutekebbir
(26.10.17)
ahlaken bi sıkıntı yok da anlaşma konusu problem olabilir. 29-24 desen mesela çok uygun ama 18-19 yaşındaki kızın derdi çekilir mi bilmiyorum. yaş ilerledikçe, yaş farkının etkisi azalır. yani 17 yaşında bi kızın 13 yaşında çocukla takıldığını düşün. arada zihniyet ve fiziksel olarak ne kadar fark var. at ikisini de 20 sene sonraya. hatta 10. ne oldu? 37-33. mis.

24-18 de olur yani, ahlaken falan kalkıp da kimse bi şey diyemez ama liseyi yeni bitirmiş kız ne biliyim. bunun daha üniversiteye başlayıp "ortam güzelmiş" diye seni terk etmesi var, kararsızlıkları var, büyümesi var... taam kızlar erkeklerden erken olgunlaşıyo da armut değil ki bu. 18-22 yaş arasında çooook fazla şey yaşıyor insan. büyük konuşmak gibi olmasın, gönül bu sonuçta amma ben 23 yaşında bir bey olarak 18-21 yaş arasında bi kızla ciddi düşünmem, düşünemem.
0
der meister
(26.10.17)
Anlaşamama ihtimali var ama onun dışında, eskiden olsa bence uygun değil derdim ama şimdi yapıştır koçum diyorum.
0
elorelia
(26.10.17)
Ahlaken çarpık değil de 18 yaşından 23 yaşına insanlar bayaaaa değişiyor. Uzun süreli olmaz bu ilişki zor..
0
lcha
(26.10.17)
24 yaşındaki biri üniversiteyi bitirmiş, çalışma hayatına atılmış.
18 yaşındaki biri daha 12. sınıfta muhtemelen.
Bu tarz dengeler bana uygunsuz geliyor. Ne paylaşacaklar? Ne hakkında konuşacaklar?
Ayrıca ben hiç kimsenin ilk sevgilisi, ilk ciddi ilişkisi, ilk seviştiği kişi vs olmak istemem açıkçası. O tarz dengeler de rahatsız edici geliyor.
0
sopiro
(26.10.17)
Kız 20'li yaşlarda veya yakınsa erkeğin yaşı önemli değil bence. Eskiden yaşıtlarımla oluyordum, sonra yaş farkı 3-4 oldu sonra 6 yaş küçük sevgilim oldu. Son olarak 8 yaş küçük falan derken açılıp gidecek bu fark sanırım.
0
tughan
(26.10.17)
Bence ahlaken çarpıklık. Kız erkeğin doğum tarihine göre artı,eksi 20 günlük menzilde olmalı.
0
turkuaz
(27.10.17)
mutlularsa ve seviyorlarsa, milletin çürümüş ahlaki değerlerini sallamasınlar.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(27.10.17)
(6)

Kelimeleri bildiğim halde cümleyi anlayamıyorum. (İngilizce)

apolitikherif
Bu çok oluyo bana. Mesela cümledeki tüm kelimeleri biliyorum ama cümlenin genel olarak anlamını çıkartamıyorum. Neden oluyor bu, ne yapmak lazım? Size de oluyor mu?
Bu çok oluyo bana. Mesela cümledeki tüm kelimeleri biliyorum ama cümlenin genel olarak anlamını çıkartamıyorum. Neden oluyor bu, ne yapmak lazım? Size de oluyor mu?
0
apolitikherif
(26.10.17)
olmuyor. zamanlara ve bağlaçlara çalışabilirsin. en önemlisi de pratik yapmak.
0
diffarentiationation
(26.10.17)
Bu dili bilmedigini gosteriyor. Muhtemelen bir tik ustunu de yasayacaksin, bu cumleyi anladigini sanmak ama o cumlenin bambaska bir anlama gelmesi.

Zamanla dogru ogrenme ile bu zamanlara bakinca guler gecersin.
0
kurnaz
(26.10.17)
bir dili yeni öğrenirken olabilir bunlar. gramer çalışmanız gerekiyor.

okuduklarınız karmaşık geliyorsa, bir yöntem önereyim: clause'ları bulun yerine x, y falan koyun ya da oradaki alakalı sözcüğü seçin, kalabalığı kaldırın, cümleye bir de öyle bakın.

örnek:

"During the whole of a dull, dark, and soundless day in the autumn of the year, when the clouds hung oppressively low in the heavens, I had been passing alone, on horseback, through a singularly dreary tract of country; and at length found myself, as the shades of the evening drew on, within view of the melancholy House of Usher." (edgar allan poe, the fall of the house of usher)

"During the whole day, when x (when blah blah), I had been passing through a tract by myself; and found myself, as y (blah blah), within the view of House A."

yani "I had been passing through the country when I found myself at the House of Usher." cümle aslında bu. aradaki her şey niteleyici, dolaylı tümleç vs.

Bunu daha girift cümlelerde de yapabilirsiniz.

"What we can now conjecture about the way in which sexual relations will be ordered after the impending overthrow of capitalist production is mainly of a negative character, limited for the most part to what will disappear." (engels, the origion of family, private property and state)

What we can conjecture about y is z. bu cümle aslında bu kadar.

y, 1. kısım: the way in which sexual relations will be ordered --> how sexual relations will be ordered
y, 2. kısım: after the impending throw of capitalist production
z: is negative in character, limited for the most part veya [limited mostly to] [what will disappear].

açıklayıcı mı oldu daha mı kafa karıştırdı bilmiyorum ama siz kendi örneklerinizi verirseniz demek istediğimi belki daha iyi anlatabilirim. sonuçta parçalara bölmekten bahsediyorum ama o zaman da, parçaları tanıyacak kadar bilgi sahibi olmanız lazım. bir de, bir sürü "to" var mesela. gördüğünüz hangisi, tanıyabilmeniz lazım.

bunu anladıktan sonra x kendi içerisinde nedir, y nedir diye bakabilirsiniz.
0
godoşu beklerken
(26.10.17)
kelimelerin cesitli formlarda birlesiminden cikan anlami inceleyen seye gramer deniyor iste, gramerin eksik.
0
robokot
(26.10.17)
en amiyane tabirle kalıpları bilmek gerek. bunlar da metin okumakla falan olacak işler.
0
bohr atom modeli
(26.10.17)
gramer ya resulullah
0
der meister
(26.10.17)
(14)

ev arkadaşı- sigara

yuvarlanantencereninkapagi
öncelikle şunu belirteyim; ev arkadaşımla yakın arkadaşız. birkaç ay önceye kadar ben de sigara içiyordum. evde de içiyorduk. birakinca sigaranın leş gibi koktugunu fark ettim. ev arkadaşım halen içmeye devam ediyor salonda. ben de içerken salonun kapisini kapalı tutar mısın dedim. kapatıyor. ama bi
öncelikle şunu belirteyim; ev arkadaşımla yakın arkadaşız.

birkaç ay önceye kadar ben de sigara içiyordum. evde de içiyorduk. birakinca sigaranın leş gibi koktugunu fark ettim. ev arkadaşım halen içmeye devam ediyor salonda. ben de içerken salonun kapisini kapalı tutar mısın dedim. kapatıyor.

ama birkaç gündür evde değildi. bugün gelmiş ve sigara içmiş. bu aralıkta ne kadar kötü koktuğunu daha da fark ettim. üstelik winston light iciyor.

boyle konularda çok normal bir ricada bulunurken bile çok geriliyorum. şimdi evde sigara icmemesini ya da odasında içmesini falan nasıl söyleyebilirim? ya da sizce bu konuya nasıl bir çözüm bulunabilir? pencere kenarında icse mesela yine böyle kokar mi?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.10.17)
biliyom böyle şeyleri söylemek kolay olmuyo, şimdi ben ne desem sen yine çekineceksin ama şunu bil: ev arkadaşından yalnızca odasında sigara içmesini talep etmek çok ama çok normal bi şey. hayvan evladı değilse anlayışla karşılayacaktır, öyleyse zaten başka ev arkadaşı bulmaya bak.

ben de sigara içiyorum ama aynı ortamı paylaştığım insanları bu kokuya ve zehire (zehre mi ya da) maruz bırakamam. bu çok temel bir görgü kuralıdır. herkes içerken fosur fosur götürürsün tamam ama sen bırakmışsın bak. hiçbi şey değilse, "ben bıraktım, sen içince canım çekiyo, gözümün önünde içme amk" diyebilirsin.

güzelce izah et durumu. insansa anlar zaten. değilse gerisini sonra düşün. asla sigara içme falan demiyosun sonuçta. sigara içmek dediğin 8-10 dakika süren bi iş. banyoda, mutfakta, ortak alanda içmeyiversin. onu yapacak iradesi, saygısı yoksa da şutla gitsin. yine yakın arkadaş olun ama ev arkadaşı olmayın.

pencere kenarında içse o kadar kokmaz ama rüzgara bağlı olarak yine evi kokutma ihtimali var. balkon varsa balkona çıksın dicem ama önümüz kış, o da zor olur.
0
der meister
(25.10.17)
balkonda bile içse kokar. içen kişiler anlamıyor ama içmeyen için tam bir eziyet bu durum. bizim alt komşu evinde içiyor, bu soğuk havada cam kapı çok açık değilken bile geliyor bize de.

arkadaşın anlayışlıysa, çok da ağır içici değilse rica edince dikkat edebilir ama tiryaki insanlar için çok da kolay olmayan bir durum. en başta da durum bu şekilde olduğu için sonradan değiştirmek zor.
0
nrmnm
(25.10.17)
arkadaşım ben bıraktığımdan beri daha az içiyor zaten. evde şu an günde maksimum dört tane falan iciyordur. bir yandan neden buna katlanayim diye düşünüyorum, gereksiz nezakette bulunuyorum; diğer yandan zaten bir iki sigara bırak icsin diyorum.

ay içime dert oldu :(
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(25.10.17)
Cok benzer durumlar yasamisiz anliyorum o yuzden ama gozunu karartip bi anda soyle lutfen cunku bu yaptigin gereksiz hassasiyet hicbir arkadas bu yuzden kirilmaz gucenmez olan sana olur bosuna canini sikarsin kafanda nasil soyleyecegini kurup dusunup.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.10.17)
yahu, maksimum dört tane içiyorsa onu da odasında içiversin. 4-5 dakika sürer bir tanesini içmesi. onun odasında içmesi sıkıntı olmamalı ama odası yerine salonda vs. içmesi senin için sıkıntı belli ki. söyle odasında içsin.
0
rahip janick
(25.10.17)
muhtemelen odam kokuyor falan diyecek ama böyle de salon kokuyor dimi :(
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(25.10.17)
Mutfak var balkon var pencereden uzanip icmek gibi alternatifler var kendi odasi disinda?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.10.17)
abi içmeyecek o zaman? odam kokuyor nedir. adamın kendisi kokuyor.
0
rahip janick
(25.10.17)
yaa iyi olmus size yıllarca insanları pasif icici yaptınız birazda siz pasif icici olun belki yıllarca insanlara neler cektırdıgınızı anlarsınız.
0
sizofren06
(25.10.17)
Bir önceki ev arkadaşımla birbirimizi boğazlayacaktık tam da bu mevzu yüzünden.

Ben de aşırı rahatsız oluyorum ve şu anki ev arkadaşıma kirayı bile sormadan sigara içip içmediğini sormuştum. Sigara içiyor, yalnızca mutfakta aspiratörün altında içiyor ve çok nadir odama kadar geliyor.

Pencere kenarında içse dışarıya gitmeyip içeriyi doldurma ihtimali de var, balkon falan olsa neyse de pencere kenarı da sıkıntı. Kendi odasında içsin çok meraklıysa.
0
chicha
(25.10.17)
maksimum 4 tane içiyorsa bir şey değilmiş. vesile ol bari o da bıraksın mutlu mesut yaşayın.

azılı bir sigara düşmanı olarak söylüyorum; odanda iç demek yakın arkadaş için söylemeye çekinilecek bir şey asla değil ama zorunlu da tutamazsın. adam uyuduğu yerde içmek istemeyebilir -içmesin de hatta- ve eve çıkarken de ortak alanda sigara içebileceği biri ile çıkmış ki sıkıntı yaşamasın. en başta dediğim gibi ona da bıraktır, güzel güzel geçinip gidin.
0
nrmnm
(25.10.17)
bu arada kendisinin bu konuda keskin bir tavrı yok, gerçi ne diyeceğini de kestiremiyorum.

sadece ben söylemeye çekiniyorum o kadar.
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(25.10.17)
valla ben biraz farklı düşünüyorum bu konuda. sigara sözkonusu olduğu için fazla duyar kasılmış gibi geldi.

yani başından beri sen içmiyor olsaydın o içiyor olsaydı bu zaten eve taşınırken konuşulurdu ve kokudan rahatsız olduğunu söylerdin, “ortak alanlarda içilmez” diye kural koyardınız. ya da şu an senin şikayetin “o yanımda içince benim de canım istiyor” olsaydı, arkadaşın yakın bir arkadaş olduğu için senin hatırına bunu da kabul edilebilirdi. ama diğer türlü, yani “kokusu rahatsız ediyor” bahanesi biraz şey gibi.

ben de bikaç senedir içiyordum, artık ayda yılda bir canım çekerse içmeye başladım çünkü senin gibi ben de kokusundan acayip rahatsız olduğumu fark ettim.. ama ev arkadaşıma ve gelen giden arkadaşlarıma içmeyin demiyorum. çünkü şöyle düşün. ev arkadaşınla aynı eve çıkarken dediniz ki, salonda sigara içilecek. şimdi sen diyorsun ki, artık içilmesin çünkü kokuyor. yani tabi incelik gösterip tamam diyebilir, ama odasında içmek istememekte sonuna kadar haklı çünkü sigara içilen yerde uyumak çok rahatsız edici. ayrıca sigara “gidip içilen” bir şey değil ki, yani dur bi sigara içeyim geleyim demiyorsun. otururken, film izlerken, muhabbet ederken yakıyorsun bir tane.

düşün ki eve girerken “eve istediğimiz arkadaşı getirebiliyoruz” dediniz, başlarda ikiniz de arkadaşlarınızı çağırıyordunuz. sonra sen arkadaşlarınla bozuştun kimse gelmemeye başladı. ama o hala birilerini çağırıyor. ve sen artık yalnız kalmak istiyorsun. ona “artık arkadaşlarını getirmeni istemiyorum” der miydin? denmez. bence sigara konusuyla aynı şey.

elbette ki gidip bir sor bence, ama istemezse de bunun hiç sorun olmayacağını falan söyle.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(25.10.17)
sayı önemsiz. abimle aynı odada kalıyorum. sigara olayına dikkat ediyor. temiz bakımlı biri.ama arkadaşım insanın içi kokuyor içi. her nefes verişinde sigara kokusu çıkıyor ağzından. siniyor amk şeyinin kokusu her yere. umarım orta yolu bulursunuz.
0
hemsta
(25.10.17)
(33)

burdaki mod.lardan nefret eden sadece ben miyim?

for day to break
soruma yanıt olmayan alaycı yorumları şikayet ettiğim zaman silmiyorlar ama onları eleştiren bir başlığın altına yazdığım zaman o yazımı siliyorlar. kaç defa bu konuyu gündeme getiren kullanıcılar oldu ama pek ciddiye alan olmadı. bu da alınmayacak olsun, ben içimi dökeyim de. birde devilred'e ne ol
soruma yanıt olmayan alaycı yorumları şikayet ettiğim zaman silmiyorlar ama onları eleştiren bir başlığın altına yazdığım zaman o yazımı siliyorlar. kaç defa bu konuyu gündeme getiren kullanıcılar oldu ama pek ciddiye alan olmadı. bu da alınmayacak olsun, ben içimi dökeyim de. birde devilred'e ne oldu, o da mod.lara sinirlenip burdan gitti deniliyor.
0
for day to break
(25.10.17)
bende nefret ediyorum.
0
ougkour
(25.10.17)
Evet benim de dikkatimi cekti. Cinsiyetci kufurleri sikayet ediyorum ama kimileri silinmiyor. A kisisi bir kadinin cinsel organina kufur edince siliniyor ama B kisini silinmiyor. Belki o sirada baska bir mod vardi ve 'kadinlara kufur etmek neden kotu olsun ki?" mantigindaydi.

Aslinda zaman zaman kimi trollerin iclerinden biri oldugunu dusunuyorum.
0
Traveller
(25.10.17)
evet bu başlığımı silerler mi acaba diye düşünmüştüm, ne hikmetse bu sorumu silmediler. ama defalarca beni gıcık edercesine cevaplarımı sildiklerini hatırlıyorum. bazen de öyle cevaplar görüyorum ki kimsenin kılı kıpırdamıyor.

birde cinsel içerikli bir soru sormuştum pornografik diye sorumu silmişlerdi, soruma özelden nezaketlice yanıt veren kullanıcılar olmuştu sağ olsunlar. mod.ların sorumu neden sildiklerine akıl erdiremediklerini daha porno içerikli soru ve cevaplara dokunulmadığını söylemişlerdi.
0
🌸for day to break
(25.10.17)
modların buradaki temel görevi sitenin kurallara uygun biçimde işlemesini sağlamak. fakat yazılanların kurallara uygunluğunun denetimi biraz hukuki altyapı gerektiriyor. gördüğüm kadarıyla çoğu mod arkadaşta bu yok.

bir de bu tür ortamlarda biraz yetki alınca genel olarak ortaya çıkan olan hata yapabileceğini kabullenmeme ve burnundan kıl aldırmama durumları da eklenince, hem yanlış karar alıp hem de ukalaca bunu savunabiliyorlar çoğu zaman. bu da onları fazlasıyla antipatik yapıyor.
0
aleyhe hususlari kabul etmiyoruz
(25.10.17)
Bence eskiye oranla daha hızlı yanıt siliniyor. Bu iyi bir şey. Eskiden hakaretin küfürün su gibi aktığı kavgalar oluyordu da ertesi gün siliyorlardı yanıtları. Dediğin kişi arada bir soru soruyor ama onun gitmesi normal çünkü tartışma başlatmak konusuna özel ilgisi vardı o kişinin. İstediği ortam olmayınca gider tabii.
0
dissendium
(25.10.17)
kural ihalinden ziyade keyfiyetle iş yapıyorlar.
0
ysfrymn
(25.10.17)
Modlar hangi cevabin ciddi hangi cevabin dalga gecme amacli oldugunu degerlendirmemeliler zaten fazla oznel bir yaklasim olur. Kurallar dahilinde bence iyi calisiyorlar ufal tefek seyler oluyor tabii ama gozden kacma veya gorus farkliligi kaynaklidir diye tahmin ediyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.10.17)
Bi de cevabini sildi diye bi moda uyuz olursun 1 dk surer de nefret edecek kadar ciddiye almak bu durumu pek mantikli degil.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.10.17)
@dissendium, o da burdaki mod.lardan biriyle tartışıp gitmiş diye okumuştum. yoksa kavgacı ya da uyumlu olması kısmı beni ilgilendirmiyor. mod.lardan şikayetçi olan kullanıcının sadece ben olmadığımı belirtmek için söz ettim ondan.
0
🌸for day to break
(25.10.17)
@proletarier aller lander vereinigt euch, bir defa yaşasam haklısın ama öyle çok denk geldim ki evet ben buna nefret diyorum. keşke kurallarda aradığım adaleti görseydim de ona göre naif olabilseydim.
0
🌸for day to break
(25.10.17)
prntscr.com

merhabalar öncelikle ispiyon yapıp 6 dk içinde ya neden silinmiyor ne biçim insansınız triplerine girmek çok mantıklı bir hareket değil, bizler de normal hayatımızı yaşayan insanarız 7/24 online değiliz illa ki görmemişiz bakmamışızdır o an siteye gördüğümüzde elbette ispiyonunuzu değerlendirir silinmesi gerekli ise sileriz.

bu arada hiç bir mod arkadaş kafasına göre işlem yapmıyor birbirimize danışıp fikir alışverişi ile işlem yapıyoruz bir kişi bile ben silinmemesini düşünüyorum dediği zaman işlem yapılmıyor.
0
basond
(25.10.17)
@basond, senin mod. olduğundan haberim yoktu. sen de mi mod. oldun. güzel. paylaşımından zerre bir şey anlamadım. size şikayet ettikten hemen sonra cevap yazmış olmam mı dikkat çekmek istediğin, ya da benim de formata uygun olmayan biçimde yazmış olmam mı?

o kişinin soruma alakasız yanıtı halen yerinde duruyor.

ben sizin uzaylı olduğunuzu iddia etmedim zaten. senin de o tür triplere girmene hiç gerek yok. tabiki mod.sunuz diye süper güçlere sahip değilsiniz ama olmuşsanız şayet neden böyle yaptığınızı da soralım izin verin de.

edit: silindi şimdi.
0
🌸for day to break
(25.10.17)
aynisi benimde basima cok geliyor... sinir oluyorum, sacma sapan seyleri sikayet etsem de silmiyorlar ama benimki aninda siliniyor filan!
0
kamyonsans
(25.10.17)
anlatmak istediğim şu idi siz ispiyon yaptığınızda biz hemen reaksiyon gösteremeyebiliriz.

capsde anlatmak istediğim şey cevap verildikten hemen 6 dk sonra bu cevap neden hala duruyor neden hala işlem yapmadınız gibi şeyler söylemeniz. Bunun yanlış olduğundan bahsediyorum.
0
basond
(25.10.17)
@basond, silinmez kesin diye tahmin ederek atarlandım. sizler de haklısınız herkesi memnun etmek imkansız nefret dediğim için de ayrıca özür dilerim.
0
🌸for day to break
(25.10.17)
Hataları var ama nefret etmiyoruz, sitem ediyoruz.
0
1adam
(25.10.17)
@dedimmi modlara hakaret ettin, hesabının uçurulması lazım. bekliyorum.

@forday işin görüldü diye sorun bitti mi yani? :D ne tuhafsınız ya. ağlayarak istediğini yaptıran çocuk gibisin.

6dk 16 dk ile ilgisi yok bence. adamlar kendi koyduğu kuralları işletmiyor. orada ispiyon maddesi var konu ile başlık alakasız, yanlış yere açılmış gibisinden, 2 ay boyunca durdu. sonra hakaret edince (embesil) hesabı uçurdular tabii. ben nefret etmiyorum da madem siklemiyonuz o maddeleri kaldırın kardeşim.
0
nocturness
(25.10.17)
@1adam, sen neye sitem ediyorsun bir aktroll olarak? hala banlanmadığın, "2adam" olarak dönmek zorunda kalmadığın için şanslı saymalısın kendini.

ben nefret etmiyorum. bazen sırf silmiş olmak için cevap siliyorlar ve troll'lere çok fazla müsamaha gösteriyorlar. ben modlardan değil de bu laubali tutumdan nefret ediyorum.

ya bak mesela dissendium'la şu duyuruda 50 kez kavga etmişimdir. bazen öyle acayip şeyler yazıyor ki gözüm seğiriyor aq bi insan nasıl bunu yazabilir diyorum. ama bu adam troll değil mesela. skseler duyurudan atmam. ben keza. çok küfrediyorum, çok kavga ediyorum falan ama troll değilim. bariz bu. yazdığımı silersin, eyvallah. troll'ler bariz. anlıyorsun. duyuru moderatörü dediğin adam zaten sürekli burada. açılan duyuruları, yapılan şikayetleri görüyor. secrex denen tip mesela. kaç gün sürdü banlanması. bi arkadaşımın tüm yan hesaplarını banladılar çat diye. ya bu secrex gibi tiplere direkt çaksanıza ip banı. alacaksa yeni hesap yine alsın, bu özgürlük engellenemez ve engellenmemeli ama troll uçuyorsa, yeni troll hesabıyla giriyorsa o ip'den giren herkesi (daha doğrusu onun olduğundan emin olunan nick'leri) banlayın gitsin. neyi bekliyorsunuz ki?

troll ayrımı yapmak çok kolay, kimse aksini iddia etmesin. troll, provakatör, çomar vs. bunlar kendini bariz belli ediyor. bu tipler çoğunlukla hiç banlanmıyor, banlananlara da çok müsamaha gösteriliyor. "duyurum niye silindi" diyeni (ki tasvip ettiğim bir tutum değil) çat diye uçuruyorlar. her gün tonla gerzek cevpa yazan, duyuru açan, özelden falan millete ağza alınmayacak küfürler ettiği en az 10-12 kişi tarafından onaylanmış adamlar silinmiyor. ben bunu anlamıyorum.
0
der meister
(25.10.17)
@nocturness, Sorun bitmediğini düşünenler yaziyor zaten. Birde basond iyi çocuk o öyle yapmaz. :D
0
🌸for day to break
(25.10.17)
trolleri niye banlasinlar abi feedlemezsin olur biter.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(25.10.17)
Facede "evim evim güzel evim" diye bir sayfa var ev isleriyle ilgili bilgi alişverişi yapilan bir sayfa. Dalga geçeni aninda uçuyorlar. Çok seviyeli bir yer. Bu tür sitelerde seviyeyi arttıran yanıtların kaliteli olması bence. O yüzden bence tıklanmayan tüm sorular silinmeli.
0
🌸for day to break
(25.10.17)
Ama gerçi tıklamayi önemsemeyenler de oluyor.
0
🌸for day to break
(25.10.17)
@for a day to break, biraz fazla alınganlık yaptığını düşünüyorum.

Senin kötü rüyan için "cinsel fantazidir belki şaapma" şeklinde cevap yazmış olan arkadaş aşırı lakayt bir tavırla yazmış kabul, troll de olabilir, ama anında silinmesini beklemek ve silinmeyince modlardan nefret etmekle ilgili başlık açmanın aşırı tepki olduğunu düşünüyorum. Belki de hassas anına denk geldi, bilemiyorum.

Ben şeyi merak ettim, şimdi bu cevap silindi ya, lakayt şekilde yazıldığı için mi silindi? Yani soruya cevap olsa bile dalga geçer gibi yazmak silinme nedeni mi?

Bu adamın/kadının cevabının düzgün cümlelerle ifade edilmiş hali şu olacaktı sanırım: "freudyen bir bakış açısıyla değerlendirirsek; bu rüyanın bazı cinsel fantezilerinden kaynaklanabileceğini düşünüyorum, o yüzden çok kafana takmamaya çalış".
Aynı şeyi düzgünce yazsa "cevap" olacaktı yani?

Not: buradaki soru herhangi bir mod'a tabii, işin tekniğini anlamak için sordum.
0
peggy
(25.10.17)
Peggy +1000000
0
i m cool with that
(25.10.17)
hayır, en çok ben ediyorum çünkü haklı sebeplerim var.
0
heves mi sandin
(25.10.17)
@peggy, evet çok çok zoruma gidipte bir türlü ifade edemediğim bir noktaya değinmişsin. bazı insanlar bilgilerini nedense karşındakini aşağılamak ve onunla alay etmek amacıyla kullanıyorlar. tabi o zaman mod.ların işi daha zorlaşıyor. sen de ağlayamıyorsun da. adam güzel cümleler kurmuş en ufak hakaret yok ama niye kötü.

ama ben rüya sorumda bu rüyayı neden görmüş olabileceğimi değil etkisinden nasıl kurtulabileceğimi sordum. böyle bir sorunun cevabını uzun zamandır arıyorum da zaten. bazen rüyalar tüm günümü kötü geçirmeme neden olabiliyor. adam diyor ki bilinçaltından kaynaklı olabilir diyor. bense ne kaynaklı olduğunu değil onu nasıl yenmem gerektiğinin arayışındayım.
0
🌸for day to break
(25.10.17)
Aga kurallar kisminda "buyuk patron compu istedigi duyuruya istedigini yapar, dunyayi sorgulamaya calismayin" yazan bir olusumu cok ciddiye alanin aklina sasarim. Silerse ekime silmezse dikime deyip takilmadan devam etmek en iyisi.
Beni 3 sene once falan fader ucurunca sinir krizi geciriyordum. Salla gitsin dimi amk. Demem o ki ben de onceden takardim ama simdi pragmatik isime yarayani aliyorum siteden dahasina eyvallahim yok.
0
japon askeri
(25.10.17)
Modlara karşı nötrüm açıkçası. Elbet hata yapıyorlardır. Kim yapmıyor? Eylemlerini art niyetle gerçekleştirdiklerini düşünmüyorum. Belki üslup hataları oluyordur onu bilemiyorum.

trollere müsamaha gösteriliyor falan denmiş. Ayırt etmek kolay falan denmiş ama ben bunu ayırt etmenin cok da kolay olduğunu düşünmüyorum. Mesela ayırt etmenin kolay olduğunu iddia eden der meister adlı kullanıcının troll olduğunu düşünüyorum ben. Ama belli ki modlar düşünmüyor. Sebebi şu: trollüğün herkes tarafından kabul görmüş, literatüre girmiş bir tanımı yok. Bu sebeple ayırt etmek imkansızlaşıyor. Tek yapılabilecek, kural ihlallerine karşı yaptırım uygulamak oluyor.
0
windowsguvenlikduvari
(25.10.17)
ayçovskiye b.k atarken düşünecektiniz onu. eski modlarla olan sıkıntıyı bi türlü anlayamamıştım. yenileri geldi, herkes haketiğini buldu bence. nihahahahahahah.
0
elorelia
(25.10.17)
Destanımla geldim yine.

Tik atmak bir kalite göstergesi değil. Hiçbir cevaba tik atmayanlar var, sevdiği cevaba tik atanı var, işine gelmeyen cevaba tik atanlar var, her cevaba tik atan var. Dolayısıyla, tik kalite ölçen bir şey değil. Bir de bu soru ve cevaptan bahsetmiyorum ama farzet ki şöylr bir durum oldu: aynı soruyu sen sordun ve bir de bir başkası sordu. Aynı cevabı, diyelim ki sen cevap kabul ettin ama başkası etmedi ve üstelik cevaba sinirlendi. Burada aynı cevabın "Soruya cevap değil" kabulü mod için zor bir şey. Zamanında "Hayır, kişiye göre değişemez, çünkü bu sefer cevap veren kişiye haksızlık olur. Bir cevabı ya herkes in cevap olarak kabul etmeliyiz ya da herkes için cevap kabul etmemeliyiz" ekolündendim ama soru sahibine karar veren bir ekolde var. Şimdiki mod grubunun görüşünü ve eğilimini hiç bilmiyorum. Ben şiddetle "Bu cevabı on kişi cevap olarak kabul ediyor, bir kişi etmiyor ve sinirleniyorsa, ya o kişinin sinirlenmesinr göz yumacağız ya da diğer dokuz kişiye bu cevabı sunmayacağız" ekolündendim, çünkü Duyuru'yu kişiselleştiremeyiz, herkese aynı içeriğin göründüğü bir standart ortam burası. Bir cevap bir gün cevap, diğer gün cevap değil ya da bir kişiye göre cevap başkasına göre değil olamaz bana göre. Hakkaniyetli olmaz, tahammülü var diye bir kişiye rahat cevap verip diğer kişi daha tahammülsüz dye dikkatli cevap verilmesi ilk kişiye yazık; bunun da sınırını bir noktada çizmek geeekiyor ve o sınır da modların sınırı olabiliyor. Ama diğer ekolün de güpgüzel argümanları vardı. Dolayısıyla, zamanında çok da uzlaştığımız bir konu değildi. Konu kilitti. Yine de arada derede kaldığımızda son çare olarak kullanıcı görüşüne baktığımız oluyordu. Bazen uzun süren tartışmaların sebeplerinden biri o olabiliyordu. Tüm bunlar senin cevabından ya da sorundan bağımsız. Modların o konudaki çelişkisini açıklamaya çalıştım.

Senin duyurunda ise, "Cinsel fantezidir" kısmının cevaba girme/girmeme durumu var. Sen kurtulmak için ne yapacağını sornuşsun ama sana kaynağını söylemiş. Aslında bu da kurtulman için bir adım. Sana doğrudan ne yapman gerektiğini söyleyemeyebilir ama sana bir başlangıç noktası sunabilir. Örneğin, "Evi böcek bastı, ne yapayım" dorusuna "Ne yapman gerektiğini bilmiyorum ama bizim evi böcek bastığında eski ahşap malzemelerden kaynaklıydı" dese bu cevap sayılır. Çünkü "Seninki de bu nedenden olabilecekse, evinde ahşap eşya fazlaysa araştırmaya bu yönden başla" diyebilir. Doğrudan bir çözüm sunmasa da, kaynağını göstererek çözüme nereden başlayacağına yardım ediyor. Aynı şekilde, rüya cinsel fantezi kaybaklı da olabilir. Kaynağını göstermek de çözüm sunmaktır ve hepimizin tüyası da cinsel kaynaklı olabilir. Cevap veren Freud ekolünün bir savunucusu olabilir, ki kendimde bazı şeylerin cinsel kaybaklı olduğunu düşünüyorum mesela. Bu noktada "cevap mı, değil mi" kararı tamamen niyet okumaya kalmış durumda ve o da üsluba dayanabilir. Niyet ve üslup da arada derede kaldığında, artık o nokta soru sahibine dönme noktası olabilir, çünkü daha önceki kriterler bu sorunu çözmüyor. Burada da zamanında bizim kullandığımız yöntem ilk olarak modlar olarak birbirimizi ikna yöntemiydi. "Bu nedir, n dğildir. Beni silmeye/silmemeye nasıl ikna edersin"di. Bununla beraber "Aynısı sana söylense ne tepki verirsin"di. İkna ile bir yola gidilmiyorsa çok uzun süre ve Duyuru'dakiler huysuzlaşmaya başladıysa, oylama ile karar verebiliyorduk. Şu anki sistem nasıldır bilmşyorum hiç ama tek başına karar vermiyordur kimse bu durumlarda ama onun hıkukunu belirleyen kişi modların gri alandaki kişisel görüşüdür tamamen. Belki hal mod olsaydım, sana verilen cevap üç günlük tartışma konusu olabilirdi. Niyet ve üsluba giren gri aşanlr tamamen modun inisiyatifine kalmış, çünkü bunu belirleyen aşgoritk bir kural koymak çok zor. Ancak yapay zeka ile metin madenciliği, duygu madenciliği falan yapılacak da kararı o verecek.
0
aychovsky
(25.10.17)
@aychovsky, rüyanda çocuğunu görsen, bu senin evladına duyduğun cinsel fantazilerin bir sonucu olabilir gibi bir cevap gelse atıyorum, bunun içinde iyi niyet aramak çok yorucu olur. rüya soruma verilen cevabı kılıfına uydurmaya çalışmışsın onu anladım. yazdıklarının yarısından çoğunu da anlayamadığım için cevap veremiyorum.
0
🌸for day to break
(25.10.17)
Soruyu bilmiyordum.Cinsel fantezinin evladına karşı olma kısmını görmemiştim. O bedenle ona iyi niyet demezdim zaten, oha derdim muhtemelen ama genel olarak rüyayla ilgili bir soruya cinsel fantezi denmesi bormal. Zira ben de Jung'un askeriyim.
0
aychovsky
(25.10.17)
@ayço, evlat denmemiş, kim olduğu belirtilmemiş ama soru ve cevabı okuyan algısı sağlıklı her kişi cevapta sakatlık sezer. neyse.
0
🌸for day to break
(25.10.17)
(5)

Boğaziçi hazırlıkta devamsızlıktan kalmakla ilgili

petsisenindibindekicikinti
Boğaziçinde hazırlık sınıfında devamsızlıktan kalırsam sadece Ağustos ve eylül sınavına girebiliyorum. bunu az önce yadyok sitesindeki öğrenci el kitabından öğrendim. peki remedial oluyor muyum? yani yemekhaneye girebiliyor muyum? öğrenci belgesi alabiliyor muyum? en önemlisi kyk öğrenim kredisini a
Boğaziçinde hazırlık sınıfında devamsızlıktan kalırsam sadece Ağustos ve eylül sınavına girebiliyorum. bunu az önce yadyok sitesindeki öğrenci el kitabından öğrendim. peki remedial oluyor muyum? yani yemekhaneye girebiliyor muyum? öğrenci belgesi alabiliyor muyum? en önemlisi kyk öğrenim kredisini alabilecek miyim derslerine girmediğim hazırlık sınıfım boyunca?

attığım screenshottan anladığım kadarıyla kesilmiyor ama emin olmak istiyorum. hazırlıkta devamsızlıktan kasıtlı olarak kalan veya istemeden kalanlar bilgilendirebilir mi süreçle ilgili?
0
petsisenindibindekicikinti
(25.10.17)
kyk kredisini, öğrenciliğin sürdüğü sürece belirlenen süre kadar (senin durumunda 5 sene galiba), almaya devam edersin. başarı durumunu burs özelinde değerlendiriyorlar.
0
zgrydn
(25.10.17)
remedial durumu eylül ayı dahil sınavı geçememişssen oluyor. kyk bursu da remedial olursan kesiliyor. öğrenim kredisini remedial durumunda bilmiyorum. hazırlıkta devamsızlık yaparak almaya devam edebilirsin. hazırlıkta devamsızlık yapmakla remedial olmuyorsun. yemekhaneye girip öğrenci belgesi alabilirsin.
0
concistre
(25.10.17)
teşekkür ederim, o halde artık içim rahat bir şekilde kalabilirim
0
🌸petsisenindibindekicikinti
(25.10.17)
krediyi kalsan da alırsın, sınıfta kalman halinde kesilen burs olur. ben burs alırken okulu bırakmış, daha sonra tekrar kazanıp kyk'ya dilekçe yazarak bursu krediye çevirmiştim. kredini her türlü alırsın yani, o yüzden kalmak istiyorsan evet gönül rahatlığıyla kalabilirsin jsksjfk
0
der meister
(25.10.17)
eyvallah :D
0
🌸petsisenindibindekicikinti
(25.10.17)
(23)

Erkeğim, otomobile gram ilgim yok. Bende bi problem mi var?

heves mi sandin
sb.haha: saçma bulduğunuz soruları es geçin rica ediyorum. laf sokmaya çalışmak daha saçma oluyor.
sb.

haha: saçma bulduğunuz soruları es geçin rica ediyorum. laf sokmaya çalışmak daha saçma oluyor.
0
heves mi sandin
(23.10.17)
Olabilir, abimin de pek ilgisi yok.
0
orient blue
(23.10.17)
ben de erkeğim ve otomobile hiç ilgim yok. futbol da sevmiyorum.

not: gayim.

edit: soru o kadar saçma ki, ciddi bir cevap yazmak içimden gelmedi. hatta trollediğini düşünmüştüm. öyle saçma bir soru.
0
rahip janick
(23.10.17)
benim de futbolla ilgim yok. olur öyle.
0
sutlu nescafe
(23.10.17)
Öncelikle--->erkeklik ve otomobil ilişkisi nedir acaba? bir bağlantı mı var? eğer bunu böyle düşünüyorsan asıl o zaman bir problem var demektir.

Onun haricinde yalnız değilsin benim de yok. ihtiyacımı karşılaması için almak zorunda kalana kadar markaları falan da bilmezdim piyasa araştırması yaparken öğrendim sonra sattım. Şu an hayatım da yine 4 tekerleklilerin bir yeri yok.
0
AlsterWasser
(23.10.17)
Müthiş bi özellik.
Böle kal.
0
photo85
(23.10.17)
Benim ilgim var otomobillere ama ehliyetim yok. Sınavları hayvan gibi zorlaştırmışlar. Uğraşmamak için kursa gitmiyorum. Bence bu bir problem değil.
0
dissendium
(23.10.17)
Kadınım ve müthiş ilgim var.Bunu ne yapalım?Kendinizi böyle cinsiyet kalıplara sokmayın yahu.Şart değil.
0
maria puder
(23.10.17)
Otomobil, futbol vs. bunları erkeklikle ilişkilendiren, ilgilenmeyenleri hayretle karşılayan kafa yapısına sahip insanları hayatında çok fazla kaale almamanı öneririm öncelikle.

Otomobil konusunda zamanında çok o muhabbetin içinde kaldığım için biraz model vs. bilgim vardı ama pek ilgim yok. Futbol da mesela nereden baksan on küsür yıldır takip etmiyorum.

Problemim olduğunu sanmıyorum, gay de değilim (üstte bir arkadaş belirtmiş diye, yoksa pekala gay de olabilir insan, kimseyi ilgilendirmez), bence sende de bir problem yok.
0
skooma
(23.10.17)
benimde futbola ilgim yok. arabaya da branş gereği ilgim biraz var. arabam olsa daha çok ilgim olurdu.
herkesin hobisi, tutkusu farklı farklı.
kimi kitap okumayı sever kimi film izlemeyi kimi tiyatro seyretmeyi.
kimi bilgisayar oyunu oynamayı sever kimi dışarıda top oynamayı kimi gezip tozmayı kimi oturup saatlerce konuşup nargile içmeyi.
0
kararsızataletfilozofu
(23.10.17)
Babam profesyonel futbolcuymuş. Futbola hiç ilgim yok.

İşi ilgili karikatüre getirmek istemiyorum ama bunlar oluyor, normal :)
0
hayirsiz
(23.10.17)
ben otomotiv mezunuyum ilgim sıfıra yakın, işte hızlı giden bir iş aleti.
neden? çünkü artık kişiselleşmiş araç üretmiyorlar genel bir tasarımla herkese hitap etmeye çalışıyorlar. sende hiç bir aracı kendine özel hissetmiyorsun. mevzu bu aslında. eskiden böyle değildi.
0
dedim dedim de kime dedim
(23.10.17)
otomobile ilgim yok. sadece çalışma prensiplerini biliyorum mesleğimden dolayı.

futbola da sadece uluslararası organizasyonlarda var. dünya kupası vb.

26m
0
antikadimag
(23.10.17)
ben güzele güzel demem güzel benim olmayınca...
kedi uzanamadığı ciğer mundar dermiş.

ya da

otomobili amaç değil yalnızca araç olarak görmek...
0
tropik
(23.10.17)
yoo, bence problem yok. arabalara ilgim yok diyemem ama benim de pek üzerinde kafa yorduğum bir mesele değil açıkçası. ülkenin hali ortada. büyük şehirde trafikten gözünü açamıyorsun. 1 araba için 3 araba vergi veriyorsun. benzinlikten cüzdanı bırakmadan çıkmak imkansız. benim gibi ehliyetin yoksa veya öğrenciysen hepten sçtın, bi maaş parasını kursa vermen lazım, o da maaş alıyorsan tabii. böyle bi ülkede arabaya ilgi duymamak, araba istememek, arabayla ilgilenmemek vs. çok da garip değil yani. kaldı ki bu işin erkeklikle de alakası yok.

ben mesela çok isterim arabam olsun, açayım country müzik, çıkayım ankara'dan yozgat-çankırı gezeyim ama hiç açıp da araba fiyatı ya da özelliği araştırmam yani. ne gerek var. nasılsa alamıyom, alabilsem bile mantıklı bi yatırım olmadığının ve lüzumsuz yere pahalı olduğunun farkındayım. dolmuş rulez.
0
der meister
(23.10.17)
Erkegim, otomobil ve futbola ilgim yok. Otomobil binip bir yere gitmek icin aractan otesi degil gozumde. Ucaklara ilgim var ama:) Bir sorunum oldugunu da dusunmuyorum.

Cinsiyet kalibina sokmayin falan degil bu arada. Ortada bir gercek varken senin benim hangi cinsiyeti hangi kaliba sokmaya calistigimizin ya da kaliba sokmaya calistigimizi sanmamizin onemi yok. Otomobile agirlikli olarak erkekler ilgi duyar, bu bir gercek bunun kalibi malibi yok. Otomobil-erkek iliskisi de basbayagi otomobil-erkek iliskisidir. Tipki Futbol-erkek iliskisi gibi. 3-5 tane ornek ile de 100tane ornek yalanlanmaz mesela.
0
stavro
(23.10.17)
bence problem yok. 25 yaş civarlarından sonra biraz ilgi duymaya başladım. şu anda bile pek anladığım söylenemez.
0
sanat guresi
(23.10.17)
bana niye tik vermedin yav, merak ettim
0
der meister
(24.10.17)
Normal.
32 erkek
Hiç anlamam arabalardan
Merak da etmedim
0
bana her yer cehennem
(24.10.17)
bana da otomobille bu kadar ilgilenilmesi saçma geliyor.

not: şampiyon göztepe..
0
redeath
(24.10.17)
Zaten çok zengin olmayan birinin otomobillere ilgisi olması üzücü. Ya hiçbir zaman alamayacağı arabaların muhabbetini, araştırmasını yapıyor (Ferrari, Bugatti vs), ya da Volkswagen, Fiat, Renault gibi cacık arabalarla ilgileniyor.

Yani en iyisi ilgin olmaması, benim de yok.
0
i was made for you
(24.10.17)
Erkeğim. Otomobillere aşığım. Hatta ailemin tüm engellemelerine rağmen otomobile karşı ilgimde azalma olmadı. Gelin görün ki futboldan ve dahi spordan pek anlamıyorum. Maalesef fitnessa gittiğim dönemlerde de anlamadan hocalarımın talimatlarıyla kendimi idare ediyordum. Sonra da sıkılıp bıraktım. Ancak mevzu otomobil olduğunda çok farklı işler. Ve hatta biraz özgüvenim olabilse daha da farklı olup gerçek bir hobi haline dönüşebilirdi. Olmadı sanırım olamayacak da ancak ilgim baki. :) bu yapı meselesi şahsen ben futbol konuşulan ortamda bile sıkılıyorum.
0
sodakapagi
(24.10.17)
Sanki araba alacakmis gibi, culsuz halimle plazalara gitmisligim bile var. Arabalara ilgim var.
Futbolla ilgim sıfır!..
Gay olabilirim
0
runagain
(24.10.17)
erkek olduğuna emin misin?
0
elorelia
(24.10.17)
(6)

neler dinliyorsun son zamanlarda? 2

Apocalypse
ben bunu: https://www.youtube.com/watch?v=LOlvp-gmZfYbirincisinden güzel şarkılar çıkmıştı: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1226853/neler-dinliyorsun-son-zamanlarda
ben bunu: www.youtube.com

birincisinden güzel şarkılar çıkmıştı: www.eksiduyuru.com
0
Apocalypse
(22.10.17)
aşksız prens
(22.10.17)
ANKARA'DA BİRİ YOL SORUNCA BEN,

www.youtube.com

almancadan devam ediyom ben yine bu ara. zaten hep böyle olmuştur. 8-10 şarkı beller, 5-6 ay onları dinlerim. sonra yeni bi' 8-10 tane bulur, yılın geri kalanında da sadece onları dinlerim. hep böyle çok kısıtlı ve küçük playlist'lerim oluyo.
0
der meister
(22.10.17)
soulsavers and dave gahan - tempted ve all of this and nothing
0
partizan
(22.10.17)
eazy
(22.10.17)
AWD
(22.10.17)
çocukluğumdan beri müzikle uğraşıyorum, koloratür sopranoyum. son 2 senedir kendi bestelerimi yapıyorum ve onları tanıtmak için uğraşıyorum. şu aralar yerel radyolarda çalmaya başladı.

eğer beğenirseniz belki ekleyebilirsiniz. bu bana gerçekten çok destek olur ama daha önemlisi beğenilmiş ve benimsenmiş olmanı beni mutlu eder.

TÜR: ALTERNATİF/INDIE POP

Arin -(git: youtu.be)
Uzak - (git: youtu.be)
0
mirror of erised
(23.07.19)
(4)

Finlandiya'da yaşam, vize işlemleri ...

yqzkrttpli
Merhaba, şimdi bir konuda yardımınıza ihtiyacım var. Finlandiya / Tampere'de bir arkadaşımın evi mevcut fakat arkadaşım şuan Türkiye'de ve eşi de Kanada'da çalışıyor.. Eşi aracılığı ile bana davetiye yollayacak Kanada'dan ve Tampere'deki adreslerini, konaklayacağım yer olarak göstermeyi planlıyoruz.
Merhaba, şimdi bir konuda yardımınıza ihtiyacım var. Finlandiya / Tampere'de bir arkadaşımın evi mevcut fakat arkadaşım şuan Türkiye'de ve eşi de Kanada'da çalışıyor.. Eşi aracılığı ile bana davetiye yollayacak Kanada'dan ve Tampere'deki adreslerini, konaklayacağım yer olarak göstermeyi planlıyoruz. Şöyle bir sıkıntı çıkabilir denmiş; "siz Kanada'dasınız, eşiniz Türkiye'de. Davet ettiğiniz kişiyi tanıyor musunuz ve siz yokken evinizde kalması problem olmayacak mı? " vs vs . Bu pozisyonda ülkeye girişimde sıkıntı çıkabilir mi? Bu arada ilk kez yurt dışı seyahati yapacağım daha önce hiçbir vize işlemim yok. Şu anda Finlandiya'da olan, konaklayan birileri bana yardımcı olabilir mi bilgi deneyim kısmında? Bir diğer planım da turistlik değil de direk dil okulu aracılığıyla vize başvurusunda bulunmak.. Bu tarz bir kaç sorum olacak, vakit ayırabilirseniz çok sevinirim..
0
yqzkrttpli
(21.10.17)
sikinti cikabilir, kimse bir sey diyemez o konuda. en azindan sinir polisi kalacagin yeri soracaktir sana kapida, dogrulayacaktir, ama arayip sorarlar mi bilmiyorum. hostellerde etc. kalacagini beyan edebilirsin belki.

baska sorularin varsa yaz yine bu duyuruya, musait olan birileri cevaplar, ben de denk gelirsem cevaplarim...
0
lanc
(21.10.17)
davetiye mektubunun nerden yollandığı önemli değil bir kağıda imzalı bir doküman yollasa onun da yazdırılmış hali sizde olsa yeterli. onu da vize işlemleri için teslim edebilirsiniz bir kopyasını da giriş işlemleri için saklayabilirsiniz. sınır polisi de muhtemelen aramaz ancak işi sağlamaya almak istiyorsanız bir otelden geçici rezervasyon yaptırabilirsiniz.
0
insan opusen hayvandir
(21.10.17)
turistik seyahatlerde dikkat edilen en önemli iki detay şu: bu adam, ülkesine geri dönecek mi? ülkemizi ziyaret ettiği süre boyunca harcayacak parası, kalacak yeri var mı? gerekli belgeleri toplayıp, bu konuda yeterince inandırıcı olursan, sorun çıkacağını sanmıyorum.

yalnız davetiye her zaman riskli. çünkü "bunun burada tanıdığı var, gelip burada kaçak olarak yaşamayı düşünebilir" diyor adamlar. açıkçası eşi türkiye'de olan ve kanada'da çalışan birinin finlandiya'daki evine başkasını davet etmesini de pek hoş karşılamayabilirler, ben olsam "ne alaka" derdim. ha pekala "kalacak yeri varmış, tanıdıkmış hem de, sorun çıkmaz" diye de düşünebilirler, orasını bilemeyiz. diğer belgelere bağlı büyük ölçüde.

dil okulu aracılığıyla vize başvurusu kısmını anlamadım. finlandiya'ya ne amaçla gidiyorsun ve ne kadar kalacaksın? turistik gezi için gitmeyi planlıyorsan dil okuluna başvurmak anlamsız olur. bildiğim kadarıyla dil okulu yoluyla vize alabilmek için zaten önce dil okuluyla anlaşmak, onlara ödemeyi yapmak gerekiyor. vize almak için bilmem kaç bin euro para mı vereceksin? kaldı ki hangi dil bu? finceyse eğer, sana "niye fince öğrenmeye geliyorsun" diye sorabilir konsolosluk. daha geçen gün bir tanıdığımın finlandiya dil okulu vize başvurusu reddedildi çünkü kız hem okumuyor hem işsiz. iş-okul durumu önemli. o ne durumda sende mesela?

ülkeye yerleşim amacıyla başvurmayacaksan eğer, ilk turistik gezinde çok uzun süreli vize istememeye gayret et. ben de mesela ilk yurtdışı çıkış tecrübem için polonya'dan 29 günlük vize istemiştim, reddetmişlerdi. belki 8-10 günle sınırlı tutsaydım verirlerdi.

ama en önemlisi iş ve para. gerisi detay. türkiye'de sabit gelirin ve mevcut bir işin var mı? veya devam eden öğrenciliğin, bankada paran var mı? konsolosluk, sen başvurduğunda, "bu adam ülkemizi gezip tozacak ve vize süresi bitmeden türkiye'ye geri dönecek" diye düşünecek mi? asıl nokta bu.
0
der meister
(21.10.17)
@der meister açık konuşmak gerekirse turistlik diye gidip yerleşmeyi düşünüyorum, bir şekilde vatandaşlık mevzularını takip edip koşulları sağlamaya çalışacağım.

Burada hali hazırda okuyorum evet üniversite öğrencisiyim Marmara Gsf de. Aynı zamanda tattoo sanatçısıyım yani burada sabit bir gelirim,stüdyom yok ama oraya gidersem belki bir stüdyo ile iletişime geçip kalıcı olmanın yollarını arayabilirim vs.

Buradaki hayatımı bırakıp komple oraya yerleşmeyi düşünüyorum bir şekilde, dil okulu vs düşüncem de bu sebepleydi belki daha uzun süreli alabilirim bu sayede demiştim (hem orada kalacaksam fince şart ileride zaten).

Yani şimdi özetle hem ilk çıkışım olduğundan hem de fazla güven vermediğimden sanırım turistlik gezi kafasıyla 3 ay gibi bir süre vize alamam ?

*Bu arada ilgi alakanıza çok teşekkür ederim oldukça açıklayıcı şeyler yazmışsınız..
0
🌸yqzkrttpli
(21.10.17)
(17)

Neden iş bulamıyorum?

dedi ayca
Liseden moda tasarım çıkışlıyım, özel bir üniversiteye 2 yıllıktan dgs ile geçiş yaptım, tam burslu olarak yine moda tasarım bölümünde 4'e tamamladım, 1 sene de erasmus ile yurt dışında okudum, mezun oldum yurt dışında 2 ay, Türkiye'de 1 sene Lcwaikiki'de, 2 ay kadar da başla bir firmada staj yaptım
Liseden moda tasarım çıkışlıyım, özel bir üniversiteye 2 yıllıktan dgs ile geçiş yaptım, tam burslu olarak yine moda tasarım bölümünde 4'e tamamladım, 1 sene de erasmus ile yurt dışında okudum, mezun oldum yurt dışında 2 ay, Türkiye'de 1 sene Lcwaikiki'de, 2 ay kadar da başla bir firmada staj yaptım. İngilizcem iyi, gerekli programları kullanmayı biliyorum. İnsancıl şartlar oldukça oturup hevesle istekle çalışırım. Sadece tasarımla da ilgilenmiyorum, sanatla ilgiliyim, desen tasarlıyorum, fotoğraf çekiyorum, kolaj yapıyorum vs. Çoğu yaşıtımdan, mezun olur olmaz "feşın dizaynır" yazan tiki tiplerden daha iyiyim. Neyi yanlış yapıyorum da iş bulamıyorum?
0
dedi ayca
(20.10.17)
reklamın zayıftır
evet işlevin çok iyi olabilir ama işlev kadar reklamda önemli
mülakatlara falan giriyorsan kendinen emin ikna edici bir tavır sergilemen gerekli.
0
basond
(20.10.17)
feşın dizaynır yazan kişiler kendini daha iyi pazarlıyor. zaten bu ülkede eğitime falan çok bakmıyorlar, işe alımdan önce seni yapılacak işe dair testlere de sokmuyorlar, kim kendini daha iyi pazarlarsa onu alacaklar.
bide sizin sektörde eğitim almayan insanlar da "modacı" olabildiği için daha zor sanırım, biraz daha içerden adam bulmayla, tanıdıkla vs yürüyor sanki.
0
pamuk helvalar cebe
(20.10.17)
Bilmiyorum bi faydasi olur mu ama modayla ilgili iki tanidigim var ikisinin de blogu var
0
yuto
(20.10.17)
linkedin+europasscv basınız.
0
binder dandet
(20.10.17)
@yuto ya o biraz ilgi alanıyla alakalı bence, olması gereken bir şey değil illa.

@binder dandet linkedin zaten var europass kullandım ama zamanla manasız buldum kendim farklı bir format ve tipte hazırladım. Pekala güzel de oldu
0
🌸dedi ayca
(20.10.17)
okudugun ve eğitim aldıgın bolumler tirişka. sektorün ile ilgili işlere girebilmen için senin aldığın eğitimlere gerek yok. örnegi (bkz: buse terim)

sektoru değiştirip kasiyerlik yada tezgahtarlık gibi mesleklere yonelirsen iş bulman daha kolay olur.
0
paudi
(20.10.17)
imajını giyim tarzını değiştir, ya da iş görüşmesine filan gidersen ona özel bir sizler nasıl diyor kombin yap kendine. yani bakıldığında "aha moda tasarımcısı" diye bağırcak ama kitsch ya da moda ikonu gibi gözükmeyen bir şeyler.
0
dafaisss
(20.10.17)
işi yanlış yerde arıyor olabilirsin, arama ağını genişlet
0
felatunbey
(20.10.17)
@paudi yani parası olan "moda tasarımcısı" oluyorsa bunun benimle ilgisi nedir? bölüm ya da eğitim tırışka değil, burada eğer sermayen yoksa ve kendi yerini açmıyorsan para etmiyor sadece. tam bir amca mantığına sahipsiniz, mühendis ve doktor değilse tırışkadır, kasiyerlik yapsın. oldu yani cidden. küfür de ederdim aslında ama duyuruda yasak <3

@xportant aslında aksine bunu hangi mülakatta söylediysem "aaa dört yıllığa mı tamamladınız ne güzel, çoğu insan iki yıllık okuyup iş arıyor" dediler. dörde tamamladığım için hırslı, istekli bir izlenim bırakıyorum insanlarda. kimseye bir şey savunmayacağım, ilk senemde olmadı dört senelik, çeşitli kişisel ve ailesel sorunlardan dolayı, ikinci bir sene hazırlanmaya da maddi durumumuz el vermiyordu, mecburen iki yıllık girdim sonra da dört yıllık kazandım.
0
🌸dedi ayca
(20.10.17)
alan hakkında hiçbir bilgim yok, niye iş bulamadığını da bilmiyorum ama ne yüklenmişsiniz lan kıza. herkes yapıyormuş bunları. üniversiteli olmasak inanacağız. kaç tane adam var allasen erasmus'un üstüne 2-3 farklı yerde staj yapıp kendini alanında geliştiren? bölümünü başarıyla bitirmiş, uluslararası tecrübe kazanmış, alanıyla ilgili tecrübe de kazanmış yani bir öğrenciden daha ne bekleniyor ki ben onu anlamadım.

aramaya devam. klasiktir, ilk iş konusunda çok seçici olmayın derler. bi' yere kapağı attın mı gerisi gelir gibi. moralini bozma. aramaya, yapabildiğin ölçüde kendine bi şeyler katmaya devam et. vay amk kasiyer olsun demişler lan ahaha. sanki kütüphaneciliği 2.5 ortalamayla, evden çıkmayarak bitirmiş kız. yine eleştirin de insaflı olun. ben eleştiricem mesela. sen litvanya'da kalıpçı olacaktın. geri dönerek, o işi kabul etmeyerek büyük hata yaptın.

AYÇA LIVES MATTER
0
der meister
(20.10.17)
Ayrıca erasmus ile ilgili de şöyle bir cevap vereyim, okulum Erasmus ile öğrenci gönderimini en çok destekleyen okullardan bir tanesi ama genelde giden bölümler mütercim tercümanlık, ingilizce işletme vs. 40 kişilik kendi dönemim olan sınıfta tektim (ayrıca alt sınıflarla da ders alıyordum dgs'li olduğum için o şekilde de bir 40-50 kişi tanıyorum onlar arasında da tektim.). Dönemimden bir kişi başvurdu o da 30 aldığı için sınavdan, barajı geçemeyip gidemedi. Liseden arkadaşlarımın hiçbirisi de erasmus yapmadı + ingilizce de bilmiyorlar. Herkes düşündüğünüz gibi değil. Stajı da çoğu insan naylon yapıyor. Burası Türkiye, lütfen herkes olması gerektiği gibi davranıyormuşcasına düşünmeyin.
0
🌸dedi ayca
(20.10.17)
moda dergileriyle iletişime geçtin mi? moda dergisi nedir desen bir tane bile gösteremem(burda sayılmaz sanırım) ama orada bu işlerde parmağı olan birinin yardımcısı olarak bile başlasan sektöre ucundan girmiş olursun. türk dizisi gibi olacak ama kantinde kahve içerken yaptığın çizimleri gören dergi sahibi sendeki ışığı fark edebilir.

şu anda bundan daha iyi seçeneğin yok ama der meister doğru diyor; torpil olmayınca ilk iş için beklentileri düşük tutmak gerek. mesela yutubırlara bir şekilde ulaşıp onarın videolarına çıkabilirsen bi şekilde fark ettirebilirsin kendini. yaratıcılık işleri böyle girişkenlikler gerektiriyor, biraz daha yırtık olmayı deneyebilirsin.
0
Bruce
(20.10.17)
Bence olaya hala yanlış yerden bakıyorsun. İyi notlar alırsam, okulu dolu dolu geçirirsem iş bulurum diye düşünüyorsun ama yok öyle bi dünya. Bu Şirinler'i görmeye benziyor. Türkiye'de uslu uslu ders çalışan herkes hemen iş bulabilseydi herkesten önce öğretmenler işsiz kalmazdı. Ve sürekli kendini diğer insanlarla karşılaştırıyorsun. Onlar kötü, ben iyiyim mesajı veriyorsun. Gerçekten bunları yazarken kötü bir niyetim yok ama her ülkenin her sektörde belli bir kapasitesi olduğunu fark etmen lazım. Bu sektörde işe ayda 10 kişi alınıyorsa sen ne yaparsan yap 11. kişi olamazsın. Arz talep meselesi. Çevrende iş bulmuş arkadaşların varsa onlarla iletişime geç ve nasıl yöntemler izlediklerini öğren.
0
dissendium
(20.10.17)
@dissendium nasıl göründüğünün farkındayım ama her şeyi burada bir duyuruda anlatmam mümkün değil :d ben açıkçası ortalamanın bir tık üstündeyim. Hani ne yaptığının, ne yapabileceğinin farkında olan, kendini geliştirmeye çalışıp uğraşıp didinen birisiyim. Zaten sınıfın %80i falan çöp sırf baba parasıyla, kız olduğu için moda okuyan tipler. %15i benim gibi boş beleş olmayan ama yine de en iyisi olmayan tipler, geri kalan da zaten bu işe inanılmaz tutkuyla bağlı modayla yatıp kalkan insanlar. Ben hiçbir zaman "o %5lik dilim iş buluyor yhaa ben neden bulamıyorum" demiyorum çünkü sezar'ın hakkı sezar'a. Ama %80den de farkım olduğunu düşünüyorum. Bir de bu benim kendimi beğenmişliğim de değil, hocalarım da hep bu şekilde konuşuyor.
0
🌸dedi ayca
(20.10.17)
geçen işin biri cepteydi, ötekine de "söz vermiim de bakarız" falan diyodun ayşa hanım. olmadı mı o işler ya?

piyasa böyle, illa ki bi yer olur. biraz şansa oluyo bu işler.
0
Delay Fuze
(20.10.17)
@Delay Fuze o cepte dediğim yer "çok beğendik biz sizi mm şahane" falan dedi ama hafta içinde 9-7, cumartesi de yarım gün çalışıyorlarmış, servis minibüsle evime 15 dk uzaklıktan alıp bırakıyordu, bir de asgari dediler. Öyle olunca bb dedim. Öbür yer de mavi'ydi telefon etti ik, departmandakiler fikir değiştirdi en azından bir sene tecrübeli arıyorlarmış dedi
0
🌸dedi ayca
(20.10.17)
bi yerden başlamak gerek ayşa hanım, boşta beklemek de psikolojik olarak yoruyo insanı. o işte çalışırken başka iş de bakabilirdin aslında ama sağlık olsun. olan olmuş. umarım beklentilerine cevap veren bi yerde iş bulursun.
0
Delay Fuze
(20.10.17)
(6)

Şu kız tatlı mı?

ya ben lan neyse
https://www.youtube.com/watch?v=DWF-rTZwjegbüyük ihtimalle değil ama bana sanki 7-8 yaşında da bebek taklidi yapıyor gibi geldi. olabilir mi?böyle şirin gibi, sempatik gibi mi sizce?
www.youtube.com

büyük ihtimalle değil ama bana sanki 7-8 yaşında da bebek taklidi yapıyor gibi geldi. olabilir mi?

böyle şirin gibi, sempatik gibi mi sizce?
0
ya ben lan neyse
(19.10.17)
Değil bence.
0
i was made for you
(19.10.17)
kiz bence en fazla 5 yasinda. bana sirin veya sempatik olarak yansimadi.
0
chachachablues
(19.10.17)
her çocuk tatlıdır. ebeveyn yönlendirmesiyle, hele ki böyle saçmasapan şekillerde videolara meze yapıldıklarında üzülüyorum. ne zaman bu tip videolar izlesem aklıma şu reyiz geliyor, bundan daha sevimli "çocuk videosu" görmedim sanırım hasfhjskfs www.youtube.com
0
der meister
(19.10.17)
bence sempatik ve tatlı

www.youtube.com
0
basond
(19.10.17)
hahahah der meister'in linkindeki cocuk hayatimda izledigim en komik cocuk videosu olabilir
0
the rainmaker
(19.10.17)
Ben ilk gördüğümde epey gülmüştümdü bu videoya.

Eşe dosta gösterdiğimde tumblr edasıyla lan çocuk korkutulur mu, vay efendim sevimli değil gibi çeşitli negatif tepkiler alıp tam 3 ay boyunca hububata ara vermiştim. (son dediğim yalan)
0
hedep
(19.10.17)
(6)

okuduğum veya duyduğum bi şeyi kafama çok takıyorum

qazedcsrfvtyhngujmkol
mesela adamın biri kan işedim yazsa acaba ben de işer miyim diyorum. veya başka sorunlar duyunca acaba bende çıkar mı çıksa ne olur ne yaparsam çıkar diyorum. bundan kurtulmanın ilaçsız terapisiz kendi kendime yapabileceğim basit bir yolu var mı. sırf bu yüzden tıp okumadım.
mesela adamın biri kan işedim yazsa acaba ben de işer miyim diyorum. veya başka sorunlar duyunca acaba bende çıkar mı çıksa ne olur ne yaparsam çıkar diyorum. bundan kurtulmanın ilaçsız terapisiz kendi kendime yapabileceğim basit bir yolu var mı. sırf bu yüzden tıp okumadım.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(19.10.17)
meditasyon dene bence. kafani o konulardan arindirmayi ögrenirsin en kötü
0
isvicre rakisi
(19.10.17)
eski iş arkadaşımın yanında ayrıntılı olarak bir ağrı sızı durum anlatıldığı zaman aynısı yarın başına gelirdi.
örnek bir arkadaşımızın apsesi şişmiş ağrı çekiyor anlattı ertesi gün o da yanağı şiş işe geldi söylene söylene
çok takılma her şeye , olsa da çok büyük bir sorun olmayacağını varsay . kendi kendine ikna et böbrek taşı sorunu yaşayan herkes kan işeyebilir. ama sonsuza kadar sürmez hastaneye gidince takarlar serumu iğne yaparlar geçer .
ilaca terapiye gerek yok bakış açını değiştir.
0
devilone
(19.10.17)
terapisiz, ilaçsız yenebileceğin ufak bir şey de olabilir; altında ciddi şeyler yattığı için bu ciddi şeyleri elemeden asla geçmeyecek bir şey de olabilir.
bunu, buradan kestirebilmemiz olanaksız.
iş, yine bir uzmanın görüşünü almaya çıkıyor.
zaten, ciddi bir mesele değilse meslek etiğine sahip her hekim, bunu söyler ve kendi kendinize bunu nasıl yenebileceğinizi tarif eder diye düşünüyorum.
0
pangea
(19.10.17)
Hastalık hastası deniyo
0
filipis
(19.10.17)
bilmeyenler için yazayım: bu arkadaş belirli aralıklarla bir şeyleri kafasına takan, psikolojik desteği kesinlikle reddeden, dışadönük insanların düzgün olmadığını düşünüp tüm dünyanın kendisine karşı tavır aldığını zanneden bir tip. insanlar iyi niyetle onlarca, yüzlerce kez yazdı. senin sorunun duyuruda alacağın cevapla çözülecek bir şey değil. hala inatla ilaçsız terapisiz diye zırvalıyorsun.

ben merak ediyorum senin anan baban yok mu, arkadaşın yok mu, kimse mi ilgilenmiyor? ulan adam duyuru'da göz göre göre ciddi ciddi hasta oluyor. durumu normal değil. psikolojik tedavi görmeyi ısrarla reddediyor, karşı cinsle tanışamıyorum işe giremiyorum evden çıkamıyorum vs. diye duyuru açıyor.

ulan aynı şeyleri yaşamamış olmasam umrumda olmaz da şu saydıkların iki kez doktora gidip hafif bi antidepresan atsan geçecek aq. adam hala terapisiz ilaçsız diyo ya.
0
der meister
(19.10.17)
Ustte bir arkadas meditasyon demis. Hakli ama yetersiz. Yoga yap dostum. Yoga ve meditasyon bedenden cok zihni arindiriyor. Yoga egitmeni sana tam ihtiyacin olan seyi, hic biseyi dusunmemeyi ve beynini dinlendirmeyi ogretecek. Sende bu seanslardaki tecrubeni gercek hayatina uygulayacaksin bir bakmissin hicbiri kalmamis. ABD de yasiyorum silikon vadisinde calisiyorum ve burda ata sporu gibi yoga. Heryer yoga salonu dolu, sehir hayatina, hayatin kesmekesine, kafa daginikligina ilac, hayata mola yoga...
0
dumanim ben
(19.10.17)
(2)

Almanca

sakar in san
Şu nasıl yapılıyor biri çevirebilir mihttps://hizliresim.com/5GLy7z
Şu nasıl yapılıyor biri çevirebilir mi

hizliresim.com
0
sakar in san
(18.10.17)
1) karıştırma kabına 200 ml süt ekle, poşettekini dök, karıştır

2) sanırım az yağlı speisequark ekle ve katılaşıncaya kadar karıştır diyor. speisequark alamanya'ya has bi şeymiş, türkiye'deki karşılığı nedir bilmiyorum, varsa bilen biri söylesin onu. az yağlı peynir iş görür ama galiba.

3) kaselere doldur, soğuk servis et/servis edene kadar soğuk tut

yanlışım varsa düzeltin plz
0
der meister
(18.10.17)
Labne koydum ben
0
🌸sakar in san
(19.10.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.